"Kur'an-ı Hakîm'de ehl-i dalalete karşı azim şekvaları ve kesretli tahşidatı ve çok şiddetli tehdidatı" neden belagat, itidal ve istikamete münasip değil, soruları açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sorunun birinci kısmında, "Kur’an’ın binlerce ayeti ile ve sürekli bir şekilde kâfirleri şikâyet etmesinin ve onları büyük bir azap ile tehdit etmesinin hikmeti ve sırrı ne olabilir?" denilmiş oluyor.

Sorunun ikinci kısmı: Kâfirlerin ve şeytanların yaptıkları işler ve fiiller, çok basit, ehemmiyetsiz ve gayet cüzidir. Ama Kur’ân'da bunlara karşı büyük tehditler yapılıyor ve elim bir azapla korkutuluyor. Aciz bir adamı tutuklamak için iki polis göndermek yeterli iken, bir tabur asker gönderildiğini düşünelim. Şeytan ve kâfirler burada aciz adam, Kur’an ayetlerindeki tehdit ve ikazlar ise, bir tabur asker gibidir. "Acaba Allah’ın böyle bir üslup kullanmasındaki hikmet nedir?" diye soruluyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 6.408
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Gayretokur

Kur'anın şekva ,tahşidat ve tehdidatına dair ayetlerden misaller verebilirmisiniz

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Allah’ın mescitlerinde O’nun isminin anılmasını engelleyen ve ibâdet yerlerinin harap olmasına çalışandan daha zâlim kim olabilir! Böylelerinin, oralara korku içinde girmekten başka bir hakkı olamaz. Onlara dünyada bir rezillik, âhirette de büyük bir azap vardır.” Bakara, 114

Onlar, lânete uğramış olarak cehennemde ebediyen kalacaklardır. Azapları asla hafifletilmeyecek, geciktirilmeyecek ve kendilerine özür dilemeleri için mühlet de verilmeyecektir.” Bakara, 162

Allah’ın dâveti karşısındaki tavırları itibariyle kâfirlerin hâli, tıpkı çobanın çağrısını duyduğu halde, bu sözleri mânasız bir ses ve gürültü olarak algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü akıllarını kullanmazlar.” Bakara, 171

Bu kâfirlerin hâli, tıpkı Firavun hânedânı ile daha önceki kâfirlerin hâline benzer. Onlar da, âyetlerimizi yalanlamışlardı da Allah onları günahları sebebiyle kıskıvrak yakalamıştı. Allah’ın cezalandırması pek şiddetlidir.” Al-i İmran, 11

Şüphesiz ki inkâr edenleri, ne malları ne de çocukları, Allah’ın azabından hiçbir şekilde kurtaramayacaktır. Onlar ateşin yârânı ve yoldaşlarıdır; hem de orada sonsuza dek kalacaklardır.”Al-i İmran, 116

Yoksa hayatı boyunca günah işleyip işleyip de, nihâyet kendisine ölüm gelip çattığında: “Ben şimdi tevbe ediyorum” diyenlerin ve kâfir olarak ölenlerin tevbeleri kabul edilmeyecektir. Biz, böyleleri için can yakıcı bir azap hazırladık.” Nisa, 18

Âyetlerimizi inkâr edenleri pek yakında korkunç bir ateşe sokacağız. Onların derileri kızarıp kavruldukça, yerlerini başka derilerle değiştireceğiz ki, azabı hiç aralıksız tatmaya devam etsinler. Şüphesiz ki Allah, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır.” Nisa, 56

Evet, o inkâr edenleri ve zulmedenleri Allah ne bağışlayacak, ne de onlara bir kurtuluş yolu gösterecektir.” Nisa, 168

Tahşidat bir konu hakkında ziyade sarf-ı kelam etmek anlamına gelir ki; Kur'an'da kafirler hakkında binlerce ayet buna birer örnektir, yukarıda vermiş olduğumuz ayetler de tahdit ve şekva için kafidir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...