"İnsanın mahiyet ayinesi" ifadesini açar mısınız?
Değerli Kardeşimiz;
"... ehadiyet ve samediyet-i İlahiye, her bir şeyde, hususan zihayatta, hususan insanın mahiyet ayinesinde bütün esmasıyla bir cilvesi olduğu gibi, vahdet ve vahidiyet cihetiyle dahi, mevcudatla alakadar her bir ismi, bütün mevcudatı ihata ediyor." (Lem'alar, On Dördüncü Lem'a, İkinci Makam.)
Mahiyet; kelime manasıyla, bir şeyin “ne olduğu” manasına gelir. İnsanın mahiyeti, kâinatın küçültülmüş bir hulasasıdır. Kâinatın umumunda azametle tecelli eden isimler insan mahiyetinde de tecelli etmiştir. İnsana "küçük kâinat" denilmesinin sebebi de bu yüzdendir.
İnsanın küçük bir kâinat olması, İstanbul’un her mahallesini ve ilçesini gösteren bir harita ile İstanbul’un bizatihi kendisi arasındaki ilişki gibidir. İnsan mahiyeti de bütün kâinatı gösteren bir harita gibidir. Her insan kâinatı aklıyla ihata edip okuyamaz, ama kendi mahiyetine bakıp Allah’ı bütün isimleri ile tanıyabilir. İnsanın mahiyet aynası böyle bir hususiyete sahiptir. Mesela, insan kudretin ne olduğunu kendisine ihsan edilen cüz’i bir kuvvetle bilir, sonra “merkezden muhite” geçerek bütün âlemleri yaratan, tanzim ve idare eden sonsuz kudrete iman ve marifet ile muhatab olur. Bu konunun geniş ve harika bir izahı Otuzuncu Söz olan "ene bahsi"nde yapılmıştır.
Allah, varlığını ve birliğini en küçük bir mahlukun üzerinde gösterdiği gibi, bütün kâinatın üzerinde de göstermiştir. En küçük mahlukun üzerindeki tevhid mührü ehadiyet ile ifade edilirken, bütün kâinatın üzerindeki tevhid mührü vahidiyet ile ifade edilmiştir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü