"İstanbul’da bir iki sene gafletle siyasete karıştığından, bunu 'Dünyanın ölümü' diye tasvir eder." ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Said Nursî, İstanbul’da iken kazandığı ehemmiyetli şan u şerefin, kalın bir uykudan ibaret sakîl bir rüya-yı muvakkat, bir sersemlik olduğunu söyler. Ve İstanbul’da bir iki sene gafletle siyasete karıştığından, bunu 'dünyanın ölümü' diye tasvir eder. Bu münasebetle, 'Eski Said, Yeni Said' diye iki şahsiyet bulunduğunu ve bu şahsiyetlerin birbirinden ayrı olduklarını söyler. Sonra, dokuz adet birincide yirmi kadar risale bulunan mecmuasının sonunda, Isparta’da Risale-i Nur şakirtlerine yazılan mektubun içinde, siyasete tenezzülün hatâ olduğunu söyler.(1)

Üstadı mahkûm etmek isteyen menfi mihraklar, O’nun her sözünden ve her hareketinden bir mana çıkarmaya ve cezalandırmaya çalışıyorlar. Bu cümle de bunun bir delilidir. Şöyle ki;

Siyasete bulaşmak, siyasetle meşgul olmak, aklı ve kalbi siyasette boğdurmak yani aklı ve kalbi siyasetin gevezesi haline getirmek, insanın manevî dünyasının ölmesi demektir.

Üstadımız bir iki sene meşgul olduğu siyaseti beyhude, boş, abes ve ehemmiyetsiz yani ölü olarak görüyor. Zaten paragrafın devamındaki cümlenin sonunda da buna işaret ediliyor.

Siyaset, âlemi karanlığa çeken bir girdap gibidir. Bu girdaba kapılan manevî dünyasını öldürür. Üstad gibi bir şahsiyet bu girdaptan çekinirken, bizim gibilerin yüz defa çekinmesi ve titremesi gerekiyor.

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 4. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
4
Okunma sayısı : 1.084
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...