"Kur'ân'ın emrettiği ve hak ve hakikat ve maslahat ve insaniyet ve İslâmiyet iktizâ ve teşvik ettikleri olan, barışmak ve musâlâha etmektir." Barış ve musalaha ile hem dünya hem de âhiret azabından kurtulmak nasıl oluyor, "musalaha"yı nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"… Meselâ, birisi, birinin kardeşini veya bir akrabasını öldürmüş. Bir dakika intikam lezzetiyle bir katl, milyonlar dakika hem kalbî sıkıntı, hem hapis azabını çektirir. Ve maktülün akrabâsı dahi, intikam endişesiyle ve karşısında düşmanını düşünmesiyle, hayatının lezzetini ve ömrünün zevkini kaçırır; … Bunun tek bir çaresi var: O da Kur'ân'ın emrettiği ve hak ve hakikat ve maslahat ve insaniyet ve İslâmiyet iktizâ ve teşvik ettikleri olan, barışmak ve musâlâha etmektir."(1)

Musalaha, sulh içinde kavgasız bir hayat sürme hususunda, karşılıklı olarak anlaşmaya varmak demektir. Barış içinde yaşayanların dünya azabından kurtulmalarından maksat, o hapis hayatının “intikam endişesiyle, düşmanı düşünmekle, korku ve hiddet ile” zehirlenmemesidir. Barış ve musalaha içinde yaşasalar, hiç olmazsa hapis müddetince huzurlu bir hayat geçirirler. Üstad'ın da tavsiye ettiği gibi, o birkaç yıllık hapis hayatını ibadetle değerlendirseler o hapsi, cehennem hapsinden kurtulmaya vesile yaparlar. Aksi halde, hapis içinde ayrı ve daha ağır bir hapis hayatı sürerler.

Öte yanda, hapiste sulh yolunu tutanlar, yeni bir suç işlemek suretiyle ebedî hayatlarını tehlikeye atmayacak, azaptan kurtulacaklardır.

Başkalarına endişe, korku, elem çektirmek de kul hakkına girdiğinden, rakiplerine bu mânâda zulmetmek de âhiret azabını netice verir. Sulh ve barış içinde yaşamak onları bu azaptan da kurtarır.

Kur’ân'ın ve İslâmiyet’in barış ve musalahayı iktiza etmesi:

“Sulh, (daima) hayırdır.” âyet-i kerîmesi İslâm’ın barış dini olduğunun nişanesi haline gelmiştir:

"Eğer bir kadın kocasının kötü muamelesinden ve kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir anlaşma yapmalarında mahzur yoktur. Sulh, (daima) hayırdır. (es-sulhu hayr)...” (Nisa, 4/128)

Sulhu emreden başka bir âyet-i kerîme:

“Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de yanaş ve Allah'a güven. Çünkü Allah, Semî’dir, Alîm’dir (her şeyi hakkıyla işitir ve bilir)” (Enfal, 8/61)

Bu âyet-i kerîme ile sulha meyleden düşmanlarla barış yapılmasına cevaz verilmektedir. Cenab-ı Hak dilediği takdirde iki düşmanın kalplerini muhabbetle doldurur ve düşmanlığı ortadan kaldırır.

Resul-i Ekrem Efendimizi (asm) öldürmek ve İslâm dinini ortadan kaldırmak için var güçleriyle çalışan, Müslümanları hicrete zorlayan, onları Medine’de de rahat bırakmayan, yaptıkları harplerde nice güzide sahabeyi katleden Mekke müşrikleri, sonunda mağlup düşerler ve sahabeler Mekke’yi fethederler. Müşrikler kendilerine nasıl bir işkence tatbik edileceğini merakla beklerken, Habib-i Kibriya Efendimiz (asm) bütün Mekkelilere; "Kim evinde kalırsa emniyet içindedir, kim Ebû Sufyân'ın evine giderse emniyet içindedir, kim Kâbe'ye girerse emniyet içindedir." şeklinde bir fermanda bulunur.

Daha sonra kendilerine hitap ederken, "Ben, size kardeşim Yusuf'un (a.s.) dediği gibi derim,.." diyerek, aşağıda mealini verdiğimiz âyet-i kerîmeyi okur:

“Bugün sizi kınayacak, serzenişte bulunacak değilim! Allah da sizi mağfiretiyle bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir." (Yusuf, 12/92)

Peygamber Efendimizin (asm) bu davranışı, “Sulh en hayırlısıdır.” âyet-i kerîmesinin harika bir tatbikidir.

Müslümanların kendi aralarında sulh içinde yaşamaları konusunda, şu âyet-i kerîme de çok ehemmiyetli mesajlar ihtiva eder:

"İnananlar ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz." (Hucurât, 49/10).

Bu konuda bir de hadis-i şerif naklederek konuyu tamamlayalım:

“Birbirinizle alâkanızı kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız ve haset etmeyiniz. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir Müslüman’ın, kardeşini üç günden fazla terk edip küskün durması helâl değildir.”(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam.
(2) bk. Buhari, Edep 57, 58, 62.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...