Block title
Block content

İnsana “hata görmeme, methetme” duygusu niçin verilmiştir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nefs-i emmaresine tâbi olan insan:

“Mâbuda lâyık bir tarzda nefsini metheder. Mâbuda lâyık bir tenzih ile nefsini meayibden tenzih ve tebrie eder. Elden geldiği kadar kusurları kendine lâyık görmez ve kabul etmez.”(1)

hatasına düşer. Bu ibretli sözlerin devamında, insanın yaratılışına Allah’ı hamd ve tesbih için konulan cihazat ve istidadın yanlış kullanılmasıyla bu büyük hataya düşüldüğü ibret nazarımıza sunulur. Bu harika bir tespittir.

- İnsan niçin hiçbir hatayı kendi üzerine almaz da nefsini yanlışlardan, kusurlardan arı ve duru göstermek ister?

Bu hata insan ruhundaki bir istidadın yanlış kullanılmasının neticesi. Onun asıl yeri, "tesbih", yâni, Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih etmek.

Ve yine insan niçin kendini metheder durur? Burada da yine bir mânevî cihazın yanlış kullanılması söz konusu. Onun asıl yeri de “tahmid”, yâni, Allah’a hamd etmek, O’nu kemal sıfatlarla tavsif etmek. Bütün güzellikleri, bütün üstünlükleri ve bütün nimetleri O’ndan bilmek.

İşte nefis bu iki mühim cihazını yanlış kullanmakla büyüklenir, haddini tecavüz eder. Ona haddini bildirmek üzere namaz tesbihatının bir üçüncüsü devreye girer: "Tekbir". Mü’min, Allah’ın büyüklüğünü her yâd edişinde, kendi nefsinin de küçüklüğünü ilân etmiş olur.

Bu üç zikir, yâni tesbih, hamd ve tekbir diğer nice hikmetleri yanında aynı zamanda büyük bir nefis terbiyesidir.

Demek ki, bize durmadan kötülüğü emreden nefse, biz de tesbih ile kusurunu, hamd ile noksanını ve tekbir ile aczini hatırlatıp duracağız. Nefis böylece terbiye göre göre, kendi hatalarını görmeye başlayacak, bizim zikrimize o da iştirak edecektir. Böylece terakki için ilk ve en önemli adımını atmış olacak ve bu terakki yolculuğu. “Rabbi ondan o da Rabbinden razı” oluncaya kadar devam edecektir.

“Ey nefs-i mutmainne, o senden sen de O’ndan razı olarak Rabbine dön. Razı olduğum kullarımın arasına gir ve cennetime dahil ol.” (Fecr, 89/27-30)

Ne gariptir ki, bu en yüksek şerefe ve en ileri dereceye nefs-i emmare karşı çıkmakta ve azap yurduna, belâ beldesine doğru koşar adımlarla yol almaktadır.

(1) bk. Sözler, Yirmi Altıncı Söz, Zeyl.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zeyl, Birinci Hatve | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 5690 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...