"İnsanın zaaf ve aczini ve fakr ve ihtiyacını, bir Kadîr-i Rahîme tevekkül ile tedavi eder. Hayat ve vücudun yükünü Onun kudretine, rahmetine teslim edip, kendine yüklemeyip, belki kendisi o hayatına ve nefsine biner..." izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsan çiğneyip yuttuğu bir lokmanın midede parçalanıp hücrelere taksiminden acizdir. Yapacağı tek şey beklemektir. Keza insan gece uyandığında sabahın bir an önce gelmesini istese de elinden bir şey gelmez. Yapacağı tek şey yine beklemektir.

Tarlaya tohumları ektikten sonra evine döndüğünde de onların açılması, büyümesi hususunda da ona bir vazife düşmez. Yapacağı tek şey beklemektir.

Saydığımız bütün beklemeler tevekkülü ifade eder. Yani, birisinin o işleri yaptığını biliriz de rahat ederiz. İnanan insanlar bu bekleyişlerin Allah’a tevekkül olduğunun şuurundadırlar. İnanmayanlar da beklerler ama kimden beklediklerinden habersizdirler.

Kendi irademizle işlediğimiz ve ihtiyarî fiiller dediğimiz işler çok azdır. Gerek kendi bedenimizde gerek haricî âlemde irademiz dışında meydana gelen ve hepsine muhtaç olduğumuz işler ise sayılmayacak kadar çoktur. Bütün bu işleri, “bir Kadîr-i Rahîm” yapmaktadır. O’na iman ve tevekkül eden insan, “hayat ve vücudun yükünü Onun kudretine, rahmetine teslim edip” rahat eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...