İkinci Söz'de, Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm ibaresinde, neden seyyid ve malik sıfatlarına özellikle vurgu yapılıyor? Ve yine neden cennete çekirdek, küfüre tohum demiş?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bütün mevcudat, o mü'minin nazarında, Seyyid-i Kerîminin ve Mâlik-i Rahîminin birer mûnis hizmetkârı, birer dost memuru, birer şirin kitabıdır. Daha bunun gibi pek çok lâtif, ulvî ve leziz, tatlı hakikatler, imanından tecellî eder, tezahür eder."(1)

Kur’an isimleri anlatmak için o isme münasip hâdiseleri nazara veriyor, hâdiselerin sonunda o isim ile fezleke yapıyor, yani o hâdisenin keyfiyetine uygun bir isim ile o hâdiseyi bitiriyor.

Mesela, rızık hakikatini tasvir eden bir ayetin sonuna, fezleke ve hülâsâ olsun diye Rezzak ismini yerleştiriyor. Risale-i Nurlar da rehberi olan Kur’an’ı takliden, aynı usul ve tarzı kullanıyor. Yani konunun muhtevası ve gidişatına uygun isimlerle ya da sıfatlarla hâdiseyi özetleyip toparlıyor.

İşte "Seyyid-i Kerîm ve Mâlik-i Rahîm" ifadelerinde de aynı mâna ve usul hükmediyor. Mevcudatın o dost ve şirin hâleti ve her mevcudun nimet ve şefkate mazhar olması hakikatini en güzel bir şekilde bu isimler özetleyip toparlıyor.

"Demek iman bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor."

"Tohum" küçük bitkiler için, "çekirdek" ise genelde daha büyükleri için kullanıldığından, cennetin azamet ve büyüklüğüne işareten cennet için çekirdek kelimesi kullanılmış olabilir.

"Çekirdek, hem mu'cizat-ı kudretin en antikaları, en hârikaları, en nazeninleridirler. Hem ehl-i tabiat ve ehl-i dalalet ve ehl-i felsefe, onlardaki kalem-i kader ve kudretin yazdığı ince hattı okuyamadıkları için onlarda boğulmuşlar, tabiat bataklığına düşmüşler.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, İkinci Söz.
(2) bk. a.g.e., Onuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...