"İnadın işi: Şeytan birisine yardım etse, 'Melektir.' der, rahmet okur. Muhalifinde melek görse, 'Libasını değiştirmiş şeytandır.' der, lânet eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnat duygusu tahkiki bir iman, insaf ve vicdan gibi duygular ile kontrol altına alınmazsa, insanı çok zararlı durumlara ve zulümlere sokar. Öyle ki, -Üstadımızın da ifade ettiği gibi- meleği şeytan, şeytanı da melek görecek ve gösterecek kadar haktan ve doğruluktan sapabilir.

İnat duygusu insana, hakta sebat etmesi ve doğrulukta sağlam durması için verilmiştir. Şayet bu duygunun yüzü ve yönü haktan batıla saparsa, hakta sebattan batılda taassuba ve fanatizme kayar ve insanı da helakete götürür.

"İnat, bazan müfrit fırka müteassıplarına, dalâl ve batılı iltizam ettirir. Şeytan birisine yardım etse, melek der, rahmet okutur. Ötekinde melek görse, libasını değiştirmiştir der, lânet eder..."

"İnat" duygusu, radikal ve bağnaz adamları sapkın ve batıl düşüncelere aşırı bir şekilde taraf olmaya iter. Yani inat duygusu bazen öyle tehlikeli bir hâl alır ki, şeytan gibi bir adamı melek, melek gibi bir adamı da şeytan olarak gösterir.

İnadın diğer bir özelliği de kendi fikrini çürüten kuvvetli bir delili vehim gibi zayıf görürken, kendi fikrine azıcık işaret eden vehimleri de kuvvetli bir delil gibi algılar ve ona sıkı sıkı yapışır.

Kendi batıl düşünce ve inancına hüsnüzanla bakarken, hak ve doğruya karşı da suizanla bakar. Bu sebeple "İnadın gözü kördür." denilmiştir.

Üstadımız inadı ve nerde kullanılması gerektiğini şu şekilde tarif ediyor:

"Hem meselâ, şiddetli bir inatla, ehemmiyetsiz, zâil, fâni umurlara karşı hissiyatını sarf eder. Bakar ki, bir dakika inada değmeyen bir şeye bir sene inat ediyor. Hem zararlı, zehirli bir şeye inat namına sebat eder. Bakar ki, bu kuvvetli his böyle şeyler için verilmemiş; onu onlara sarf etmek, hikmet ve hakikate münâfidir. O şiddetli inadı, o lüzumsuz umur-u zâileye vermeyip, âli ve bâki olan hakaik-i imaniyeye ve esâsât-ı İslâmiyeye ve hidemât-ı uhreviyeye sarf eder. O haslet-i rezile olan inad-ı mecazî, güzel ve âli bir haslet olan hakikî inada, yani hakta şiddetli sebata inkılâp eder."(1)

Özetle inat duygusu dünyanın önemsiz, geçici ve çabuk kaybolan işlerine değil ahiretin daimi, önemli ve yüksek işlerine sarf edilmelidir.

(1) bk. Mektubat, Dokuzuncu Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...