İbadetlerin faydalarını bilmek, nefsimiz tembellik yaptığında şevke getirmek için iyi olabilir mi? Bu ihlâsı bozmaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dua ve virdler birer kulluk vazifesidir. İhtiyaçlar ise, dua ve niyazın vaktidir.

Şâyet kişi sadece maddî ve manevî menfaat umarak bu duaları ve virdleri okursa, bu Allah katında makbul olmaz; yaptığı duaların ve okuduğu virdlerin faydasını da göremez.

Dua ve ibadetlerin maddî ve manevî menfaatlerinin olması haktır. İnsanların ekserisi avam olmasından dolayı, Allah bu gibi dua ve ibadetlere teşvik etmek için bazı maddî ve manevî hediyeler ve menfaatler takmıştır.

Niyetimiz sırf maddî menfaat elde etmek olursa, dua ve ibadetler Allah indinde makbul olmaz. Şâyet niyetimizde Allah’ın rızasını kazanmak esas alınırsa, maddî ve manevî menfaatler de ona terettüp eder.

Ruh ve kalp ancak Allah rızasını kazanmakla, O’nu zikir ve tesbih etmekle mutmain olur. Nefis ve heva ise maddî menfaatlerin peşinden koşar.

Bir saraya atı ile misafir gelen bir zâta bir oda tahsis edilir, atı ise ahıra çekilir. Misafirin hatırı için atına da yem verilir. Aynı şekilde insanın mahiyetindeki ruh ve kalb gibi nuranî ve latif hissiyatlar misafir mesabesinde iken, nefis ve heva at mesabesindedir. Ruhun rızkı başkadır, bedenin rızkı başkadır.

Meseleye böyle bakabilirsek dua ve ibadetlerin maddî ve manevî menfaatlerini görür, nefsimizi de bu şekilde ikna etmiş oluruz. Yoksa kalb ve ruhun tatmin olacağı tek yol, rıza ve ihlâstır.

On Yedinci Lem’adan bir bölüm:

“Ubudiyet, emr-i İlâhîye ve rıza-yı İlâhîye bakar. Ubudiyetin dâîsi emr-i İlâhî ve neticesi rıza-yı Haktır. Semerâtı ve fevâidi uhreviyedir. Fakat ille-i gaiye olmamak, hem kasten istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüp eden ve istenilmeyerek verilen semereler, ubudiyete münâfi olmaz. Belki zayıflar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler. Eğer o dünyaya ait faydalar ve menfaatler o ubudiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz’ü olsa, o ubudiyeti kısmen iptal eder. Belki o hâsiyetli virdi akîm bırakır, netice vermez.

...

Yalnız bu kadar var ki, böyle hâsiyetli evrâdı okumak için, zayıf insanlar bir müşevvik ve müreccihe muhtaçtırlar. O faydaları düşünüp, şevke gelip, o evrâdı sırf rıza-yı İlâhî için, âhiret için okusa zarar vermez. Hem de makbuldür.”

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...