"İnsandaki şedit, sarsılmaz daimî olan aşk-ı beka ve şevk-i ebedîyet ve amal-i sermediyet bilbedahe işareti ve delaleti ile bu âlem-i faniden sonra bir âlem-i baki..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Nur Külliyatı'nda geçen, “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.” ve “Sual ve cevap, dâi ve sebep ikisi de Hakk'tandır.” cümleleri bize şu dersi verir:

Cenâb-ı Hak, insana ana rahminde mide vermiş, bu dünyada ise onun ihtiyacı olan rızıkları yaratmıştır. Keza, insana o âlemde göz takmış, bu âlemde ise onun imdadına koşacak Güneş'i ve sair ışık kaynaklarını yaratmıştır.

Beden için nice örneklerini verebileceğimiz bu hakikat, ruh için de geçerlidir. Bedene hikmetsiz hiçbir organ takılmadığı gibi, ruha da hikmetsiz hiçbir duygu, his ve latife takılmamıştır. Bu hislerden birisi de “ebedî yaşama isteği” olarak özetleyebileceğimiz “aşk-ı beka ve şevk-i ebedîyet”tir. Bu hissi, insan ruhuna takan Allah, onun cevabı olan “ebedî âlemi” de insan için yaracaktır ve yaratmıştır.

"İnsanın fıtrat-ı zîşuuru olan vicdanı, saadet-i ebediyeye bakar, gösterir. Evet, kim kendi uyanık vicdanını dinlerse 'Ebed!.. ebed!' sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek o vicdan, o ebed için mahluktur." (Sözler, 29. Söz, İkinci Maksat)

"... insanın ebede uzanmış emelleri ve kâinatı ihata etmiş efkârları ve ebedî saadetlerinin enva'ına yayılmış arzuları gösterir ki; bu insan ebed için halkedilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misafirhanedir ve âhiretine bir intizar salonudur." (bk. age., 10. Söz, On Birinci Hakikat.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.865
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...