"Rabbü’l-Erbab olan Allah’ı anlatmak, topraktan halk olunan insanın haddine mi düşmüştür?" İzah eder misiniz? "Allah'ı anlatmak" derken asıl manası nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

مَا لِلتُّرَابِ وَلِرَبِّ اْلاَرْبَابِ

“Rabbü’l-Erbab olan Allah’ı anlatmak, topraktan halk olunan insanın haddine mi düşmüştür?” (Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a, Yedinci Nükte)

Bu cümlede ayet ve hadisler ışığında tevhidi ve imanı diğer insanlara tebliğ etmek, anlatmak ve tanıtmaktan bahsedilmiyor. Çünkü imanın altı esasını diğer insanlara tebliğ edip anlatmak, her müminin temel bir vazifesi asli bir görevidir. Gerek sahabe gerek tabiin ve onları takip eden salih insanlar, hepsi Allah’ı Kur’an vesilesi ile anlatıp tanıtmışlar.

Burada insanın vahye yüz çevirip kendi kısır ve kısıtlı salt aklı ile Allah’ın zatına bir tarif getirmek ya da sadece kalp ve sezgiye dayalı keşifler ile Allah hakkında ileri geri konuşmak bir hadsizlik bir cüretkârlık olarak ifade ediliyor. Yani insan vahiyden bağımsız, salt aklı ve sezgisi ile Allah hakkında ahkâm kesemez. Onun zatı, sıfatları ve isimleri hakkında kesin bir yargıda tarifte bulunamaz, bu insanın haddine değildir.

Hadislerde şöyle buyurulur:

“Yaratıkları düşünün, Yaratanı(n zatını) düşünmeyin. Çünkü onun kadrini hakkıyla takdir edemezsiniz.” (Kenzu’l-Ummal, h. no: 5706).

“Allah’ın zatını düşünmeyin, onun nimetlerin düşünün.” (Mecmau’z-Zevaid, 1/81; Kenzu’l-Ummal, h. no: 5707).

Allah’ı en güzel en sağlam en sağlıklı ve en doğru şekilde yine Allah tarif edebilir ve bu semavi dinler ve kitaplar vesilesi ile olur. Yoksa Allah’ı anlatmak ve tarif etmek, topraktan halk olunan insanın haddine değildir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Allah'ın yarattıkları hakkında düşünün, Allah'ın zatını düşünmeyin, anlamındaki hadisi nasıl anlamalıyız?

- Allah'ın zatını düşünmemekle ilgili hadisler hakkında bilgi verir misiniz?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...