"Ümmetinin hadsiz salâvatına hadsiz ihtiyaç göstermekle..." cümlesinde, Resullah'ın ümmetinin salavatına ihtiyacı var mı? Varsa neden ve bunu nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Makam-ı mahmud: Peygamber Efendimiz (a.s.m.)'in Allah indinde medhe müstehak, layık ve sena edilmiş olan, şefaat-ı uzmasıdır. Cenab-ı Hak kullarının kurtulması noktasında, en yüksek şefaati ve makamı diğer peygamberlere nisbeten, Resul-ü Kibriya (a.s.m.)'ya vermiştir. İşte biz bu şefaati uzmaya makâm-ı mahmûd diyoruz.

Nasıl ki, o nun dini olan İslamiyet'le bütün insanlık, maddi ve manevi huzur, sürur ve saadete kavuşmuş ve bu saadet diğer nebilere göre en yüksek ve en büyük mahiyette ise; Peygamber Efendimiz (a.s.m.)'in şefaat-ı uzması da ahirette; o kadar külli, geniş ve daimi olarak tezahür edecektir.

Bu makâm-ı mahmûd ya da şefaat-ı uzmanın liyakatı için de, Resul-ü Kibriya (a.s.m.)'ya bol bol dua, salat ve salavat icap etmektedir. Bunlar ise, o sofraya yapılan davete, bir çeşit icabet şekilleri ve usulleridir.

İşte bu nokta-i nazardan, salavatın nereye baktığını, nasıl bir vazife ifa ettiğini ve neticesinin ne olduğunu şuuren bilen insanlar, o salavata ve salata ehemmiyet verirler ve devam ederler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nurcum
ALLAH RAZİ OLSUN cevap çok istifadeli oldu.RABBİM inşallah o şefaati uzmaya layık eylesin o sofraya icabet edenlerden eylesin.a.e.olun
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...