“Hû”nun lâfzında, havasında böyle parlak bir burhan ve bir lem’a-i Vâhidiyet bulunduğu gibi, mânâsında ve işaretinde gayet nuranî bir cilve-i Ehadiyet ve çok kuvvetli bir hüccet-i tevhid..." Burayı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahidiyet ve ehadiyet ikisi de Allah'ın birliğini ifade eder. Ancak vahidiyet, Allah'ın umum kâinattaki birlik tecellisini, ehadiyet ise kâinat içindeki her bir varlıkta görünen birlik tecellisini ifade eder.

Mesela, küçük ayna parçalarından bin tanesini yan yana koyup durdurarak büyük bir ayna meydana getirsek, daha sonra aynanın karşısına geçsek iki türlü görüntümüz olur. Biri, parçalardan oluşan aynanın bütününde görünen tek bir görüntü, diğeri ise o bin parçanın her birinde görünen ve bizi olduğu gibi gösteren birlik görüntüleri. Fakat parçalardan oluşan aynanın çapı ihata edemeyeceğimiz kadar büyütülse, aynanın tümünde görünen görüntüyü ihata edemeyiz ve o görüntü hakkında tam bir bilgiye sahip olamayız. Ancak tüm aynayı oluşturan parçaların her birindeki görüntüyü rahatlıkla görebilir ve hakkında bilgi edinebiliriz.

Temsilde hata olmasın Allah'ın da kâinatta iki türlü birlik tecellisi vardır. Biri kâinatın bütününde, diğeri ise kâinatı meydana getiren her bir varlıkta görünen birlik tecellisidir. Kendisini tanımakla yükümlü kıldığı kulları, onu bilmede ve tanımada zorlanmasınlar diye vahidiyetle beraber ehadiyet tecellisini de bize göstermektedir. Kâinat bir bütün olarak Allah'ın birliğini gösterdiği gibi, kâinatı meydana getiren her bir varlık dahi kâinatın bir misali müsağğarı (küçük bir özeti) olmak cihetiyle O'nun birliğini bize göstermektedir. Daha özet bir ifade ile, vahidiyet Allah'ın sıfatlarının birliğini gösterirken, ehadiyeti Allah'ın zatını birliğini göstermektedir. Yani kainatın her tarafında hakim olan isimlerin birliği bir müsemmaya, yani isimlerini kendisinde toplandığı bir zata işaret etmektedir. O ise Allah'tır(c.c).

Soruda geçen manaya gelince: Hava atomlarının kainatın her tarafında aynı şekilde hizmet etmesi ve aynı sistemde çalışması Allah'ın bu atomlarda tecelli eden isimlerinin birliğini göstermektedir ki, buna vahidiyet diyoruz. Peki bu isimleri kime delalet ediyor? İşte "Hu" lafzı bu sorumuza cevap veriyor; "Hu" zamirinin Allah olduğunu bize ifade etmiş oluyor ki, buna da ehadiyet diyoruz.

"Ve (هُو) 'Hû'nun lâfzında, havasında böyle parlak bir burhan ve bir lem’a-i Vâhidiyet bulunduğu gibi, mânâsında ve işaretinde gayet nuranî bir cilve-i Ehadiyet ve çok kuvvetli bir hüccet-i tevhid ve ' (هُو) ‘Hû’ zamirinin mutlak ve müphem işareti hangi Zâta bakıyor?' işaretine bir karine-i taayyün o hüccette bulunması içindir ki, hem Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan, hem ehl-i zikir, makam-ı tevhidde bu kudsî kelimeyi çok tekrar ederler diye, ilmelyakîn ile bildim."(1)

Manası ve işareti; hava unsurunun oluşturduğu lafzın tevhide olan işaretidir. Mesela, ağızdan çıkan “Hu” lafzı, hava ile oluşan küçük bir lafızdır; bu lafzın mana ve işareti ise Allah’ın Zat-ı Akdes’idir. Çünkü “Hu” lafzı bir zamir olup mana ve işaret olarak Allah ismine delalet ediyor, Allah ismi de Zat-ı Akdes’e işaret ediyor.

Kısaca kâinatta hava unsuru üzerinde oluşan her bir maddi lafız ya da icraat, mana ve işaret olarak Allah’ın varlığına ve birliğine işaret eden birer yön levhalarıdırlar.

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, Hüve Nüktesi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

meryem

Bir misal: Hava sahifesinde bütün sesleri nakletmek vahidiyet, seslerin şivesiyle beraber aynı olmaması da ehadiyettir denilebilir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...