"İşârâtü’l-İ’câz’ın bir sahifesine dikkat ettik; satırların başında bütün hurûfât ikişer ikişer olup, harika bir intizamla hurufatın vaz edildiğini gördük..." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Evet, Kur’an’dan tereşşuh eden İşaratü’l-İ’caz ve Risale-i Haşir’de kat’î bir işaret hissettim. Emsalleri bulunsun, bulunmasın bence bir keramet-i Kur’aniyedir. İşaratü’l-İ’caz’ın bir sahifesine dikkat ettik, satırların başında bütün hurufat ikişer ikişer olup hârika bir intizam ile hurufatın vaz’edildiğini gördük. Onuncu Söz’de medar-ı tevafuk 3, 4, 5, 6 rakamları, her birisi on üçte ittifakları; o on üçün de Altıncı ve Sekizinci, mahrem Dördüncü Remizlerde mühim bir esrar anahtarı olduğunu gördük. Bunda şüphemiz kalmadı ki kâğıt üzerinde daima kalacak bir keramet-i Kur’aniyedir, bir ikram-ı İlahîdir ve doğrudan doğruya, risalenin ve iman-ı haşrin tasdikine bir imza telakki ettik..."(1)
İşaratü'l-İcaz ve Onuncu Söz'ün ilk matbu nüshalarında Üstadımız satır başlarında ve sonlarındaki harfleri saymış. Her sayfada bunları not almış. Kitabın tamamında da bu adetlerin tevafuklarını Rumuzat-ı Semaniye'de anlatıyor. Rumuzat-ı Semaniye yakında Envar Neşriyat'ta neşredilecek. Orada daha tafsilatlı görülebilir.
Sizin sorduğunuz parçada İşaratü'l-İcaz'da satır başlarındaki harflerin ikişer geldikleri sayfa ile Onuncu Söz'ün sayfalarında satır başındaki eliflerin 4 ve 5 adetlerinin bütün kitapta 13 defa olduğuna dair notların sayfalarını misal olarak aşağıda arz ediyoruz.
(1) bk. Barla Lâhikası, 131. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Allah razı olsun
Buradaki tevafukatı açarmısınız ayrıca bu tevafukat neye delil oluyor
Bu sayfalardaki metinler, Osmanlı Türkçesi ile yazılmış ve metin içerisinde kırmızı mürekkeple daire içine alınmış noktalar bulunmakta. Bu noktalar, genellikle tevafukları yani kelimelerin, harflerin veya lafızların belirli bir düzende, alt alta, sırt sırta veya karşılıklı sayfalarda denk gelmesini işaret etmektedir.
Öncelikle, tevafuk kelimesinin genel manasını ve metinlerdeki kullanımını açıklayalım:
Tevafuk Nedir?
Tevafuk (تَوافُق), kelime anlamı olarak "uygun gelme, denk gelme, birbirine uyma" demektir. Ancak, özellikle İslami ve Risale-i Nur külliyatı bağlamında kullanıldığında, "rastlantı" veya "tesadüf" ile açıklanamayacak derecede güzel, manidar ve İlahi bir kasıt/irade ile birbirine denk gelen düzenlemeleri ifade eder
Bu Metindeki Tevafuklar:
Bu eserlerde ve özellikle "Tevafuklu Kur'anlar"da, başta Allah lafzı olmak üzere bazı anahtar kelimelerin (gibi: Rab, Kur'an, Resul) belli bir mimari düzen içinde alt alta, üst üste veya sayfalar arasında sırt sırta gelmesi çokça görülür ve bu özel durumlar kırmızı dairelerle işaretlenir.
Metinlerdeki Kırmızı Noktalar:
Bu kırmızı noktalar (daireler), metni yazan veya düzenleyen kişinin (Genellikle Ahmed Hüsrev Altınbaşak ve talebelerinin hazırladığı nüshalarda görülür) o sayfada tevafuk eden kelimeleri işaretlemek için kullandığı bir sistemdir.
İşaretlenen kelimeler genellikle Allah, Rab, Kur'an, Nur, Resul gibi anahtar kelimelerdir. Örneğin, bir sayfadaki tüm "Allah" lafızlarının bir kısmı veya tamamı dikey bir sütun halinde alt alta denk geliyorsa, bu tevafuk kırmızı dairelerle gösterilir.
Bu Tevafukat Neye Delil Oluyor?
Bu kadar çok kelimenin, hele ki Kur'an'ın sayfa ve satır düzeni değiştirilmeden, kusursuz bir şekilde bu denli intizamlı (düzenli) bir araya gelmesinin insan fikri veya tesadüfle açıklanamayacağı, bunun ancak bir Sani-i Hakîm'in (Her şeyi hikmetle yapan sanatkarın) bilinçli bir tanzimi (düzenlemesi) olduğu anlamına gelir.
Kur'an-ı Kerim'in sadece manevi ve lafzi değil, aynı zamanda yazı ve diziliş (hattî) yönünden de mucizeli olduğunu gösteren bir nüktedir.
Gözle görülebilir bu görsel intizam, manayı anlamakta zorlanan veya o dönemin inkarcılarına karşı, "Bu kitap tesadüf eseri değildir, her şeyiyle hikmetli ve düzenlidir" diyerek iman hakikatlerini ispat etmeye ve takviye etmeye yarayan bir delil olarak sunulur.
Özetle gördüğünüz sayfalar, belirli kelimelerin düzenli ve manidar bir şekilde denk geldiğini gösteren tevafukat işaretlerini taşımaktadır. Bu tevafukatlar, metnin (veya Kur'an ise Kur'an'ın) sıradan bir eser değil, ardında büyük bir intizam ve İlahi bir kasıt bulunan, mucizevi yönleri olan bir eser olduğuna delildir.
Buradaki tevafukatlara biraz örnek verebilirmisiniz