"Her bir burhan geldikçe, daha revnaktar, daha şirin, daha hoş, daha nuranî, daha güzel marifet tabakaları, tanımak perdeleri, muhabbet pencereleri açıldığı için bekledim, dinledim..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"O inatçı adam cevaben dedi ki: Ben senin bu burhanlarına karşı yalnız derim: Elhamdülillâh, inandım. Hem güneş gibi parlak ve gündüz gibi aydın bir tarzda inandım ki, şu memleketin tek bir mâlik-i zülkemâli, şu âlemin tek bir sahib-i zülcelâli, şu sarayın tek bir sâni-i zülcemâli bulunduğunu kabul ettim. Allah senden razı olsun ki, beni eski inadımdan ve divaneliğimden kurtardın. Getirdiğin burhanların her birisi tek başıyla bu hakikati göstermeye kâfi idi. Fakat her bir burhan geldikçe, daha revnaktar, daha şirin, daha hoş, daha nuranî, daha güzel marifet tabakaları, tanımak perdeleri, muhabbet pencereleri açıldığı için bekledim, dinledim."(1)

Allah’ı tanımanın ve sevmenin (sevme tanımaya bağlı bir durumdur.) sayısız makamları ve mertebeleri vardır. Her makam, her perde ve her basamak Allah’ı tanımada ayrı bir marifet penceresidir.

Resul-i Kibriya Efendimizi (asm.) habibiyet makamına çıkaran, Allah’ı bütün isim ve sıfatları ile tanıması ve o isimlere en mükemmel mânada ayna olmasıdır.

Bin pencereli bir saray olsa ve her bir pencere ayrı güzel bir manzaraya açılsa, sarayın içindekiler her bir pencereden, ayrı bir güzelliğe bakar.

Tabirde hata olmasın, Allah’ın her bir ismi, her bir sıfatı ve her bir şuunatı da O’nu tanımamıza açılan ayrı birer penceredir.

Ayrıca tevhide ya da haşre getirilen her bir delil, imanımızı inkişaf ettiren ayrı bir marifet penceresidir. Bütün bu deliller toplandığında, iman hakkalyakin mertebesine çıkar, artık bu imanın şeytan tarafından selbedilmesi biiznillah mümkün olmaz.

(1) bk. Sözler, Yirmi İkinci Söz, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...