"Hem, insan ve bazı canavarlardan başka..." Bazı vahşi hayvanlar akıllı olmadıkları halde, neden emre uygun hareket etmiyor; hikmeti ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor."(1)

Üstadımızın yukarıda da ifade etmiş olduğu gibi, hayvanların basit de olsa bir iradeleri var. Lakin bu irade âhirette mes’uliyet getirecek bir irade değildir. Ama bu iradenin dünyada bir takım neticeleri olabiliyor.

Hayvanların vahşi fıtratları ve basit de olsa bir iradelerinin olması, onları biraz canavar olmaya itiyor. Bu da ilahî hikmetin bir takdiri oluyor. "Hem insan ve bazı canavarlardan başka” ifadesi de bu mânâya işaret ediyor.

Zararlı ve vahşi hayvanlar şerri, kötülüğü ve cehennemi temsil ederken, zararsız ve mûnis hayvanlar da hayrı, iyiliği ve cenneti temsil ediyorlar. Hepsinin bir yaratılış gayesi bulunuyor ve ilahî isimlerin tecellisine ayna ve mazhar oluyorlar.

Yılan, çıyan, akrep gibi hayvanlar insana bir ürperti ve korku verirken, kuzu, koyun, serçe gibi mûnis hayvanlar da insana huzur verirler.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...