"Hurdebinî bir hayvanın hasseleri insanın hasseleriyle muvazene edildiğinde, acib bir sır görürsün..." Mikrop ve insandaki şaşırtıcı hususiyetler nelerdir?
Değerli Kardeşimiz;
اِذَا وَازَنْتَ بَيْنَ حَوَاسِّ حُوَيْنَةٍ خُرْدَبِينِيَّةٍ وَحَوَاسِّ اْلاِنْسَانِ، تَرٰى سِرّاً عَجِيبًا : اِنَّ اْلاِنْسَانَ كَصُورَةِ يٰسۤ كُتِبَ فِيهَا سُورَةُ يٰسۤ
"Hurdebinî bir hayvanın hasseleri insanın hasseleriyle muvazene edildiğinde, acip bir sır görürsün: İnsan, içinde Yâsin Sûresi yazılmış bir Yâsin Sûresi gibidir." (Mektubat, Hakikat Çekirdekleri: 107.)
Burada gözle görülemeyecek kadar küçük canlıların, harika ve mükemmel bir şekilde yaratılmalarına dikkat çekiliyor. Yani o canlıların da bedenleri ve bu bedene uygun aza ve hasseleri bulunuyor. Hâlbuki insan açısından bir şey küçüldükçe işlenmesi ve icadı zorlaşır, sanat açısından ayrı bir kıymet kazanır. İnsanın gözü nasıl harika ve mükemmel bir eser ise, küçük bir mikrobun gözü de o denli mükemmel ve harika bir eserdir.
İnsana nasıl deriden bir elbise dikilmiş ise, binlerce defa büyütüldükten sonra ancak görülebilen bir mikroba da aynı elbise harika bir şekilde dikilmiş denilerek, insan ile o küçük canlı arasında bir muvazene yapılıyor ve Allah’ın mükemmel yaratıcığı ve sanatı nazara veriliyor. O küçük canlının en şaşırtıcı sıfatı, çok küçük olmasına rağmen, insan ile aynı sanat keyfiyetini üstünde göstermesidir. Aynen "Yâ-Sin" harfleri içinde Yâsin suresinin yazılması gibi...
Cenab-ı Hak, küçük ve büyük varlıkları birlikte yaratmakla ve her birini en hikmetli cihazlarla mücehhez kılınarak uçuşan sineklerle, kartalları ve Güneş etrafında dönüp duran gezegenleri birlikte seyrettiriyor. Küçük bir balığın minnacık gözüyle, balinanın gözünü birlikte nazara veriyor. Karıncanın ayaklarıyla güvercinin, insanın, filin ayaklarını farklı sanat mucizeleri olarak teşhir ediyor. Ayak vermenin de suret vermenin de hayat vermenin de rızık vermenin de ancak kendisine has olduğunu bütün canlı nevilerinin ayrı ayrı dilleriyle bize bildiriyor.
Ayak yapmak, kanat yapmak, sima takmak, yedirmek, içirmek hep Allah’a mahsustur. Burada büyük-küçük farkı yoktur. Tümü aynı rahmetten gelmekte, aynı kudretle icad edilmektedir. Kaldı ki, küçük ve büyük mefhumları nisbîdirler. Yani varlıklar birbirlerine göre büyük ve küçüktürler. Deveye göre koyun küçük, koyuna göre, sinek küçük, sineğe göre de mikrop küçüktür. Hepsi kâinat kitabının farklı kelimeleridirler, büyük harfleri yazan kalemle küçükleri yazan kalem aynıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü