Hizmette "Dünya" dengesini nasıl kurmalıyız? Tamamen dünyaya mı, ahirete mi yönelmeliyiz; yarı yarıya mı vakit vermeliyiz? Peygamber Efendimizin tavsiyesi nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu noktada Peygamber Efendimiz (asm)'in uygulamalarının bize gösterdiği temel metod, aşırılıktan kaçınarak orta yolu (itidal) benimsemek ve dünya-ahiret dengesini kurmaktır.

Metot: Orta Yol (İtidal). Ne dünyadan tamamen el çekmek (ruhbanlık) ne de ahireti tamamen unutacak şekilde dünyaya dalmak doğrudur. Her ikisinin de hakkını vermek esastır. Dünya, ahiret için bir tarladır.

Dünya Dengesi: Günlük işlerinizi, ailenizin ve vücudunuzun hakkını (uyku, dinlenme, helalinden kazanç) vererek dünyadan nasibinizi unutmamak (bk. Kasas, 28/77) ve helak olmaktan sakınmaktır.

Hizmet Dengesi: Maddi ve manevi imkânları Allah yolunda (hizmet ve iyiliklerde) kullanarak ahiret yurdunu gözetmek ve asıl hedefin sonsuzluk olduğunu bilmektir (bk. Kasas, 28/77).

Rasulullah'ın (asm) Metodu: O (asm), hayatını ibadet, ailesiyle ilgilenme ve ashabıyla ilgilenme (hizmet / tebliğ) olarak üç kısma ayırmış, böylece her alana zaman ayırmış ve aşırıya kaçanları uyarmıştır.

"Her kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir." (Buhari, Nikâh, 1; Tecrid-i Sarih, XI, 353)

hadisiyle, ibadet, aile ve helal dünyalık işlerinin hepsinin dengeli bir şekilde yer aldığı yaşam biçimini (sünneti) tavsiye etmiştir.

Hizmetin devamlı ve sürdürülebilir olanı makbuldür. Çok hizmet yapıp altında ezilerek kısa vadede terk etmek yerine makul ve gücümüz dahilinde yapıp sürekli olanı takip etmeliyiz.

Amellerin En Hayırlısı (Devamlılık):

Peygamber Efendimiz (asm), "Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır." buyurmuştur. Bu, yorucu ve kısa süreli büyük çabalar yerine, küçük de olsa istikrarlı ve sürekli gayretin daha değerli olduğunu gösterir.

Güç Yetirebilirlik (Teklif-i Mâ Lâ Yutâk Yoktur):

İslam, kimseye gücünün yetmeyeceği yükü yüklemez. Hizmette de kapasitemizi zorlayıp bıkkınlık veya terk etme noktasına gelmek yerine, makul ve sürekli devam edebileceğimiz bir tempoyu seçmek hem kişinin manevi sağlığı hem de hizmetin uzun ömürlü olması açısından daha doğrudur.

Bu yaklaşım, bireyin hizmetle dünya dengesini kurarken, kendisini yıpratmadan, huzurlu bir şekilde ilerlemesini sağlar. Az ama sürekli, çok ama kesintili olandan daha makbuldür.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 274
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Her şeyin bir yeri, zamanı ve makamı var. Bu husus gözetilmezse, takviye yapılan yere faydası olmadığı gibi, alıntılanı da zaafa uğratır. Umreye gitmek yerine, tasadduk etmek gibi çağrışım doğru değil. Umre, hem mali ve hem  bedeni bir ibadettir. O sayede gayrete gelip sonrasında daha fazla çalışıp kazanarak infak eder

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...