İkinci Reşha'da, kâhinlerin de haber vermesinden bahsediliyor. Anlaşılan o ki, o dönem kâhinliği güvenilir durumda imiş. O dönemdeki kâhinlik ile günümüz medyumluğu arasındaki farklar nelerdir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’ân nazil olmadan önce, kâhinler, cinler vasıtası ile semadan yarım yamalak haberler alıp, gaybi bazı hadiseleri önceden haber verebiliyorlarmış. Kur’ân nazil olmaya başlayınca, bu yol cinlere kapatıldı. Yani eskisi gibi cinler nurani ve şeffaf vücutlarına güvenip sema dairesine çıkamıyorlardı. Böylece Kur’ân hakkında en ufak bir şaibe ve şek kalmamış oluyordu. Yani, "Acaba gelen vahyin içine cinlerin yalan yanlış haberleri karışıyor mu?", şüphesi bertaraf edilmiş oluyordu.

Cinlerin gaybı bilmesi mutlak gaybı bilmek değil, emareleri çıkmış, artık sema dairesinde tezahür etmiş bir gaybı bilmek şeklindedir. Yoksa mutlak gaybı Allah’tan başka kimse bilemez, ancak Allah bildirir ise bilinebilir.

Bu yüzden cinlerin bir taifesi olan habis ruhlar, yani cinlerin dine ve hakka düşman olan kısmı, dine zarar vermek için her hile ve düşmanlığı denerler ve deniyorlar.

İnsanlar içinde cinler âlemi ile irtibat kurma teşebbüsü eski tarihten bu yana hep var olagelmiştir. Eskilerde cinlerle bu irtibat kurma işine kâhinlik denilirdi, günümüzde ise medyumluk ismi veriliyor.

Bu kâhinlik ve medyumluk işi din kökenli değil, felsefe kökenli bir gelenektir. Bu yüzden iman ve ilim kuvveti olmayan avam müminlerin bu uğraşıdan zarar görme ihtimali kuvvetlidir. Zira irtibata geçtikleri cinler genelde habis ve kötü olanlardır. Bunlar da hakkı ve doğruyu değil, yanlış ve yalanı söyleyecekleri için, irtibata geçtiği insanlara dine muhalif ve zıt şeyleri hak ve doğru gibi göstermeye çalışacaklardır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...