"İşte, göz önünde her vakit gördüğümüz bu had ve hesaba gelmeyen yeni yeni hayatlar ve hayatların asılları ve zâtları olan ruhlar, birden ve hiçten vücuda gelmeleri ve gönderilmeleri,.." Burayı ruh ile hayat farkına değinerek izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, göz önünde her vakit gördüğümüz bu had ve hesaba gelmeyen yeni yeni hayatlar ve hayatların asılları ve zâtları olan ruhlar, birden ve hiçten vücuda gelmeleri ve gönderilmeleri, bir Zât-ı Vâcibü’l-Vücud ve Hayy-ı Kayyûmun vücub-u vücudunu ve sıfât-ı kudsiyesini ve Esmâ-i Hüsnâsını, lemeâtın güneşi gösterdiği gibi gösteriyorlar."

Dünyada iki büyük nehir aralıksız akıyor: Hayat ve ölüm nehirleri.

Dünyada üç milyonu aşkın olduğu söylenen canlı türleri içerisinde sadece insan nev’inde her dakika 270 doğum gerçekleştiği söyleniyor. Bu hayatlar “birden ve hiçten” vücuda geliyorlar. Her şeyiyle cansız olan şu muhteşem kâinattan canlıların yaratılması ancak Hayy (hayat sahibi) ve Muhyi (hayatı veren) olan Allah’ın kudret ve iradesiyle gerçekleşir ve bu iş zamansız meydana gelir. Mesela; insan ruhu hiçbir sebebe bağlı olmaksızın, ibda yoluyla, doğrudan yaratılır, bedeni ise ana rahminde inşa yoluyla dokuz ayda dünyaya gelecek hale ulaşır.

Bu birinci cümlede, çok sorulan bir sualin de cevabı verilmiş oluyor: Hayat ve ruh aynı şey mi? sualine cevap olarak hayatın ruha ait bir sıfat olduğu ifade ediliyor.

Gündüz vakti her tarafı dolduran ışığın güneşten gelmesi misâli, yeryüzünün her tarafına yayılmış ve dağılmış sayısız canlılar da Muhyi isminin ziyasıyla parlarlar. Güneşi kabul etmeyen bir insanın bütün ışıkları inkâr etmesi gerekeceği gibi, Hayy ve Muhyi olan Allah’ı kabul etmeyen bir insanın da bütün canlıları inkâr etmesi gerekir. Zira ziya güneşsiz olmadığı gibi, canlılardaki hayat sıfatı da Muhyi’siz olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...