Üstad Hazretleri Papa'ya Risale-i Nur gönderdiğinde Vatikan'da tesiri nasıl olmuş? Günümüzde Papa'nın Türkiye ziyaretini Nur talebeleri olarak nasıl yorumlayabiliriz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vatikan'da Risale-i Nur'un Tesiri

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, 1950'lerde dönemin Papası XII. Pius'a mektup yerine, tevhid inancını, Hz. Muhammed'in (asm) nübüvvetini ve Kur'an'ın mucizeliğini ispat eden Risale-i Nur'un önemli bir mecmuası olan "Zülfikâr" adlı eseri göndermiştir.

Papa, eseri almasına karşılık 22 Şubat 1951'de bir teşekkür mektubu göndermiştir. Bu mektup, Bediüzzaman tarafından Emirdağ Lâhikası'nda neşredilmiştir. Mektupta, "Bu nazik saygınızdan dolayı gayet mütehassis olduklarını bildirirken, üzerinize Cenâb-ı Hakkın lütuflarını dilediklerini tebliğe beni memur ettiklerini arza müsâraat eylerim..." ifadeleri yer almıştır.

Bazı araştırmacılar ve Vatikan temsilcileri, bu olayın ve Risale-i Nur'un prensiplerinin, 10 yıl sonra toplanan İkinci Vatikan Konsili'nin (Vatikan II) Katolik Kilisesi'nin Müslümanlara karşı daha saygılı bir yaklaşım sergilemesinde ve ortak düşman olan mutlak küfür ve dinsizlik cereyanına karşı işbirliği yapma kararında rol oynadığını belirtmektedir. Bediüzzaman'ın temel hedefi, küfr-ü mutlaka karşı dindar Hristiyanlarla ittifak etmektir.

İkinci Vatikan Konsili'nde yayınlanan bildiride;

İkinci Vatikan Konseyi, Lumen Gentium 16, 21 Kasım 1964

“Ancak kurtuluş planı, Yaratıcıyı kabul edenleri de kapsar; bunların başında da Müslümanlar gelir: Bunlar İbrahim'in inancını benimsediklerini söylerler ve bizimle birlikte, insanlığın son gününde yargıcı olan tek ve merhametli Tanrı'ya taparlar.”

Paul VI, Ecclesiam Suam 107, 6 Ağustos 1964

"Sonra, tevhid anlayışına göre, özellikle de Müslüman dininde, Allah'a ibadetlerinde doğru ve iyi olan her şey nedeniyle hayranlığımıza layık olanlara [bahsediyoruz]."

İkinci Vatikan Konseyi, Nostra Aetate 3, 28 Ekim 1965

"Kilise Müslümanlara da büyük bir saygı duyar. Onlar, bir, yaşayan ve var olan, merhametli ve her şeye gücü yeten, göklerin ve yerin Yaratıcısı olan Tanrı'ya ibadet ederler." diye insanlara seslenmiştir. (bk. Aziz VII. Gregory, Moritanya Kralı Anazir'e Mektup III, 21, PL, 148.451A.)

Papa'nın Türkiye Ziyaretini Değerlendirme

Papa'nın Türkiye ziyareti, Risale-i Nur talebeleri için genellikle Bediüzzaman'ın dinsizliğe karşı Ehl-i İman ve Dindar Hristiyanların ittifakı görüşü ekseninde değerlendirilir.

Ziyaret, Hristiyanlık ve İslamiyet arasındaki ortak zeminleri (Allah'a iman, ahiret inancı, ahlak) öne çıkararak, özellikle Deccalin hizmetkârlığını yapan Ateizm, Deizm, Agnostizm, Darvinizm ve Materyalizm gibi inançsızlık cereyanlarına karşı ortak bir cephe oluşturma fırsatı olarak görülmelidir.

Bu ittifak, dinî prensiplerden taviz vermek anlamına gelmez. Tam tersine, Risale-i Nur'un temel düsturu olan iman hakikatlerini tebliğ etme zeminini güçlendirir. Bediüzzaman, Hristiyanlığın hurafelerden arınarak hakiki İsevilik olan İslamiyet'e inkılap edeceğini ifade eder. Ziyaretler bu manevi yakınlaşmanın bir vesilesi sayılabilir.

Papa'nın barış ve diyalog mesajları, Risale-i Nur'un da temel gayesi olan dünya barışına ve manevi huzura katkı sağlama potansiyeli taşır. Talebeler, bu ziyaretleri karşılıklı saygı ve anlayışla izleyerek, Üstad'ın çizdiği müsbet hareket prensibine uygun bir diyalog ve tebliğ ortamının oluşmasına odaklanmalıdır.

Papalık Makamının Bediüzzaman'a Cevabı

Papalık Makam-ı Âlîsi Kalem-i Mahsusu
Başkitabet Dairesi
Numara: 232247
Vatikan, 22 Şubat 1951

Efendim, Zülfikar nâm el yazısı olan güzel eseriniz İstanbul’daki Papalık makam-ı vekâleti vasıtasıyla Papa Hazretlerine takdim edilmiştir. Bu nazik saygınızdan dolayı gayet mütehassis olduklarını bildirirken, üzerinize Cenâb-ı Hakkın lütuflarını dilediklerini tebliğe beni memur ettiklerini arza müsâraat eylerim. Bu vesile ile saygılarımı sunarım efendim.

İmza : Vatikan Bayn Başkâtibi (bk. Emirdağ Lahikası-II, 59. Mektup)

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Hristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle dahi ... mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar." Onları dost edinmeyin ayeti ile nasıl anlaşılabilir?

- Küreselleşmenin Eşiğinde İslâm-Hıristiyan Diyaloğu.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 477
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Yurtdışına kitap gönderildiği zaman, istifadeye medar olmakla beraber, tedrisat ihtiyacı dile getirilmiş. Bu nedenle medrese açılmış. Bazen de, sadece kitap hizmet eder. Hristiyanlık tasaffi edecek yani biz gidip de bir şey yapacak değiliz, anlayışı vardı. Peki Risale-i Nur'un hiç mi medhali yok? İki gün evvel mağazalarında bulunan Âyetü’l-Kübrâ’nın bir kısım matbu nüshalarını yanıma getirmek için söyledim, fakat getirmedi. Demek o ateşi söndürmek için orada kalmıştı. Âyet-ül Kübra nüshalarının, bulundukları dükkânı, Emirdağı'ndaki dehşetli bir yangından kurtarmaları münasebetiyle... 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...