"Kur’ani hizmetine vakit bırakmayacak haller" nelerdir? "Vazifedarlık" olumsuz da olabiliyor. Vasat yol nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Tembellik ve tenperverlik yerine vazifedarlık, kudsî ve her saati bir gün ibadet hükmüne geçecek kıymette olduğuna şüphe edilmemek lazım gelen Kur’ânî hizmetine vakit bırakmayacak hallere karşı, bu hizmetin ulviyetini düşünerek, elden çıkmazdan evvel gözü dört açmayı, yani ölmezden evvel hayatın kadrini bilmek gibi, kat’î bir lisanla ahirete imanı delaleten, remzen, işareten, sarahaten ders veriyorsunuz ve ikaz lütfunda bulunuyorsunuz." (Barla Lâhikası, 118. Mektup)

"Vakit bırakmayacak haller" ifadesini sadece boş, günah ve malayani işlerle sınırlamak eksik olur. Burada kastedilen, öncelik sıralamasının bozulmasıdır.

"Dünyevi ve gerekli işler": İnsanın maişeti, ailesi ve sosyal sorumlulukları için çalışması elbette bir vazifedir. Ancak bu lazım işler, insanın asli yaratılış gayesi olan manevi hizmeti ve ubudiyeti tamamen yutuyorsa, o zaman vakit bırakmayan hâl kapsamına girer.

"İnce bir tuzak": Şeytan bazen insanı günahla değil, daha az hayırlı olan veya dünyevi ama meşru görünen işlerle meşgul ederek, en hayırlı olan işten alıkoyar. Dolayısıyla buradaki haller; insanın zihnini ve vaktini kudsî hizmete odaklanamayacak kadar dağıtan her türlü aşırı meşguliyeti kapsar.

  • Olumlu ve Olumsuz Vazifedarlık Arasındaki Fark

Olumlu Vazifedarlık: Allah'ın rızasını merkeze alan, Kur'an hizmetini hayatın ekseni yapan ve diğer işleri bu eksen etrafında düzenleyen bir disiplindir.

Olumsuz Vazifedarlık (Fuzuli İş Çıkarmak): Bu, aslında nefsin bir oyunudur. İnsan bazen asli ve manevi hizmet gibi ağır sorumluluklardan kaçmak için, kendine çok önemliymiş gibi görünen yan işler icat eder. "Şu evi de düzelteyim, şu projeyi de bitireyim, şu sosyal meseleyi de halledeyim..." derken, aslında kudsî hizmetten kaçışını meşrulaştırır.

  • Tembellik ve Tenperverlik ile "Gereksiz Meşguliyet" Arasındaki Vasat Yol

Tembellik ifrat iken, lüzumsuz vazifedarlık tefrittir. İstikamet yani vasat yol ise şudur:

Vazife-i ilahiyeye karışmamak: İnsan kendi üzerine düşen kudsî hizmeti yapar, ancak sonuçları ve dünyanın geri kalan yükünü sırtına almaz. Tenperverliğe düşüp yatmaz, ama "Her işi ben yapmalıyım." diyerek kendine gereksiz yükler de çıkarmaz.

İktisat-ı vakit: Zamanı, en kıymetli işe göre taksim etmektir. Eğer bir saatlik kudsî hizmet bir gün ibadet hükmündeyse, diğer bütün işler bu bir saatin etrafında yardımcı unsurlar olarak kalmalıdır.

Niyet ameli ibadete çevirir: Dünyevi işleri yaparken "Bu işi, ailemin rızkını helalden kazanıp, kudsî hizmetime kuvvet bulmak için yapıyorum." niyeti taşınırsa, o dünyevi iş de vasat yolun içine girer ve ibadetleşir.

Özetle vasat yol; insanın kendi vazifesini bilip, Allah’ın vazifesine karışmadan; rahatına düşkünlük etmeden, fuzuli işlerin içinde boğulmadan asli hizmetini terk etmemesi ve unutmamasıdır. Yani hizmet ve lüzumlu dünya işleri dengesini gözeterek, vaktimizin bu iki tarafa da yetebileceğini bilip, ona göre planlama yapabilmektir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- "Tembellik" ve "Tenperverlik" ne demektir?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 142
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...