"İşte, hiç görülmeyen ve hâlâ görünmüyor o ağaca dair biri çıksa, perde üstünde onun her bir âzasına mukabil bir resim çekse, bir hudut çizse... O ressam bütün o gaybî ağacı gayb-âşinâ nazarıyla görür, ihata eder, sonra tasvir eder." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İşte, hiç görülmeyen ve hâlâ görünmüyor o ağaca dair biri çıksa, perde üstünde onun herbir âzasına mukabil bir resim çekse, bir hudut çizse; daldan meyveye, meyveden yaprağa bir tenasüple bir suret tersim etse ve birbirinden nihayet uzak mebde’ ve müntehâsının ortasında uzuvlarının aynı şekil ve suretini gösterecek muvafık tersimatla doldursa, elbette şüphe kalmaz ki, o ressam bütün o gaybî ağacı gayb-âşinâ nazarıyla görür, ihata eder, sonra tasvir eder."(1)

Yaratılmış her şeyi bir ağaç olarak düşünelim. Bu ağacın ilk başlangıcı milyarlarca yıl öncesine giderken en son ucu ise cennet ve cehennemle sonsuzluğa uzanıyor.

Bu ağacın başı ve sonu arasında arş, kürsi, galaksiler, gezegenler, dünya, cennet, cehennem, mahşer, kabir, sırat ve sayısız ve sınırsız âlemler bulunuyor.

İnsan açısından bu ağacın çok büyük bir kısmı gaybî, yani gözle görünmüyor. Öyle ki insanoğlunun aklı ve ilmi bu ağacın bütününü anlamak bir tarafa kısacık beş on bin yıllık insanlık tarihinin bile doğru tabir etmekten acizdir. Yazının icadından önceki dönemler karanlık dönem olarak kabul ediliyor.

Bir ressam bu yaratılış ağacını başından sonuna kadar özetleyen doğru, insicamlı, mütenasip, eksiksiz bir resim çizse, bu resmi çizen ressam hakkında ne deriz? Elbette şüphe kalmaz ki, o ressam bütün o gaybî ağacı her şeyiyle görür, ihata eder, sonra çizer.

Yaratılış ağacını tasvir ve tarif etme konusunda iki rakip kaynak var. Birisi, beşerî aklı temsil eden felsefe; diğeri ise vahyi temsil eden Kur’an. Felsefe gücünü insan aklından alırken, Kur’an ise gücünü Allah’ın sonsuz ilminden alıyor.

Kur’an yaratılış ağacını başından sonuna kadar doğru, tutarlı, uyumlu ve eksiksiz bir şekilde tasvir ederken; felsefe ise, bu ağacın sadece görünen maddî kısmını (onu da tam ve ihatalı bir şekilde ortaya koyamıyor) yarım yamalak tarif etmeye çalışıyor.

Bu noktadan bakıldığında felsefe zifiri karanlık bir gecede bir ışık böceği iken, Kur’an ise her şeyi eksiksiz aydınlatan bir güneş gibidir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Üçüncü Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...