"İlham-ı Rabbânî ile gaibden haber veren bu âriflerden sonra, gaibden ruh ve cin vasıtasıyla haber veren kâhinler,.." Ruhlarla muhabere kurulabiliyor mu? Ruhlardan gelecek hakkında bilgi alınabiliyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Şimdi, ilham-ı Rabbânî ile gaibden haber veren bu âriflerden sonra, gaibden ruh ve cin vasıtasıyla haber veren kâhinler, pek sarih bir surette, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın geleceğini ve nübüvvetini haber vermişler. Onlar çoktur; biz, onlardan meşhurları ve mânevî tevatür hükmüne geçmiş ve ekser tarih ve siyerde nakledilmiş birkaçını zikredeceğiz. Onların uzun kıssalarını ve sözlerini siyer kitaplarına havale edip, yalnız icmâlen bahsedeceğiz..."(1)

Cinler bir cins ateşten yaratılmış olup, dünyanın insandan sonra en mühim sekenesidir. Akıl ve şuur sâhibi olup pek çok şer ve isyan yapabildikleri gibi "Peygamberlerin ve semâvî kitapların irşadlarıyla" insana yetişememekle beraber, terakki edip yüksek kemâlatlara çıkabilen mahlûkturlar.

İnsanlar gibi dinin bir kısım emirlerini yapmakla ve bazı yasaklarından kaçınmakla mükelleftirler. Kıyamet ve haşirden sonra cinlerden de dünya imtihanını kazananlar cennete, kaybedenler cehenneme girecektir.

Cinlerin pek çok cinsleri vardır. Bunlar lâtif yaratıklar oldukları için, letafetlerini gaybî haberler getirmekte kullanılabilirler. Fakat Hazret-i Peygamber (asm)'den sonra cinlerin gaybî âlemden haber hırsızlamaları Cenab-ı Hak tarafından menedilmiştir.

"Cin ve şeytanın casusları, semâvat haberlerine kulak hırsızlığı yapıp, gaybî haberleri getirerek, kâhinler ve maddiyyunlar ve bazı ispritizmacılar gibi gaipten haber vermelerini, nüzûl-ü vahyin bidâyetinde, vahye bir şüphe getirmemek için onların o daimî casusluğu o zaman daha ziyade şahaplarla recim ve men edildiğine dair olan mezkûr âyetler münasebetiyle, gayet mühim üç başlı bir suale muhtasar bir cevaptır."(2)

Ruh ile irtibat kurulabilir, ama ruhların gaybdan haber vermesi yukarda izah ettiğimiz gibi imkânsız bir durumdur.

Bu kâhinlik ve medyumluk işi, din menşe’li değil felsefe kaynaklı bir gelenektir. Bu yüzden iman ve ilim kuvveti olmayan avam müminlerin bu işlerden zarar görme ihtimali kuvvetlidir. Zira irtibata geçtikleri cinler ekseriyetle habis ve kötü olanlardır. Bunlar da hakkı ve doğruyu değil, yanlış ve yalanı söyleyecekleri için, irtibata geçtiği insanlara dine muhalif ve zıt şeyleri hak ve doğru gibi göstermeye çalışacaklardır. Tıpkı insî şeytanlar ile düşüp kalkan bir adamın zamanla şeytanlaşması gibi, cinnî şeytanlarla haberleşmeye geçen adamın da zamanla yoldan çıkması kuvvetle muhtemeldir.

Bazı kötü cinler, kendisi ile irtibata geçen insanları kandırmak için kendini muteber bir evliya veya bir peygamber ruhu olarak tanıtıyor. Böylece her söylediği şey tartışmasız doğru ve hak olsun. İslam ve şeriat ölçüsünü bilmeyen birisi böyle bir irtibata geçer ise, habis ruhların aldatmasına ve hezeyanlarına aldanır ve Allah muhafaza eylesin iman dairesinden çıkar.

Peygamberlerin ve evliyaların âli ve yüksek ruhları, aşağılık adamların kurduğu kumar ve medyumluk masalarına gelip muhabere etmekten münezzehtirler. Bu gibi irtibat masalarına ancak alçak ve kötü cinler iştirak eder. Yoksa peygamber ve evliya ruhları ile muhabere için, insanın manen ve ruhen terakki edip o muazzez ruhlara yaklaşması gerekir. Âdi âlinin ayağına gider, âli âdinin ayağına gitmeye tenezzül etmez. Ruhen terakki eden ve manevî kemalata ulaşan çok evliya zâtlar, Peygamber Efendimizin (asm) o pak ruh-u şerifi ile münasebet peyda etmiştir, bunun yolu budur.

Hulasa, bizim böyle muğlak ve tehlikeli işlere pirim vermememiz daha salim ve daha güzel olur. Kâhin diye adlandırılan şarlatanların yüz yalanı yanındaki bir iki doğrusuna aldanmamak gerekir. Mü’min birisinin böyle şeylere ihtiyacı yoktur.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup.

(2) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...