İstidat lisaniyle yapılan duayı açar mısınız? Dua bir fiildir, dua edenin de cüz’î iradesi olması lazım değil mi? İradesi olmayan varlıklarda istidat söz konusu olabilir mi?

Soru Detayı

- "Allah bizzat tasarruf ediyor." demek daha uygun olmaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir kayısı çekirdeği, istidat lisanı ile Allah’tan kayısı ağacı olmak için dua ediyor. Bir yumurtası civciv olmak için istidat lisanıyla dua ediyor. Aynı şekilde insan da fıtratında olan istidatlarını inkişaf ettirmek için gayret gösterir, elinden geleni yaparsa, Allah’tan taleb ederse, ekseriya geri çevirmez.

Her insan istidadının icabına göre talep etmelidir. Kabiliyetinin olmadığı bir sahada taleb ederse, ona nail olmaz. Kayısı çekirdeği erik olmadığı gibi, mesela resim yapma kabiliyeti olmayann kişi de ressam olamaz.

Yalnız bazen tohum ve yumurtalar çoklukla icad edilir, ama bir kısmı maksada ulaşmadan arada başka hikmete binaen telef olur. Bir tohum ya da yumurtanın istidat dili ile dua etmesi ve bunun kabul edilmesi İlahî irade ve hikmete bakar. Şayet ilahi irade ve hikmet uygun görürse maksada ulaşır, uygun görmez ise ulaşamaz. Bu insan da dâhil bütün türler için geçerlidir.

Mesela, balık bir defada milyonlarca yumurta bırakıyor, şayet hepsi balık olsa denizdeki muvazene bozulur. Bu yüzden Allah hikmeti icabı o yumurtaların bir kısmını balık yapıyor büyük kısmını ise başka türlere besin ve rızık ediyor.

Yani isminin şu veya bu olması bu ince manayı değiştirmiyor. Siz buna ilahi tasarruf da diyebilirsiniz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 10.030
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

bugrahan1

Allah razı olsun ! anlaşıldı

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
İnsan vücudun daki 100 trilyon hücrenin her birisinin de iradesi yok.Onlarda rızıklanıyor.Hakikatte insan da 100 trilyon hücreye malik değil zaten.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ahmet sabri

Elma ağacının çekirdeğinde elma ağacı olma istidadı vardır. Allah onu o istidatta yaratmıştır. Yani elma ağacı istidadına muvafık olarak lisanı haliyle Allah'a yalvarıyor, bu ilk parağrafı açıklıyor; hemen akabindeki parağrafta ise Allah, elma ağacının istidad lisanıyla yaptığı duaya cevaben suyu, havayı, toprağı, güneşi vb bütün unsurların bir araya getirerek o çekirdeği ağaca çeviriyor. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
bakiduman

Kainatta,üstadımızın ifadesiyle iki tip şeriat vardır;

Birisi irade sıfatından gelen şeriattır ki,tabiat kanunları denilen kanunlar örneğin suyun kaldırma kanunu,yer çekimi kanunu gibi kanunlar hep bu irade sıfatından gelen tekvini şeriattır.Aynı zamanda çalışmak,sabretmek de bu tekvini kanunlara girer.

İkinci şeriat ve kanunlar ise, kelam sıfatından gelen namaz kılmak,oruç tumak,içki içmemek gibi emir ve nehiylerdir.Bu iki şeriat arasındaki hükümler birbirinden farklıdır.örneğin,Cenabı Hakkın dünyada koyduğu yer çekimi kanununa isyan eden bir adam kendini bir apartmanın tepesinden aşağıya atsa ya ölür ya da sakat kalır ve cezası hemen verilir oysa bir insan, kelam sıfatından gelen bir emre,vahiy yoluyla gelen bir kanuna isyan etse örneğin, namazı terk etse,ramazan ayında oruç tutmasa cezası hemen verilmez ekseriya ahirete bırakılır.

Örneğin bir öğrenci,derslerine çalışsa kim olursa olsun, ister kafir olsun ister müslüman olsun Cenabı Hakkın irade sıfatından gelen kanunlarına itaat ettiğinden dolayı dünyada mükafatını görür.kim ki ders çalışmaz tembellik ederse de dünyada başarısızlıkla cezasını  hemen görür.Yine üstadımızın ifadesiyle;sabrın sonu zaferdir.işte kainattaki istidat ve ihtiyacı fitri lisanıyla yapılan tüm bu dualar irade sıfatından gelen bu tekvini şeriata bakıyor.Örneğin,bir kafir doktor,basit ameliyatlardan sonra bile ölen hastaları için bir çare arar ve gece gündüz çalışırsa ihtiyacı fitri lisanıyla yaptığı o duayı Cenabı Hak kabul eder o adamın kafirliğine bakmaz ve küf denilen mantarların arasından penisilin denilen o hazineyi dünyada ona verir.DUA  kelime anlamı olarak çağırmak,yardım istemek demektir.kim ki Allahın İrade sıfatından gelen bu şeriata (veya daha iyi anlaşılsın diye söylüyorum bu tekvini dine)uyarsa ister canlı olsun ister cansız olsun,ister şuurlu olsun ister şuursuz olsun,ister kafir olsun ister müslüman olsun mutlaka çağrısına bir cevap alır.Kainatta mahlukattan sürekli olarak Cenabı Hakkın dergahına dua denilen bir yardım çağrsı yükselmektedir.

Son olarak şunu da söylemek istiyorum.Üstadımızın ifadesiyle tekvini şeriatın hamelleleri meleklerdir.Vazifeleri,şuursuz denilen mahlukatın ibadet ve tesbihatlarını şuurkarane sürekli Cenabı Hakka takdim ederler.Şuursuz zannettiğimiz her mahlukun kendisine şuurkarane nezaret eden bir meleki müekkeli vardır.Bu yüzden şuursuz mahlukatın şuursuz duaları diye bir şey yoktur.Sayılarını sadece Allahın bildiği meleklerin duaları vardır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...