Block title
Block content

Birinci Zeyl, Birinci Nükte

İçerikler

  1. "Dua bir sırr-ı azîm-i ubûdiyettir." cümlesini izah eder misiniz?

  2. "Madem Cenab-ı Hak, ben dua ettiğimde benim duama değil, diğer hikmetlere göre duamı kabul ya da reddediyor. O zaman benim dua etmemin hiçbir önemi yoktur." diyen birisine, Risaleler bakışıyla ne cevap verebiliriz?

  3. "Meselâ su, hararet, toprak, ziya, bir çekirdek etrafında bir vaziyet alarak, o vaziyet bir lisan-ı duadır ki, 'Bu çekirdeği ağaç yap, yâ Hâlıkımız.' derler..." Bu ifadeleri izah eder misiniz?

  4. Dua bir ubudiyettir, Allah rızası için yapılır. Yoksa, amaca ulaşmak için değil. O zaman biz birilerinden dua isterken de onun ibadet etmesini niyet ederek mi istemeliyiz?

  5. Hayır Allah'ın seçtiğindedir. Bizim için dua etsek de etmesek de muhakkak hayrı verecektir. Bizim dua etmemizin ne anlamı olabilir? Risaleler ışığında bir cevap bekliyorum.

  6. İstidat lisaniyle yapılan duayı açar mısınız? Dua bir fiil olduğundan, dua edenin bir cüz-i iradesi olması lazım değil mi? Cüz-i iradesi olmayan varlıklarda istidat nasıl söz konusu olabilir? "Allah bizzat tasarruf ediyor." demek daha uygun olmaz mı?

  7. Mana olarak "Sebeplerin bir araya gelmesi, neticenin meydana gelmesi için duadır." deniyor Yirmi Dördüncü Mektup'ta. Tüm sebepler mevcut olmasına rağmen, sonucun yine de elde edilemediği duruma örnek ya da örnekler verir misiniz?

  8. Yirmi Dördüncü Mektup'un Birinci Zeyl'inde Üstad duanın kabulu için üç madde saymış. Hadis ve ayetlerde böyle bir sınırlama görmedim, duymadım. Allah Teâlâ'dan her şey istenebilir. Bunu nasıl anlamalıyız?

  9. "İkinci nevi dua: İhtiyac-ı fıtrî lisanıyladır ki, bütün zîhayatların iktidar ve ihtiyarları dahilinde olmayan hâcetlerini ve matlaplarını ummadıkları yerden, vakt-i münasipte onlara vermek için, Hâlık-ı Rahîmden bir nevi duadır..." Bu duaya örnek verir

  10. "Lisan-ı istidatla ve lisan-ı ihtiyac-ı fıtrî ile olan dualar dahi, bir mâni olmazsa ve şerâit dahilinde ise, daima makbuldürler." cümlesini izah eder misiniz; "mani olmazsa" ve "şerait dahilinde ise" ne demektir?

  11. "Safi, hâlis kalbin lisanıyla ise, ekseriyet-i mutlaka ile makbuldür." Samimi olan herkes için geçerli mi bu, yoksa sadece ehl-i imanı mı kapsıyor?

  12. "Terakkiyat-ı beşeriyenin kısm-ı azamı ve keşfiyatları bir nevi dua neticesidir." ifadesinde, tamamı yerine, kısm-ı azamı ifadesi niye tercih edilmiş olabilir?

  13. "Ya istidat lisanıyladır... Veya ihtiyac-ı fıtrî lisanıyladır... Veya lisan-ı ıztırariyle bir duadır... Bu üç nevi dua, bir mâni olmazsa, daima makbuldür." İzah eder misiniz, bu duaların kabulü tevhidi nasıl ispat eder?

  14. Dersine çok çalışan birisi fiili duayı yaptığı için muvaffak olur, hal böyle olunca kafirler Allah'a ihtiyaç hissetmiyorlar ki dua etsinler?..

  15. İhtiyacı Fıtri Lisanı ile Dua Ne Demektir?

  16. İnsanın fiili duası yeterli olmazsa, kavli duasının önemi pek yoktur diyebilir miyiz? Ayrıca insan âciz yaratıldığı için, duanın meydana gelme şartlarının hepsini sağlayamıyor. Sonuca razı olup "Hakkımda hayırlısı buymuş." demek ne kadar doğrudur?

Yükleniyor...