Her şeyin mahiyetinin devam ettiği ancak itibari teşahhusların değiştiği ifade edilerek, mahiyetlerin manalarının ve hakikatlerinin ebediyen sabit olup baki kalacağı anlatılıyor. Burada ne kastediliyor ki harekât-ı zerrat bu gaye üzerine çalıştırılıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İlgili ifadeler aynen şöyledir:

"Evet, geçen senenin mahsulâtıyla şu senenin mahsulâtının mahiyetleri bir hükmündedir. Fakat maânîleri başka başkadır. Taayünât-ı itibariyeyi değiştirmekle maânîleri değişir ve çoğalır. Taayyünât-ı itibariye ve teşahhusât-ı muvakkate, tebdil edildikleri ve zâhiren fâni oldukları halde, onların maânî-i cemîleleri muhafaza olunup sabit ve bâki kalır. Şu ağacın geçen bahardaki yaprak ve çiçek ve meyvelerinin ruhları olmadığından, şu bahardaki emsalinin hakikatçe aynılarıdır. Yalnız teşahhusât-ı itibariyede fark var. Fakat o itibarî teşahhuslar, her vakit tecelliyâtı tazelenmekte olan şuûnât-ı esmâ-i İlâhiyenin maânîlerini ifade için, şu bahardakiler ayrı teşahhusatla onların yerine geldiler."(1)

Ruhlu olan varlıklar, hakiki anlamda farklı olduğu için, itibari bir farklılığa ihtiyaç kalmıyor. Yani her ruhlu varlığın diğer ruhlu varlıklardan ayrı bir kimliği ve farklı bir şahsiyeti vardır. Bu yüzden her ruhlu varlık tamamen kendine özgü ve orijinal bir değerdir; başkası ile aynı değildir.

Mesela, Hz. Âdem (as)’in döneminde yaratılan bir koyun ile şimdi yaratılan bir koyun birbirinin aynısı olmayıp, birbirinden bağımsız ve farklı koyunlardır. Bu sebeple iki koyun arasında itibari bir kimlik gerekmez. Her iki koyunun hakiki birer kimlikleri ve birbirinden farklı şahsiyetleri olduğu için, itibari bir kimliğe ve nispi bir farklılığa ihtiyaç bırakmıyor.

“Şu ağacın geçen bahardaki yaprak ve çiçek ve meyvelerinin ruhları olmadığından, şu bahardaki emsalinin hakikatçe aynılarıdır. Yalnız teşahhusât-ı itibariyede fark var. Fakat o itibarî teşahhuslar, her vakit tecelliyâtı tazelenmekte olan şuûnât-ı esmâ-i İlâhiyenin maânîlerini ifade için, şu bahardakiler ayrı teşahhusatla onların yerine geldiler."

Bu cümleler şu şekilde açıklanabilir:

Mesela, bir elma ağacının şu baharda yaprağı ile çiçeği ile ve meyvesi ile elma ağacının ruhu hükmünde hakikatini ve mahiyetini taşımakla beraber, bir önceki bahardaki elma ağacından farklı yaprak çiçek ve meyveler vermesi ile Allah’ın isimlerinin manalarını her an sayısız diller ile ifade etmiş oluyorlar.

(1) bk. Sözler, Otuzuncu Söz, İkinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...