Sinan YILMAZ

Sitedeki Yazıları

  1. " اَلرَّحِيمِ de fiilî olan sıfat-ı gayriyeye imadır." cümlesini izah eder misiniz?

  2. " اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ne gayr olan sıfat-ı seb’aya remizdir. Zira Rahman ‘Rezzak’ manasınadır. Rızık, bekaya sebeptir. Beka, tekerrür-ü vücuttan ibarettir..." Devamıyla izah eder misiniz?

  3. "Âcz ve fakrınla beraber, o pek ağır hayat yükünü zayıf beline yükleyip zeval ve firak sillesi altında daim vaveyla edeceksin." cümlesini izah eder misiniz?

  4. "Âlem-i berzahta ziyadar, mûnis birer manzara olurlar." cümlesini izah eder misiniz?

  5. "Allah’a abd ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilmez." cümlesini izah eder misiniz?

  6. "Arif-i billâh âczden, mehâfetullahtan telezzüz eder... Kâmil insanlar âczde ve havfullahta öyle bir lezzet bulmuşlar ki, kendi havl ve kuvvetlerinden şiddetle teberri edip Allah’a âcz ile sığınmışlar; âczi ve havfı kendilerine şefaatçi yapmışlar." İzah?

  7. "Asr zamanındaki o zaman..." açıklar mısınız?

  8. "Bir hüceyrenin vücuda gelmesi kendisine isnat edilirse, kâinata muhit olan sıfatlar kendisinde lâzımdır." cümlesini izah eder misiniz?

  9. "Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü içtimaü’z-zıddeyn olur; o da muhâldir." cümlesini izah eder misiniz?

  10. "Bismillah her hayrın başıdır." cümlesini izah eder misiniz?

  11. "Bu alemin bir zikirhane-i Rahmân olması" meselesini izah eder misiniz?

  12. "Bu dünyanın, beşerin ve hayvanların bir talimgâhı olması" meselesini izah eder misiniz?

  13. "Bu muhtelif turukların başı ve bu cedvellerin menbaı ve şu seyyarelerin güneşi Kuran-ı Hakimdir. Hakiki tevhid-i kıble onda olur. Öyle ise en âla mürşid de ve en mukaddes üstad da odur. Ona yapıştım." İzah eder misiniz?

  14. "Bununla kâinatı tahkir edip kendisine müştekî eder." mana-yı harfi ile bakmamanın neticesi olan bu cümlenin izahını yapar mısınız?

  15. "Bütün mevcudat lisan-ı hâl ile “Bismillah” der. Öyle mi? Evet, nasıl ki görsen, bir tek adam geldi, bütün şehir ahalisini cebren bir yere sevk etti ve cebren işlerde çalıştırdı..." Devamıyla izah eder misiniz?

  16. "Bütün mevcudatın Allah Teâlâ’nın birer şirin kitabı olmasını" izah eder misiniz?

  17. "Bütün o aza ve aletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda cennet yemişleri suretinde sana verileceğine ehl-i zevk ve keşif ve ehl-i ihtisas ve müşahede ittifak etmişler." İzah eder misiniz?

  18. "Cenab-ı Hakk’ın ismi, zat-ı akdesine ayn olduğu cihetle lâfza-i celal, sıfat-ı ayniyeye işarettir." İzah eder misiniz?

  19. "Cenab-ı Hakk’ın vücub-u vücudunu ve ezeliyetini ve ihatalı sıfatlarını azametleri için kabul edemeyen adam, ya hadsiz mevcudata, belki nihayetsiz zerrelere o vücub-u vücudu ve ezeliyeti ve uluhiyyet sıfatlarını vermekle küfrünü itikat edebilir..." İzah?

  20. "Cüz’i ihtiyarinin üssü-l esası olan meyelan Maturidi’ce bir emri itibaridir, abde verilebilir. Fakat Eşari ona mevcud nazarıyla baktığı için abde vermemiştir..." cümlesini devamıyla izah eder misiniz?

  21. "Daha bunlar gibi başka aletleri ve azaları kıyas etsen anlarsın ki, hakikaten mümin cennete layık ve kâfir cehenneme muvafık bir mahiyet kesb eder." cümlesini izah eder misiniz?

  22. "Demek derd-i maişet için namazını terk eden o nefere benzer ki, talimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik eder." cümlesini izah eder misiniz?

  23. "Diğer ilaç ise, şükür ve kanaat ile talep ve dua ve Rezzak-ı Rahim’in rahmetine itimattır." İzah eder misiniz?

  24. "Diğeri, Rezzak-ı Hakikiyi itham etmek derecesinde derd-i maişete dalıp feraizi terk eden ve maişet yolunda rastgele günahları işleyen fâsık-ı hâsirdir." cümlesini izah eder misiniz?

  25. "Dokuzuncusu: Âcz ve zaafın, fakr ve ihtiyacın ölçüsüyle kudret-i İlahiye ve gınâ-yı Rabbaniyenin derecat-ı tecelliyatını anlamaktır." Dokuzuncu emri izah eder misiniz?

  26. "Eğer desen: “Tercih bila müreccih muhaldir. Hâlbuki o emri itibari dediğimiz kesb-i insanî, bazen yapmak ve bazen yapmamaktadır. Eğer mûcib bir müreccih bulunmazsa, tercih bila müreccih lazım gelir..." izah eder misiniz?

  27. "Emanette hıyanet cezasını çekeceksin. Çünkü en kıymettar aletleri en kıymetsiz şeylerde sarf edip nefsine zulmettin."İzah eder misiniz, buradaki nefisten kasıt nedir?

  28. "Emin bir halife-i arz... Göz görmemiş ve kulak işitmemiş ve kalb-i beşere hutur etmemiş... Onlara ebediyet ve bekà verdi." izah eder misiniz?

  29. "En güvendiğin salâbet ve hararet dahi emir tahtında hareket ediyorlar ki..." cümlesini izah eder misiniz?

  30. "Evet, bu kelime öyle mübarek bir definedir ki, senin nihayetsiz âczin ve fakrın; seni nihayetsiz kudrete, rahmete raptedip Kadir-i Rahim’in dergâhında âczi, fakrı en makbul bir şefaatçi yapar." cümlesini izah eder misiniz?

  31. "Evet, en parlak bir mucize-i sanat-ı Samedaniye ve bir harika-i hikmet-i Rabbaniye olan hayatı kim vermiş; yapmış ise, rızıkla o hayatı besleyen ve idame eden de O’dur." cümlesini izah eder misiniz?

  32. "Evet, insan nihayetsiz şeylere muhtaç olduğu hâlde, sermayesi hiç hükmünde bir şey... Hem nihayetsiz musibetlere maruz olduğu hâlde, iktidarı hiç hükmünde bir şey..." ifadelerini izah eder misiniz?

  33. "Evet, o Furkandır ki, şu kâinatın sahifelerinde ve zamanların yapraklarında kalem-i kudretle yazılan âyât-ı tekvîniyeyi cin ve inse ders verir." cümlesini izah eder misiniz?

  34. "Evet, o Mün’im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir." ifadesini izah eder misiniz?

  35. "Evet, tam münevverü-l kalb bir âbidi, küre-i arz bomba olup patlasa, ihtimaldir ki onu korkutmaz. Belki, harika bir kudret-i Samedâniyeyi lezzetli bir hayretle seyredecek." ifadesini izah eder misiniz?

  36. "Ey benimle bu hikâyeyi dinleyen arkadaş! Elbette anladın ki, o hâkim-i zîşan, bu kasrı şu mezkûr maksatlar için bina etmiştir. Şu maksatların husulü ise iki şeye mütevakkıftır..." İzah eder misiniz?

  37. "Fâni mal beka bulur. Çünkü Kayyûm-u Baki olan Zat-ı Zülcelâl’e verilen ve O’nun yolunda sarf edilen şu ömr-ü zail; bakiye inkılâb eder, baki meyveler verir." İzah eder misiniz?

  38. "Hakaikinin tenevvüüne işaret için, bazı mücessem hurufatını elmas ve zümrütle ve bir kısmını lü’lü ve akikle ve bir taifesini pırlanta ve mercanla ve bir nevini altın ve gümüşle yazdı." cümlesini izah eder misiniz?

  39. "Hâlbuki bütün validelerin şefkatleri, ancak bir lem’a-i tecelli-i rahmettir." cümlesini açıklar mısınız?

  40. "Hâlık-ı Zülcelalin kendi sanatının mucizeleriyle kendini zîşuura tanıttırmasına karşı hayret içinde bir marifet ile mukabele ederek سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْناَكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ dediler..." İzah eder misiniz?

  41. "Hayat-ı ebedîye esasatını ve saadet-i uhreviye levazımatını tedarik etmek için verilen akıl, kalp, göz, dil gibi güzel hediye-i Rahmaniyeyi cehennem kapılarını sana açacak çirkin bir surete çevirmektir." İzah eder misiniz?

  42. "Hem bizim efendimiz kerimdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder." cümlesini izah eder misiniz?

  43. "Hem namaz kılanın diğer mübah dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü ahirete mal edebilir; fani ömrünü bir cihette ibka eder." ifadesini izah eder misiniz?

  44. "İbadetin manası şudur ki: Dergâh-ı İlahîde abd kendi kusurunu ve âcz ve fakrını görüp kemal-i Rububiyetin ve kudret-i Samedâniyenin ve rahmet-i İlahiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir." İzah eder misiniz?

  45. "İcma ve tevatür derecesinde hadsiz ehl-i ihtisasın ve müşahedenin şehadetiyle sabittir ve ehl-i zevkin ve keşfin ihbaratıyla muhakkaktır." cümlesini izah eder misiniz?

  46. "İmanda ne kadar büyük bir saadet ve nimet ve ne kadar büyük bir lezzet ve rahat bulunduğunu..." İkinci Söz'deki temsili şematik olarak gösterebilir misiniz?

  47. "İmanı ona bir emniyet-i tâmme verir." cümlesini izah eder misiniz?

  48. "İnsan saltanat-ı rububiyetin mehâsinine nâzır ve esmâ-i kudsiyenin cilvelerine dellâl ve kalem-i kudretle yazılan mektubat-ı İlâhiyeyi mütalâa ile mütefekkir olduğu cihetle, eşref-i mahlûkat ve halife-i arz olmuştur." İzah eder misiniz?

  49. "İnsan, nisyandan alındığı için nisyana müptelâdır." cümlesini izah eder misiniz?

  50. "İşâ vaktinde ki, o vakit gündüzün ufukta kalan bakiye-i âsârı dahi kaybolup gece âlemi kâinatı kaplar..." Açıklar mısınız?

Yükleniyor...