"Heyet-i içtimaiyenin efrad ve revabıtı birbirine istinadı gibi, o ukdeler dahi birbirine merbut, müteselsilen o nokta-i uzmaya müstenittir." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Bak, âlem-i İslâmın şu büyük dairenin nokta-i uzmâsından tut, ta en küçük dairenin -mesela medrese talebelerinin- birer ukde-i hayatiyesi vardır. Heyet-i içtimaiyenin efrad ve revabıtı birbirine istinadı gibi, o ukdeler dahi birbirine merbut, müteselsilen o nokta-i uzmâya müstenittir. Demek, bütün o ukde-i hayatiyelerini boğmak değil, belki tenebbüh ve neşvünema vermekle İslâm tenebbüh edip, terakkiye başlayabilir." (Sünûhat)
Bu ifadede, toplumun bir organizma gibi işlediği ve her şeyin nihai olarak Allah’a dayandığı düşüncesi oldukça güçlü bir şekilde vurgulanmaktadır.
İslam dini gerek her bir ferdin gerek bütün toplumun dayandığı sağlam ve esaslı bir dayanak noktasıdır. Müslümanlar İslam’a dayanarak her türlü zorluğun üstesinden gelir, geri kalmışlık ve fakirliğe çare bulabilir. İslam bu noktada her Müslümanın kalbinde ve ruhunda bir hayat düğümü ve dayanak noktası bir güç kaynağıdır.
Öyle ise Müslümanların birbirini ümitsizliğe atması ve ümitsizlikte boğması yerine, birbirine ümit vermesi ve İslam’a dayanmasını telkin ve tavsiye etmesi gerekir ki İslam alemi uyansın ve terakkiye başlasın. Demek herkesin İslam ve Müslümanlar için yapacağı bir vazifesi vardır.
Yoksa, Hristiyanlığın malı olmayan medeniyeti ona mal etmek, İslamiyet'in düşmanı olan tedenniyi ona dost göstermek anlamına gelen geri ve fakir kalmışlığı, İslam dünyasının bir kaderiymiş gibi lanse etmek anlamına gelen miskinlik ve ümitsizlik hâli doğru değildir.
Müslümanların aralarında bulunan rabıta ve manevi bağlılık anlayışı, fertlerin sadece kendi çıkarlarına değil, topluma ve diğer insanlara karşı olan mesuliyetlerine odaklanmasını teşvik eder. Ayrıca toplumdaki düzen ve bağların kopmaması için, herkesin ortak bir hedef ve değere, yani Allah’ın rızasına yönelmesi gerektiğini ifade eder. Her fert, toplumun bir parçası olarak diğer fertlere de bağlıdır; bu bağın korunması, toplumsal huzurun temelidir.
İşte nasıl ki bedenin bir uzvu hastalansa, diğer uzuvlar da etkilenir. İslam vücudunda da her ferdin vazifesini hakkıyla yapması durumunda herkes rahatlığa kavuşur. Birisinin hastalanması durumunda da herkes durumuna göre menfi etkilenir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Bediüzzaman Said Nursi ve İttihad-ı İslam Mefkûresi
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü