Hz. İdris geri dünyaya gelecek mi? İkinci tabaka-i hayatta sadece Hz. İlyas ve Hz. Hızır mı vardır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İkinci tabaka-i hayat: Hazret-i Hızır ve İlyas Aleyhimesselâmın hayatlarıdır ki, bir derece serbesttir. Yani, bir vakitte pek çok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi beşeriyet levazımatıyla daimî mukayyet değillerdir. Bazan, istedikleri vakit bizim gibi yerler, içerler; fakat bizim gibi mecbur değillerdir. Tevatür derecesinde, ehl-i şuhud ve keşif olan evliyanın Hazret-i Hızır ile maceraları, bu tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Hattâ makamat-ı velâyette bir makam vardır ki, 'Makam-ı Hızır' tabir edilir. O makama gelen bir velî, Hızır'dan ders alır ve Hızır ile görüşür. Fakat bazan o makam sahibi, yanlış olarak ayn-ı Hızır telâkki olunur."(1)

Hz. İlyas (as), İsrailoğullarının yola gelmeyeceklerine iyice kanaat getirince, kendisini onların arasından ayırmasını ve gökyüzüne kaldırması için Cenab-ı Hakk’tan niyaz etti. Cenab-ı Hak da İlyas (as)’ın bu duasını kabul ederek O’na kavminden ayrılmasına ve semaya yükseltilmesine izin verdi.

Bu tabakada başka kimselerin de yaşadığına dair elimizde bir vesika ve delil olmadığı için, onlar da orada yaşıyor olabilir demek, delil açısından uygun olmaz.

Kur'an-ı Kerîm'de yer alan İdris (a.s) hakkında dört ayet-i kerime vardır. Bunlardan ilk ikisi şu şekildedir:

"(Ey Muhammed)! Kitapta İdris'e dair söylediklerimizi de an. Çünkü o, dosdoğru bir peygamberdi. Onu yüce bir yere yükselttik."(Meryem, 19/56-57).

İdris (a.s) hakkında nâzil olan diğer iki ayet-i kerime şu anlamdadır:

"(Ey Muhammed)! İsmail, İdris, Zü'l-kifl hakkında anlattığımızı da an; onların her biri sabredenlerdendi. Onları rahmetimize kattık. Doğrusu onlar iyilerdendi."(Enbiyâ, 21/85-86).

Bir çok müfessir, 56 ve 57. ayetlerde yer alan “Onu üstün / yüksek bir makama yücelttik” ifadesinden, onun göklere veya cennete çıkarıldığını anlamışlardır.(2)

"Biz onu pek yüce bir yere yükselttik" ayetinin anlattığı konuda iki görüş bulunmaktadır.

a) Bu, menzil ve rütbe bakımından yükseklik anlamındadır. Nitekim Cenâb-ı Hak Hz. Muhammed (asm)'e de: "Senin şanını da yükselttik." (İnşirah, 94/4) buyurmuştur. Çünkü Allah Teâlâ Hz. İdris (a.s)'ı peygamberlikle şereflendirip ona, otuz sahife indirmişti. O, kalemle ilk yazı yazan; yıldız ve hesap ilminden ilk anlayan kişi ve ilk defa elbise biçip diken ve giyen de o idi.

b) Bundan murat, mekan bakımından onu, yüce bir mevkiye yükseltmektir. Bu görüş, daha uygundur. Çünkü, "mekân" kelimesiyle birlikte zikredilen "yükseltme" işi, derece bakımından değil de mekân bakımından yükseltme olur.(3)

Hz. İdris (as)'in de Hz. İsa (a.s) gibi göklere yükseltildiği ve hayatta olduğu kabul ediliyor. Nitekim bir rivayette

"Dört zat vardır ki, hala hayattadır. Bunlardan Hızır ve İlyas yerde, Hz. İsa ve Hz. İdris de gökte hayat sürmektedirler."(4) denilmektedir.(5)

İdris (as)’in tekrar dünyaya ineceğine dair bir karine ya da vesika mevcut değildir. "Her nefis ölümü tadacak" ayetinin tahakkuk etmesi muhtemel ki kendi bulunduğu sema tabakasında olacaktır. Ölmesi için dünyaya gelmesi gerekmiyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Birinci Mektup.

(2) bk. Taberî, İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri.

(3) bk. Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 15/371-372.

(4) bk. Bilmen, Ömer Nasuhi, Tefsir, 4/2034.

(5) Sorularla İslamiyet web sayfasından alınmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...