Hizmette yaşanan, karşılaşılan tevafuklar izhar edilip, anlatılabilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ
Fakat rabbının nimetini anlat da anlat (Duhâ, 93/11)
Bu ayet-i kerime gayet sarih ve açık bir şekilde Allah'ın nimetlerinin insanlara anlatılması gerektiğini ifade eder, yani emreder.
Bu tarz tevafukların izhar etmenin bazı faydaları olabilir:
Yaşanan tevafuklar, dinleyenler için Allah'ın kudretini, ilmini ve inayetini hatırlatan somut deliller olabilir. Bu, özellikle imanı zayıf olan veya şüpheleri olan kişilerin kalplerine huzur verebilir ve imanlarını güçlendirebilir.
Hizmet ehli içinde bu tür olayların paylaşılması, diğerlerinin de motivasyonunu artırabilir. "Allah bizimle beraber!.." hissini pekiştirerek, hizmete daha sıkı sarılmalarına vesile olabilir.
Yaşanan bu özel durumlar, Allah'a karşı şükran hislerimizi derinleştirir. Bu şükrü dile getirmek ve başkalarıyla paylaşmak hem kendi iç âlemimizi zenginleştirir hem de başkalarını şükre teşvik eder.
Bu tarz tevafukları anlatırken riya (gösteriş) hissine kapılmamaya dikkat etmek gerekiyor. Amacımız kendimizi yüceltmek değil, Allah'ın kudretini ve inayetini dile getirmek olmalıdır. İhlas ve samimiyet, bu konuda kilit role sahiptir.
Her olayı bir tevafuk olarak yorumlamak doğru değildir. Aynı şekilde, tamamen göz ardı etmek de Allah'ın inayetini görmemek anlamına gelir. Bir denge gözetilmeli ifrat ve tefrite gidilmemelidir.
Bazı tevafuklar kişisel olabilir ve başkalarıyla paylaşılması gerekmez. Hatta bazen gizli kalması, o sırrın feyzini ve bereketini daha da artırabilir bunada dikkat etmek gerekiyor.
Özetle, hizmette yaşanan tevafuklar, uygun bir üslup, samimi bir niyet ve hikmetli bir yaklaşımla, riyadan uzak durarak anlatılabilir ve izhar edilebilir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü