"Şu orduya bakıyoruz ki..." Buradaki elbiselerin, erzakların, talimatların, terhisatların, silahların, askerlik müddetlerinin ayrı ayrı olmalarını açabilir miyiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, Hayy u Kayyûmun hadsiz ordularından, her bahar mevsiminde yeni silah altına alınmış, gaibden gelen taze bir ordu meydana çıkmış görüyoruz. Şu orduya bakıyoruz ki: Nebatat taifelerinden iki yüz binden ziyade ve hayvanat milletlerinden yine yüz binden fazla çeşit çeşit, muhtelif kavimler görüyoruz. Her bir milletin, her bir taifenin elbisesi ayrı, erzakı ayrı, talimatı ayrı, terhisatı ayrı, silahları ayrı, müddet-i askeriyeleri ayrı olduğu halde, bir Kumandan-ı Âzam, hadsiz kudret ve hikmetiyle ve nihayetsiz ilim ve iradesiyle, bitmez rahmetiyle, tükenmez hazinesiyle, hiçbirini unutmayarak, şaşırmayarak, karıştırmayarak, geciktirmeyerek, ayrı ayrı bütün o üç yüz binden ziyade milletleri ve taifeleri kemal-i intizamla, tamam-ı mizanla, vakti vaktine, ayrı ayrı erzaklarını, ayrı ayrı elbiselerini, ayrı ayrı silahlarını vererek, ayrı ayrı talimat yaptırarak, ayrı ayrı terhisat ettiğini, gözü bulunan, bilmüşahede görür ve kalbi bulunan, biaynelyakin tasdik eder." (Mektubat, 2. Mektup, 2. Makam)

"Canlıların elbiseleri" denilince öncelikle o elbiseleri giyenleri düşünmek gerekiyor. Her canlının elbisesi onun bedenidir, o elbiseyi giyen ise ruhudur. Bitkiler âleminde ruhun yerini o canlının içinde çalışan kanunlar manzumesi alır. Bir meyvenin çekirdeğindeki genetik şifre onun ruhu gibidir, o çekirdekten çıkacak ağaç o şifreye göre teşekkül edecektir.

Bu derste sayılan elbise, erzak gibi ifadeler, evvela, hayvanlar âlemini hatıra getirir. Bu hakikatler onlarda çok daha rahat müşahede edilir. Biz de izahlarımızı hayvanat taifeleri üzerinde teksif ettireceğiz. Bitkilerdeki benzer durumlara da yer yer işaret edeceğiz.

Üstad'ımızın zamanında üç yüz binden ziyade olan canlı türlerinin bugün sekiz milyona ulaştığı ifade ediliyor. Bu milyonlarca farklı canlının bedenleri birbirinden ayrı olduğu gibi, rızıkları da büyük çapta farklılık gösterir. Talimleri, yani bu dünyada kendilerine verilen fıtrî vazifeleri de birbirinden ayrılır. Bu vazifeler bir risalede "vezaif-i eşya suretinde ubudiyetleri var" şeklinde ifade edilir. Her canlı türünün talimleri yani kendilerine yüklenen vazifeleri farklı olduğu gibi, bu dünya hayatından terhisleri de çok farklı şekillerde tahakkuk eder.

Her canlının vazifesini yapabilmesi için sahip olması ve düşmanlarından korunması için gerekli silahlar yani cihazlar da çok değişiktir.

Müddet-i askeriye yani bu dünyada vazife yapma süreleri de çok farklıdır.

Bu sayılan farklılıklar insanlık âlemi için düşünüldüğünde her biri ayrı bir külfet ve zorluk getirmektedir. Ama Cenab-ı Hak bu kadar farklılıklara rağmen, canlılar âlemini sonsuz bir kolaylıkla yediriyor, içiriyor, giydiriyor, vazife yaptırıyor ve terhis ettiriyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

SORULARLARİSALE 2024 ANKETİ
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...