Block title
Block content

Hakikat çekirdekleri

İçerikler

  1. "Arzı ve bütün nücum ve şümusu tesbih taneleri gibi kaldıracak ve çevirecek kuvvetli bir ele mâlik olmayan kimse, kâinatta dâvâ-yı halk ve iddiayı icad edemez. Zira her şey her şeyle bağlıdır." İzah eder misiniz?

  2. "Azametli, bahtsız bir kıt’anın; şanlı, talihsiz bir devletin; değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, ittihad-ı İslâmdır." cümlesini açıklar mısınız; "kıt'a", "devlet" ve "kavim" hangileridir?

  3. "Haşirde bütün zevil’ervâhın ihyâsı, mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sineğin baharda ihyâ ve inşasından kudrete daha ağır olamaz. Zira kudret-i ezeliye zâtiyedir; tagayyür edemez, acz tahallül edemez, avâik tedahül edemez. Onda merâtib olamaz; her şey ona nisbeten birdir." İzah eder misiniz?

  4. "Mariz bir asrın, hasta bir unsurun, alil bir uzvun reçetesi, ittibâ-ı Kur'ân'dır." cümlesini izah eder misiniz?

  5. "Âlem-i şehadet, avâlimü’l-guyûb üstünde tenteneli bir perdedir." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenâhi lâzımdır. Zira, şu kitab-ı kebîr-i kâinatın herbir harfinin, bahusus zîhayat herbir harfinin, herbir cümlesine müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü vardır." izah eder misiniz?

  7. "Esbaba tesir-i hakikî verilmemiş; vahdet ve celâl öyle ister. Lâkin, mülk cihetinde, esbab dest-i kudrete perde olmuştur; izzet ve azamet öyle ister; tâ nazar-ı zâhirde, dest-i kudret mülk cihetindeki umur-u hasise ile mübaşir görülmesin." İzah eder misiniz?

  8. "Kâinatın telifinde öyle bir i’câz var ki, bütün esbab-ı tabiiye, farz-ı muhal olarak, muktedir birer fâil-i muhtar olsalar, yine kemâl-i acz ile o i’câza karşı secde ederek, سُبْحَانَكَ لاَ قُدْرَةَ لَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ diyeceklerdir." İzah eder misiniz?

  9. "Mahall-i taallûk-u kudret olan her şeydeki melekûtiyet ciheti, şeffaftır, nezihdir." ifadesinin izahını yapar mısınız?

  10. "Meşhurdur ki, hilâl-i îde bakarlardı. Kimse bir şey görmedi. İhtiyar bir zât yemin ederek 'Hilâli gördüm.' dedi. Halbuki gördüğü hilâl değil, kirpiğinin takavvüs etmiş beyaz bir kılıydı. O kıl nerede, kamer nerede? Harekât-ı zerrat nerede, fâil-i teşkil-i envâ nerede?" İzah eder misiniz?

  11. "Pirenin midesini tanzim eden, manzume-i şemsiyeyi de o tanzim etmiştir." İzah eder misiniz; pirenin midesi ile samanyolu galaksisinin arasında nasıl bir bağlantı var ki Üstad bu cümleyi kullanmış?

  12. "Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi O halketmiştir..." Ne hikmetle sivrisinek ve pireyi söylüyor?

  13. "Tabiat misalî bir matbaadır, tâbi’ değil. Nakıştır, nakkaş değil." Açıklar mısınız; "misali matbaa" ne demektir? O zaman nakış da misali olur mu?

  14. "Fıtrat-ı zîşuur olan vicdandaki incizap ve cezbe, bir hakikat-i cazibedarın cezbesiyledir." cümlesini açar mısınız?

  15. "Hayat, kesrette bir çeşit tecellî-i vahdettir. Onun için ittihada sevk eder. Hayat, bir şeyi her şeye mâlik eder." İzah eder misiniz?

  16. "Karıncayı emirsiz, arıyı yasubsuz bırakmayan kudret-i ezeliye, elbette beşeri nebisiz bırakmaz." cümlesini devamıyla birlikte açıklar mısınız?

  17. "Kelime-i şehadetin iki kelâmı birbirine şahittir. Birincisi ikincisine burhan-ı limmîdir; ikincisi birincisine burhan-ı innîdir." İzah eder misiniz?

  18. "Ruh, bir kanun-u zîvücud-u haricîdir, bir namus-u zîşuurdur. Sabit ve daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş, kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir, bir seyyâle-i lâtifeyi o cevhere sadef etmiştir. Mevcut ruh, mâkul kanunun kardeşidir..." Açıklar mısınız?

  19. Hakikat Çekirdeklerindeki "Fıtrat yalan söylemez." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  20. "Cumhur-u avâmı, burhandan ziyade, me’hazdaki kudsiyet imtisâle sevk eder." cümlesini izah eder misiniz?

  21. "Her müstaid nefsi için içtihad edebilir, teşri edemez." cümlesini açıklar mısınız?

  22. "İnsan fıtraten mükerrem olduğundan, hakkı arıyor. Bazan bâtıl eline gelir; hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız, dalâlet başına düşer; hakikat zannederek kafasına giydiriyor." İzah eder misiniz?

  23. "Nasraniyet ya intıfâ veya ıstıfâ edip İslâmiyete karşı terk-i silâh edecektir." cümlesini açıklar mısınız?

  24. "Şeriatın yüzde doksanı (zaruriyat ve müsellemât-ı diniye) birer elmas sütundur. Mesâil-i içtihadiye-i hilâfiye, yüzde ondur. Doksan elmas sütun, on altının himayesine verilmez. Kitaplar ve içtihadlar Kur´ân´a dürbün olmalı..." ifadesini açıklar mısınız?

  25. "Ziya ile mevcudat görünür; hayat ile mevcudatın varlığı bilinir. Her birisi birer keşşaftır." İzah eder misiniz?

  26. ''Bir fikre davet cumhur-u ulemanın kabulüne vabestedir. Yoksa davet bid'attır, reddedilir.'' ifadelerini izah eder misiniz?

  27. "Âlim-i mürşid koyun olmalı, kuş olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay verir." Buradaki sütten maksat sindirilmiş besin midir?

  28. "Bâtıl şeyleri iyice tasvir, sâfi zihinleri idlâldir." cümlesinin izahını yapar mısınız?

  29. "Bir şeyin vücudu, bütün eczasının vücuduna vâbestedir. Ademi ise, bir cüz’ünün ademiyle olduğundan, zayıf adam, iktidarını göstermek için tahrip taraftarı oluyor, müsbet yerine menfice hareket ediyor." İzah eder misiniz?

  30. "Birbirinden eşeff ve eltaf, kudretin çok aynaları vardır; sudan havaya, havadan esire, esirden âlem-i misale, âlem-i misalden âlem-i ervâha, hattâ zamana, fikre tenevvü ediyor. Hava aynasında, bir kelime milyonlar kelimat olur; kalem-i kudret, şu sırr-ı tenasülü pek acip istinsah ediyor..." İzah eder misiniz?

  31. "İlimde iz’an-ı kalb olmazsa, cehildir. İltizam başka, itikad başkadır." cümlelerini izah eder misiniz?

  32. "Nur-u fikir, ziya-yı kalble ışıklanıp mezc olmazsa, zulmettir, zulüm fışkırır." devamıyla izah eder misiniz?

  33. "Şems, hareket-i mihveriyesiyle silkinse, meyveleri düşmez. Silkinmezse, yemişleri olan seyyarat düşüp dağılacaktır." izah eder misiniz?

  34. "Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştihasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister..." cümlelerini açıklar mısınız?

  35. "Bir şeyde mehâsin ve şeref hâsıl oldukça, havassa peşkeş ederler. Seyyiat olsa, avâma taksim ederler." İzah eder misiniz?

  36. "Desatir-i hikmet, nevamis-i hükûmetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizac etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz." cümlesini izah eder misiniz?

  37. "Dünyaca havas tanınan insanlardaki meziyet, sebeb-i tevazu ve mahviyet iken, tahakküm ve tekebbüre sebep olmuştur. Fukaranın aczi, avâmın fakrı, sebeb-i merhamet ve ihsan iken, esaret ve mahkûmiyetlerine müncer olmuştur." İzah eder misiniz?

  38. "Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyan veya tenasi edilse; ezhan enelere dönüp etrafında gezerler." cümlesini izah eder misiniz? Buradaki "gaye-i hayal" sadece müspet anlamda mı kullanılıyor? Ehl-i dünya da gayeleri ve hayalleri uğruna her şeyi feda ediyorlar!

  39. "Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır." cümlesini izah eder misiniz?

  40. "Zulüm, başına adalet külâhını geçirmiş. Hıyanet, hamiyet libasını giymiş. Cihada, bağy ismi takılmış. Esarete hürriyet namı verilmiş. Ezdad, suretlerini mübadele etmişler." İzah eder misiniz?

  41. Hakikat Çekirdeklerindeki "Bütün ihtilâlât ve fesadın asıl madeni ve bütün ahlâk-ı rezilenin muharrik ve menbaı, tek iki kelimedir." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  42. Üstad'ımız; "Cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil." demiş, oysa cehenneme götüren şeyler de para ile (kumar, zina vs...) icra ediliyor?

  43. "Bir tane sıdk, bir harman yalanları yakar. Bir tane hakikat, bir harman hayalâta müreccahtır..." ifadelerini açıklar mısınız?

  44. "Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cezâa iltica etmemek gerektir." ifadesini izah eder misiniz?

  45. "Devletler milletler muharebesi, tabakat-ı beşer muharebesine terk-i mevki ediyor. Zira, beşer esir olmak istemediği gibi, ecir olmak da istemez." ifadesini izah eder misiniz?

  46. "Hayatın yarası iltiyam bulur. İzzet-i İslâmiyenin ve namusun ve izzet-i milliyenin yaraları pek derindir." İzah eder misiniz?

  47. "İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir." cümlesini izah eder misiniz?

  48. "Maziye, mesâibe kader nazarıyla; ve müstakbele, meâsîye teklif noktasında bakmak lâzımdır. Cebir ve İtizal, burada barışırlar." Açıklar mısınız?

  49. "Öyle zaman olur ki, bir kelime bir orduyu batırır, bir gülle otuz milyonun mahvına sebep olur." devamıyla izah eder misiniz? Tek gülle otuz milyonun mahvına, gerçek sebep olabilir mi?

  50. "Tarik-i gayr-ı meşru ile bir maksadı takip eden, galiben maksudunun zıddıyla ceza görür. Avrupa muhabbeti gibi gayr-ı meşru muhabbetin âkıbetinin mükâfâtı, mahbubun gaddârâne adâvetidir." İzah eder misiniz?

Yükleniyor...