Kur’ân-ı Kerîm'in "Sutûr-u hâdisâtın altında muzmer hakaikin miftahı" olmasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yani, hâdiseler satırlarının/zincirlerinin altında gizli hakikatların anahtarı.

Kâinat kitabında her hadise bir kelime, bir cümle yahut bir satır hükmündedir ve bunların herbiri mana yüklüdür. Bu manalardan bir kısmı gizlidir ve ancak Kur’ân anahtarı ile açılır, anlaşılır. Mesela, hayat ve ölüm çok önemli iki hadisedir. Bunların hakikati ancak Kur’ân ayetleriyle anlaşılabilir. Baharın gelmesi, yağmurun yağması, kurumuş toprağın yağmurla dirilmesi, arının çiçeklerden bal yapması gibi bu alem kitabında sayısız hadiseler ve onların yüklü olduğu nice manalar vardır. İlâhî bir eser olan bu kâinat kitabı ancak İlâhî ferman olan Kur’ânla doğru okunur ve değerlendirilir.

Âlemde ve insanlar arasında meydana gelen hâdiseler, anlayanlara çok şeyler söyler:

Mesela, durup dururken deprem olmaz, dünya emir tahtında deprenir ve titrer. (Zilzal, 99/1) Bu deprenme ve titremede, insanlara büyük mesajlar vardır.

Öte yandan Kur’ânî nokta-i nazardan baktığımızda, başımıza gelen her bir musibet kendi yaptıklarımızın bir karşılığıdır. (Şûra, 42/30) Bir musibete maruz kalma durumunda, “Acaba nerede hata ettim / ettik?” diye düşünmek lazımdır.

Keza, bazen hayır gördüğümüzde şer, şer gördüğümüzde de hayır olabilmektedir. (Bakara, 2/216) Kur’ân’da zikredilen Hz. Musa (as)’nın Hz. Hızır’la olan maceralı yolculuğu, bu noktada çok mühim mesajlarla doludur. (Kehf, 18/60-82)

Yusuf sûresini dikkatle incelediğimizde, hâdiseleri tahlilde pek çok ipuçları bulabiliriz. Mesela, anlarız ki, “Mısır’a aziz olmanın yolu, Ken’an’da kuyuya atılmaktan geçer.”

Kâinat nasıl büyük bir kitap ise, dünya bu kitap içinde bir sayfa ve dünya içindeki hâdiseler de bu sayfanın içinde birer satır ve kelimeler hükmündedirler. Kur’ân, yabancı olduğumuz ve dilini çözemediğimiz kâinat kitabını bize tarif ve tefsir eden bir müfessir ve tercüman olduğu gibi, aynı şekilde dünya sayfasında cereyan eden hâdiselerin de ne mânâya ve hangi maksatlara işaret ettiğini öğreten ve talim ettiren bir tercüman ve müfessirdir.

Maddeci felsefe; tercüme özürlü bir rehber iken, Kur’ân-ı Kerim; hakiki ve şaşmaz bir mütercim ve rehberdir. Ölüm gibi mânâsı karanlık ve anlaşılması zor bir hâdiseyi, âyetleri ile açıyor ve bize ölümün hakikatini ders veriyor. Musibetler, belalar, hastalıklar, sel, deprem gibi birçok hâdisenin bizce meçhul ve bilinmeyen yönlerini Kur’ân bize ders veriyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...