"Levh-i Mahfuzun, hem âlem-i misalin iki hücceti ve iki küçücük numunesi ve iki noktası, insanın başında olan kuvve-i hafıza ve kuvve-i hayaliye..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem Levh-i Mahfuzun, hem âlem-i misâlin iki hücceti ve iki küçücük nümunesi ve iki noktası, insanın başında olan kuvve-i hâfıza ve kuvve-i hayaliye, mercimek küçüklüğünde iken, hiç karıştırmayarak kemal-i intizamla içlerinde bir büyük kütüphane kadar malumatın yazılması kat’î ispat eder ki, ..." (Sözler, 13. Söz, Hüve Nüktesi)

Her bir insandaki nüfus kağıtlarının büyük bir nüfus dairesine ve kütüğüne işaret edip ispat etmesi gibi her bir insandaki hafıza kuvvesi levh-i mahfuza, hayal kuvvesi de alem-i misale işaret edip ispat ediyor.

Çünkü insanın kafasına yerleştirilmiş tırnak kadar bir et parçası yani hafıza kuvvesi koca kütüphaneyi içine alacak kadar geniş ve büyük bir özelliğe sahiptir ve bu özelliği ile büyük hafıza olan levh-i mahfuza benziyor ve ona işaret ediyor.

Aynı şekilde insandaki hayal kuvvesi de gayet hafif ve latif olma özellikleri ile alem-i misali andırıyor ve ona işaret ediyor...

"... o iki kuvvenin nümune-i ekber ve azamları olan âlem-i misal, hava ve su unsurlarının, hususan nutfelerin suyu ve toprak unsurunun pek fevkinde daha ziyade hikmet ve irade ile ve kalem-i kader ve kudretle yazıldıklarını ve hiçbir cihetle tesadüf ve kör kuvvetin ve sağır tabiatın ve câmid, hedefsiz esbabın karışması yüz derece muhal ve hiçbir vech ile mümkün olmadığını, Hakîm-i Zülcelâlin kalem-i kader ve hikmetinin sayfası olduğu, ilmelyakîn ile kat’î bilindi." (bk. age., a.y)

Burada, "Her şeyi toprak, hava, su ve ateş, yani tabiat yapıyor." diyenlerin fikirleri çürütülüyor. Hava zerrelerinin mazhar olduğu o muazzam hikmetli işler, nasıl hava unsuruna verilemez ise; aynı şekilde toprak zerrelerinin mazhar olduğu o muazzam ve hikmetli işleri de toprağa dayandırılamaz. Zira toprak eli ile gelen o muazzam bitki ve hayvanat; toprağın pek fevkinde ve üstünde olup, toprağın o bitki ve hayvanatı icat edip yaratması kabil ve mümkün değildir denilmek isteniyor.

Yani sebep gayet adi ve basit iken, o sebepten çıkan netice gayet yüksek ve komplikedir. Öyle ise sebebin o neticeyi icat ettiğini düşünmek safsata olur. Burada toprak sebep, onun fevkinde olan neticeler ise müsebbebtir. Her bir çekirdek, nutfe, sperm, tohum gibi hülasa maddeler adeta mücessem birer kaderdirler ve kaderin varlığına işaret ediyorlar. Her şeyin kalem-i kader ve hikmetinin sayfası olduğunu gösteriyorlar.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "İnsan şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır." cümlesini açar mısınız? Her insan bu hakikati taşıyor mu?

- "Misâl-i Musağğar" ne demektir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 752
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Burada alemi misal ile hava su hafıza unsurlarıyla ne ilgisi var birde konu bütünlüğünü açıklarmısınız

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Âlem-i Misal (Misal Âlemi ya da İmajinal Dünya), maddî (gördüğümüz, cisimler) âlem ile ruhlar âlemi arasında bir köprü, bir geçiş (Berzah) âlemidir. Maddî âleme göre daha latif (hafif, ince), ruhlar âlemine göre ise daha kesiftir (yoğun). Bu âlem, bir anlamda her şeyin misalî/suretî bir kaydının bulunduğu büyük bir sinema, bir fotoğraf makinesi gibidir.

A. Âlem-i Misal ve Hafıza (Kuvve-i Hafıza)

İnsandaki hafıza (kuvve-i hafıza), Levh-i Mahfuz'un küçük bir numunesi olarak kabul edilir. Levh-i Mahfuz, kaderin ve her şeyin en ince ayrıntısına kadar yazılı olduğu ulvi bir âlemdir.

Tıpkı hafızanın küçücük bir mercimek büyüklüğündeyken çok büyük bir kütüphane kadar bilgiyi, hiçbir şeyi karıştırmadan barındırması gibi, bu durum, Levh-i Mahfuz'un ve onunla ilişkili olan Âlem-i Misal'in de ne kadar büyük bir düzen ve hikmetle işlediğine dair kesin bir delil sayılır. İnsanın hafızası (geçmişi kaydeden), Levh-i Mahfuz'a işaret eder.

 Âlem-i Misal ve Hava, Su Unsurları (ve Hayal)

İnsandaki hayal kuvveti (kuvve-i hayaliye), Âlem-i Misal'e açılan bir pencere veya o âlemden bir numune olarak görülür.

Hava ve su unsurları (özellikle nutfelerin suyu) madde âleminin temel bileşenleridir. Âlem-i Misal'in ise bu unsurların çok ötesinde bir varlık seviyesine sahip olduğu ifade edilir. 

Hava Unsuru: Bazen hava unsuru, Âlem-i Misal'e ve manalar âlemine açılan bir anahtar (bir "O" / "Hüve" anahtarı) olarak tasvir edilir. Örneğin, havada yayılan seslerin ve görüntülerin anında her yere ulaşması, Maddi âlemde bile latif unsurların nasıl pek çok şeyi aynı anda taşıyabildiğini gösterir ve Âlem-i Misal'in daha latif yapısını ve sonsuz suretleri karıştırmadan nasıl muhafaza ettiğini anlamaya yardımcı olur.

Su Unsuru: Su, özellikle tohumlardaki ve nutfelerdeki su, hayatın başlangıcı ve büyümenin temelidir. Âlem-i Misal'de de bütün manalar ve suretler latif bir şekilde var olur ve tıpkı suyun hayat vermesi gibi, Misal Âlemi de manevî varlıkların suretlerine kaynaklık eder.

Özetle: Hafıza (Levh-i Mahfuz'un numunesi) ve Hayal (Âlem-i Misal'in numunesi), bu büyük gaybî âlemlerin insandaki küçük birer yansıması ve ispatıdır. Hava ve su gibi latif unsurlar ise, Misal Âlemi'nin latif ve kuşatıcı mahiyetine dair aklî ipuçları sunar.

Konu Bütünlüğü (Âlem-i Misal'in Kozmolojik Yeri)

Konu bütünlüğü, Âlem-i Misal'in, varoluş hiyerarşisi içindeki konumu ve diğer âlemlerle olan sistematik bağı ile açıklanır.

Köprü Âlem Olması (Berzahiyet): Âlem-i Misal, ruhlar âlemi (manalar ve soyut varlıklar) ile cisimler âlemi (gördüğümüz somut dünya) arasında bir berzah (sınır, köprü) görevi görür. Maddî ve manevî âlemin özelliklerini birleştirir.

Kozmik Fotoğraf Makinesi: Kâinatta cereyan eden her hâdisenin, amelin, sevabın ve günahın bir suretinin giyildiği ve kaydedildiği bir âlemdir. Fani olan şeylerin geçici hallerini ve meyvelerini bâki suretlere çevirerek, manevî bir sinema salonu gibi, ebedi hayatta (Cennette) dahi seyredilebilecek hatıralara ve levhalara dönüştürür.

İnsanla İrtibatı: İnsanın kuvve-i hayaliyesi (hayal gücü) ve rüyaları, Âlem-i Misal'e açılan birer kapı, birer küçük numunedir. Özellikle rüyalarda görülen semboller ve olaylar, o âlemdeki manaların şekil değiştirmiş halidir ve bu yüzden tabir gerektirir.

Tevhidin Delili: Cansız ve basit olan unsurlardan (hava, su, toprak) hadsiz, muntazam ve hikmetli bileşiklerin (bitkiler, hayvanlar) yaratılması, bu unsurların çok ötesinde bir İrade ve Kudretin (Yaratıcının) varlığını gösterir. Âlem-i Misal de, bütün kâinatın suretlerini karıştırmadan, sonsuz bir hikmet ve irade ile yazılmasıyla, aynı Yaratıcının varlığının ve birliğinin (Tevhid) çok büyük bir delili olarak konunun bütünlüğünü sağlar.

Bu açıdan, Âlem-i Misal, hem fiziksel hem de metafiziksel âlemleri birbirine bağlayan, kâinatın büyük düzenini ve her şeyin bir Kayıt Altında olduğunu gösteren merkezi bir konuma sahiptir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
muratkul

Birde insandaki mercimek tanesi kadar hayal kuvvesi büyük bir kütüphaneyi içine alabiliyor burada mercimek tanesi olan maddi beynimizdeki yerimi yoksa latife olan hafıza veya hayal kuvvesinden mi bahsediyor 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale
Mercimek benzetmesi maddi beynimizdeki yeri ve kıvrımı ifade ediyor. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...