Hizmetleri değerlendirirken dikkat edilmesi gereken esas ve ölçüler nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her hizmet birimi önemli ve kıymetlidir. Bir hizmetin takdim veya tehir, tahkir veya istihfaf edilmesi uygun değildir. Her alt hizmet; aslında bir üst hizmetin mukaddimesi ve öncüsüdür. Birbirini tamamlayan ve tekmil eden hizmet makinesinin çarkları hükmündedir. Binaenaleyh makinenin çarkları birbirine yardım eder, rakip ve muarız olmazlar.

"Sizler ve bizler öyle bir insan-ı kâmil ismine lâyık bir şahs-ı manevînin a’zâlarıyız ve hayat-ı ebediye içindeki saadet-i ebediyeyi netice veren bir fabrikanın çarkları hükmündeyiz..." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a)

Hizmetleri değerlendirirken dikkat edilmesi gereken husus ve ölçüleri şöyle sıralayabiliriz:

  • HAYIR - ŞER; HASENAT - SEYYİAT MUVAZENESİ

Nasıl bir insanı değerlendirirken kaide ne ise, bir hizmet birimi için de aynı kaide söz konusudur.

"Eğer bir adamın iyilikleri fenalıklarına kemmiyeten veya keyfiyeten ziyade gelse, o adam muhabbete ve hürmete müstehaktır." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a)

"Malûmdur ki, şerr-i kalil için hayr-ı kesîr terkedilmez. Terkedilirse, şerr-i kesîr olur. Zekat ve cihadda olduğu gibi." (İşarat-ül İ’caz, Fatiha Suresi)

"Hasenat ve seyyiatın muvazenesi, kemmiyete bakmaz, keyfiyete bakar. Bazı olur, bir tek hasene bin seyyiata tereccuh eder, afvettirir." (Mektubat, 29. Mektup, Dokuzuncu Kısım)

  • FÜRUAT, ESASLAR YERİNE GEÇMEMELİ

Hizmet içinde yeni yeni metodlar, vesileler füruattan sayılır ve esas mesele değildir. Esasta ittifak vacip, vesail ve füruatta ihtilaf caizdir.

"İhtilaf ve tefavütleri, ancak füruattadır. Zâten zamanların tebeddülüyle, füruatın da tebeddül ve tagayyürü tabiî bir şeydir." (İşaratü'l-İ’caz, Fatiha Suresi)

"Dinî cemaatlar maksadda ittihad etmelidirler. Mesalikte ve meşreblerde ittihad mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir. Zira taklid yolunu açar ve 'Neme lazım, başkası düşünsün.' sözünü de söylettirir." (Hutbe-i Şamiye, Reddü'l-Evham)

"اَلطُّرُقُ اِلَى اللّٰهِ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ الْخَلَٓائِقِ (Allah’a giden yollar, mahlukâtın nefesleri sayısıncadır.)" (Mesnevi-i Nuriye, Nokta)

  • ZAMAN BÜYÜK BİR MÜFESSİRDİR.

Her çağın bir hükmü ve dikkat edilmesi gereken hususları vardır. Bazı hizmet tarzları zaman ve mekâna göre füruattaki hükümlerde değişiklik arzedebilir.

"Noksaniyet İbn-i Sina’da değil; çünkü ibn-i zamandır. Onu nâkıs bırakan, zamanın noksaniyeti idi." (Muhakemat, 1. Makale, İkinci Mukaddeme)

"Hem de muhit, zaman ve mekânın, nüfusun ahvalinde büyük bir tesiri vardır." (bk. age., 3. Makale, Dördüncü Meslek)

"Tûl-i zaman ve bu’d-i mekânın muhakemat-ı akliyede tesiri çoktur." (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

  • HAYALLER HAKİKAT YERİNE GEÇMEMELİ

Mevcut maslahatlı ve faydalı hizmet varken; mevhum, hayaldeki hizmet tarzı için var olanı değiştirmek veya kaldırmak hayırlı olmayabilir. Hatta çoğu kez aynı neticeyi bile vermeyebilir.

"Bir tane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir tane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 49)

"Muhakkak maslahat, mevhum mazarrata feda edilmez." (bk. age., Hakikat Çekirdekleri: 66)

"Hakikatı tanımayan hayalâta sapar." (Muhakemat, 1. Makale, On İkinci Mukaddime)

Daire-i hayal geniştir ve her şey mümkündür ama imkân dairesi ise dardır ve sınırlıdır. Onun için hayaldekileri mevcut olanlarla kıyaslamak doğru kıyas değildir. Kıyas-ı maalfarıktır.

"Şu nevi vesvesenin en mühimi budur ki: Vesveseli adam, imkân-ı zâtî ile imkân-ı zihnîyi birbiriyle iltibas eder." (Sözler, 21. Söz, İkinci Maksat)

"لَيْسَ فِى الْاِمْكَانِ اَبْدَعُ مِمَّا كَانَ (İmkân dairesinde, şu varlık âleminden daha mükemmeli, daha üstünü yoktur. )" (Sözler, On Dokuzuncu Söz)

  • SONUCA ODAKLANMAMAK

Hedeflenen netice elde edilmese de hedef yolunda devam edip terk etmemek en iyi hizmettir. Neticenin gelip gelmemesi, Cenab-ı Hakk'ın takdiridir.

"Birşey tamamıyla elde edilemediği takdirde o şeyi tamamıyla terketmek caiz değildir." (İşaratü'l-İ'caz, İfadetü'l-Meram)

  • MESLEĞİM HAKTIR DİYEBİLİRSİN AMA...

Her şehrin, ilçenin, mahallenin, muhitin ve dahi insanın; kendine mahsus hizmet tarzı ve fıtratı olabilir. Kişiler kendi hizmet tarzını sevip haktır, doğrudur diyebilir; ama tek doğru benim tarzımdır diyemez.

Sen mesleğini ve efkârını hak bildiğin vakit, "Mesleğim haktır veya daha güzeldir" demeye hakkın var. Fakat "Yalnız hak benim mesleğimdir" demeye hakkın yoktur.(Mektubat, 22. Mektup, Birinci Mebhas)

"Taaddüdü hak olur, hak da taaddüd eder. Hâcat ve ağdiyenin tenevvüü hak olur, hak da tenevvü eder. İstidad, terbiyeler, tekessürü hak olur, hak da tekessür eder." (Sözler, Lemeat: İslâmiyet, selm ve müsalemettir; dahilde nizâ ve husumet istemez)

"Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın adalet-i hakikiyesi, bir ferdin hakkını cemaate feda etmez; 'Hak haktır; küçüğe, büyüğe, aza, çoğa bakılmaz.' diye kanun-u semavî ve hakikî adalet..." (Kastamonu, 104. Mektup)

"عَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ sırrıyla müteessir olmayınız. (Olabilir ki siz bir şeyden hoşlanmazsınız; halbuki o sizin için bir hayırdır: Bakara, 2:216.)" (Şualar, On Üçüncü Şua)

  • FİKRÎ HÜRRİYET VE SERBESTİYET

Her hizmet bölgesi, Risale-i Nur hizmetinde, kendi içinde maksat ve esaslara riayet etmek şartı ile serbesttir. Bu mana, hizmetlerin inkişafı ve tevsi’i içindir. Çünkü her şehrin her bölgenin kendine göre şartları ve imkânları vardır. Hizmet nasıl teşekkül ve tekemmül ediyorsa edilebilir; ama bu şekiller ve tarzlar, maksad-ı asliye taalluk etmez.

"Keyfiyet-i teşekkül nasıl olursa olsun, maksad-ı aslîye taalluk etmez." (Muhakemat, Üçüncü Makale, Dördüncü Meslek)

  • MESLEK-MEŞREBE AİT MEVZULARDA

Hizmet düsturlarımızda esas Risale-i Nur olmalı, ispat veya ret delile dayanmalı.

"Bir fikre davet, cumhur-u ulemanın kabulüne vâbestedir." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 25)

"Hem لَا عِبْرَةَ لِلْاِحْتِمَالِ الْغَيْرِ النَّاشِئِ عَنْ دَل۪يلٍ Yani: "Bir delilden neşet etmeyen bir ihtimalin hiç ehemmiyeti yoktur." (Sözler, 21. Söz, İkinci Makam)

  • HİÇBİR YÖNÜYLE CERBEZE CAİZ DEĞİLDİR.

Her hizmet tarzının ve usulünün kendine göre bir kusuru veya noksanı vardır. Kendine göre gerekliliği ve zorunluluğu da vardır. Yalnız kusuru görüp büyütmek cerbezedir ki caiz değildir.

"...Hem de büyük işlerde yalnız kusurları gören cerbezelik ile aldanır veya aldatır. Cerbezenin şe’ni, bir seyyieyi sünbüllendirerek hasenata galib etmektir." (Münazarat, s. 34)

  • MÜSBET HAREKET ETMEK, TAHRİP ETMEMEK

Bir yerdeki hizmeti bitirmek kolaydır, ademdir ve tahriptir. Ama hizmet başlatmak ve devam ettirmek mücadele ve sebat ister, vücudidir.

"İkinci Madde: Bir şeyin vücudu ve tamiri ve hayatı, ona ait bütün erkân ve şeraitin vücuduyla olabilmesi ve o şeyin ademi ve tahribi ve ölmesi, bir tek şartın bozulmasıyla olduğu bir kaide-i hakikattır..." (Emirdağ Lahikası-I: Reisicumhura gönderilen istidanın zeylidir...)

"Bundandır ki: 'Tahrib, tamirden pek çok defa eshel olduğu' bir düstur-u mütearife hükmüne geçmiştir." (Sözler, On Dördüncü Söz)

"Dalalet ve şerr ve musibetler ve masiyetler ve belalar gibi bütün çirkinliklerin esası, mayesi; ademdir, nefiydir..."

"Hem bilmüşahede sabittir ki, bina gibi bir şeyin vücudu, bütün eczasının mevcudiyetiyle takarrur eder. Halbuki onun harabiyeti ve ademi ve inhidamı, bir rüknün ademiyle hasıl olur. Hem vücud, her halde mevcud bir illet ister. Muhakkak bir sebebe istinad eder. Adem ise, ademî şeylere istinad edebilir. Ademî bir şey, madum birşeye illet olur." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a)

  • HİZMETTE TENKİT Mİ, TAKDİR Mİ?

Hizmette takdir, tenkide müreccahtır. Tenkid ise şefkat ve hikmetle yoğrulmalıdır ki, meyve versin ve yerini bulsun...

"...Tenkid yerinde takdire başlamalarıyla, Nur dershanesi çok genişlendi; maddî zararımızdan yüz derece ziyade menfaat verdi, sıkıntılı telaşlarımızı hiçe indirdi." (Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a)

  • MUHALİ TALEP ETMEK, KENDİNE FENALIK ETMEKTİR.

Muhaliyet ümitsizliğe sebeb olur, şevki ve gayreti kırar.

"Muhali talep etmek hamakattır. Böyle hayvancasına hamakat, taaccübü mûcibdir." (İşaratü'l-İ’caz, Bakara Suresi 9-10. Ayet Tefsiri.)

  • SALİHATIN MÜPHEM BIRAKILMASI

Makbul ve en doğru hizmet tarzının hangisi olduğu meselesi, salih ameller gibi müphemdir. Şehirden şehire, imkândan imkâna şartlar değişir. Bundan dolayı hizmet tarzı da duruma göre şekil alır.

"Kur’an 'sâlihat'ı mutlak, müphem bırakıyor. Çünkü ahlâk ve faziletler, hüsn ve hayr çoğu nisbîdirler. Nev’den nev’e geçtikçe değişir. Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır. Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır. Cihet muhtelif olsa, muhtelif olur. Ferdden cemaate, şahıstan millete çıktıkça mahiyeti değişir." (Sünuhat, İfade-i Meram)

  • ÂDETULLAH KANUNLARINA RİAYET ETMEK

Devam etmeyen hizmet, kemaline ulaşamaz. Oturmuş olan dersi veya hizmeti terk etmek o hizmetin yok edilmesi demektir.

...Belki, “Terkü’l-âdât mine’l-mühlikât” sırrıyla, ..." (Âdetlerin terki helakete götüren sebeplerdendir.) (Lem'alar, On İkinci Lem'a, Birinci Nükte)

"...Vücudun vücudu kemal iledir. Kemalin kemali de devam ile olur." (Mesnevi-i Nuriye, Katre)

  • SEBEBE RİAYET FİİLİ DUADIR.

"Esbaba teşebbüs ise, bir nevi dua-i fiilî telakki ederek; müsebbebatı yalnız Cenab-ı Hak’tan istemek ve neticeleri ondan bilmek ve ona minnettar olmaktan ibarettir." (Sözler, 23. Söz, Birinci Mebhas)

  • KEYFİYET KEMMİYET İLE MUVAFFAKİYET ÖLÇÜSÜ

Evet, keyfiyet önemlidir; ama keyfiyet ve muvaffakiyet de kemiyetin içinden çıkar. Azdan az, çoktan çok çıkması malumdur.

"Kemmiyetin, keyfiyete nisbeten ehemmiyeti yok. Asıl ekseriyet, keyfiyete bakar." (Mektubat, On İkinci Mektup)

  • HİSSİYATLI HAREKETLER, TARAFGİRANE MUAMELELER

Bir hizmeti değerlendirirken, tarafsız olunması ve hak için olması esastır.

"Tarafgirlik eğer hak namına olsa, haklılara melce’ olabilir. Fakat şimdiki gibi garazkârane, nefis hesabına olan tarafgirlik, haksızlara melcedir ki; onlara nokta-i istinad teşkil eder." (Mektubat, 22. Mektup, Birinci Mebhas)

  • İHTİSASLAŞMA

Her işin bir ehli vardır. Her hizmeti her adam yapamayabilir. Herkesin kendi istidadı ve kabiliyetine göre ihtisaslaşması, ona göre muvafık yerlerde istihdam edilmesi gerekir.

"O vakit kaideten 'sahibü’l-yed' kim ise onun elinde bırakılacaktır." (Mektubat, 26. Mektup, Birinci Mebhas)

"اِذَا ثَبَتَ الشَّيْءُ ثَبَتَ بِلَوَازِمِه۪ (Bir şey sabit olduğunda, bütün levazımatıyla birlikte sabit olur) kaidesince," (Mektubat, 29. Mektup, Birinci Risale...)

  • KIYASTA ÖLÇÜLER

Kıyas genelde tenkid gibi zararlıdır. Ama doğru kıyas, eksik yanımızı görmek ve tekmil edebilmek içindir. Kıyasta dikkat edilmesi gerekenleri Üstad Hazretleri şöyle açıklamıştır:

"Hem de maziyi, müstakbele kıyas etmek, bir kıyas-ı hâdi’-i müşebbittir." (Muhakemat, Üçüncü Makale, Dördüncü Meslek)

"...çünkü teşbih kaidesi, meçhulü malûma kıyas eder...” (Sözler, 24. Söz, Üçüncü Dal)

"قَدْ يُنْكِرُ الْمَرْءُ ضَوْءَ الشَّمْسِ مِنْ رَمَدٍ ٭ وَ يُنْكِرُ الْفَمُ طَعْمَ الْمَاءِ مِنْ سَقَمٍ (Bazan insan, göz hastalığından dolayı güneş ışığını inkâr eder. Ağzındaki hastalıktan dolayı da suyun tadını beğenmez) kaidesine dâhil olur." (Şualar, 11. Şua, Onuncu mesele)

"اَلْمَرْءُ عَدُوٌّ لِمَا جَهِلَ (Kişi, bilmediği şeyin düşmandır.) kaidesiyle, ... " (Sözler, Lemeat, İhtar)

  • MÜESSİS VEYA MUADİL

Bir hizmetin uzun bir geçmişi ve eskiden beri köklü olması, devamı için en önemli etkendir. Köklü olan hizmetin semeresi fazla olur. Onun için hizmet geçmişi, o hizmetin bekası için önemlidir. Değerlendirirken buna dikkat edilmesi gerekir.

"Bir şeyin neticesi, semeresi; evvel düşünülür. Demek, vücuden en âhir, mânen de en evveldir..." (Sözler, 31. Söz, Üçüncü Esas)

"Fikrin evveli amelin âhiri, amelin evveli fikrin âhiri” olan kaidesinin zımnındaki sırr-ı acibdir." (Muhakemat, Üçüncü Makale, İkinci Maksad)

  • AĞIR ŞARTLARDA YAPILAN HİZMETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bazı hizmetler ağır ve yoğun meşguliyet ister. Onun için bazı küçük kusurlar ve hatalar elbette olacaktır.

"مَا مِنْ عَامٍ اِلَّا وَقَدْ خُصَّ مِنهُ الْبَعْضُ (Her umumî kâidenin bir istisnâsı vardır.) olan kaide-i külliyeyi tahsis ediyor." (İşarat-ül İ’caz, Bakara Suresi 29. Ayet Tefsiri)

Üçüncüsü: اِنَّ الضَّرُورَاتِ تُب۪يحُ الْمَحْظُورَاتِ Kaidesi, yani "Zaruret, haramı helâl derecesine getirir." İşte şu kaide... (Sözler, 27. Söz, Beşinci Mani)

خَيْرُ الْاُمُورِ اَحْمَزُهَا ( “İşlerin en hayırlısı zorlu olanıdır.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ: 1:55.) sırrıyla... (Şualar, On Üçüncü Şua)

لَيْسَ الْخَبَرُ كَالْعَيَانِ (Haber, gözle görmeye benzemez, ikisi aynı şey değildir.) düsturuna ittibaen, ... (Mesnevi-i Nuriye, Reşhalar)

اَلْمُسْتَرِيحُ الْعَاطِلُ شَاكٍ مِنْ عُمْرِهِ وَالسَّاعِى الْعَامِلُ شَاكِرٌ küllî düsturdur. Hem o sır iledir ki, "Rahat zahmette, zahmet rahattadır." cümlesi darbımesel olmuştur. (Lem'alar, 17. Lem'a, Sekizinci Nota)

  • TOPYEKÛN DEĞERLENDİRME VE PUANLAMADA MUVAZENE

Bir hizmeti değerlendirirken ne şahıs bazlı ne de bir zamandaki bir hata ve kusur üzerinden değerlendirmek gerekir. Birinin bir kusurunu, herkese ve hizmet birimine teşmil uygun değildir.

وَ لَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى Yani “Birisinin hatasıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz; cezaya müstehak olmaz” olan düstur-u ilahi... (Emirdağ Lahikası-I, 18. Mektup)

Muvazenesiz ve mizansız olan çok aldanır, aldatır. (Muhakemat, Birinci Makale, On İkinci Mukaddime)

“Elhükmü lil’ekser” sırrınca, ... (Mektubat, 29. Mektup, Altıncı Risale...)

  • MUHABBET NAZARI; KUSURU GÖRMEZ

Bazen insan, muhabbetle baktığı şeyde bir kusur görmez. Onun için hizmet tarzları değerlendirirken etkilenmeden ve dışarıdan yapılması gerekir.

وَ عَيْنُ الرِّضَا عَنْ كُلِّ عَيْبٍ كَل۪يلَةٌ Sırrıyla: Nefsine nazar-ı rıza ile baktığı için ayıbını görmez. (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a)

  • MÜBALAĞA İHTİLALCİDİR

Bir hizmeti değerlendirirken; ne fazla övmek ne de değerini vermemek de olmaz. En uygunu olduğu gibi tavsif etmek gerekir.

Mübalâğa ihtilâlcidir. Şöyle ki: Beşerin seciyelerindendir, telezzüz ettiği şeyde meylü’t-tezeyyüd ve vasfettiği şeyde meylü’l-mücazefe ve hikâye ettiği şeyde meylü’l-mübalağa ile hayali hakikata karıştırmaktır. (Muhakemat, Birinci Makale, Yedinci Mukaddime)

  • EHEM, MÜHİM; LAZIM, ELZEM

Bazen insanoğlu yolu kısaltayım derken uzatabilir, en güzelini yapayım derken kötüsüne düşebilir. Onun için en iyisi değil de iyi olanı, en doğru yerine doğru olanı seçmek; her zaman selametli ve maslahatlıdır.

"Hakta ittifak, ehakta ihtilâf olduğundan, bazen hak, ehaktan ehaktır; hasen, ahsenden ahsendir." (Mektubat, Hakikar Çekirdekleri: 77.)

  • NAZAR İLE NİYET MAHİYET-İ EŞYAYI TAĞYİR EDER

İnsan, hizmeti değerlendirirken önyargılı ve değişmez ölçülerle bakarsa, elbette güzel olanı çirkin görmesi kaçınılmazdır.

Ve keza nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder. (Mesnevi-i Nuriye, Katre)

اَلْمَرْءُ عَدُوٌّ لِمَا جَهِلَ kaidesiyle, (insan, bilmediği şeye düşmandır) ... (Sözler, Lemeat)

Bu zât ise, "Her şeyin iyisine bak." kaidesiyle amel edip murdar şeylere hiç bakmadı. (Sözler, Sekizinci Söz)

خُذُوا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ اَحْسَنَهُ "Her şeyin güzel cihetine bakınız" kaidesinin sırrıyla, ... (Şualar, On Dördüncü Şua) – 511

خُذْ مَا صَفَا دَعْ مَا كَدَرْ (Duru olanı al; bulanık olanı bırak!) kâidesini düsturu’l-amel yapalım. (Divan-ı Harbi Örfi, Hürriyete Hitap)

  • DÜSTURLARIN TEFEVVUKU VARDIR

Her kanunun bir istisnası olur. Öyle de her hizmet tarzının da şartlara göre bir istisnası olabilir.

"Çünkü hiçbir kanun yoktur ki, şüzuzları ve nadirleri bulunmasın ve haricine çıkmış ferdler bulunmasın. Ve hiçbir kaide-i külliye yoktur ki, hârika ferdler ile tahsis edilmesin." (Lem'alar, Dokuzuncu Lem)

  • GERÇEK HAMİYET VE EN YÜKSEK, EN ALİ HİZMET

Bir adamın imanını kurtarmak veya kuvvetlendirmek en önemli esas ve maksattır. Onun için değil böyle küçük füruattaki meseleleri belki lüzum olsa ahireti, cenneti bile feda etmek en önemli hamiyet ve fedakârlıktır.

"Nasıl ki ehl-i hamiyet bir insan, dostların hayatını kurtarmak için kendini feda eder; öyle de ehl-i imanın hayat-ı ebediyelerini tehlikeli düşmanlardan muhafaza etmek için, lüzum olsa -hem lüzum var- kendim değil yalnız layık olmadığım o makamları, belki hakikî hayat-ı ebediyenin makamlarını dahi feda etmeye, Risale-i Nur’dan aldığım ders-i şefkat cihetiyle terkederim." (Emirdağ Lahikası-I, 41. Mektup) – 77

"...Çünkü böyle pek ağır şerait altında iman kurtarmak hizmeti, her şeyin fevkindedir...." (Şualar, On Üçüncü Şua)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 379
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...