Kur’an’ın mana derinliği olması hasebiyle ayetlerden herkes ilmî seviyesine, meslek ve meşrebine göre mana çıkarıyorlar; peki bu manaların hak olduğunu nereden bileceğiz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Elbette istihraç edilen manaların sahih olabilmesi için belli kaideler vardır. Bu kaideleri bilen mudakkik âlimler Kur’an’ın ezelî hazinesinden kendi asırlarının ihtiyaçları ve kendisinin de istidadı nisbetinde bu manaları çıkarmış veya çıkarılan bu manalara bu düsturlar muvacehesinde bakarak değerlendirmiş, buna aykırı olanları reddetmişlerdir. Bununla alakalı tefsir kitaplarında sahih ve gayr-i salih manalara işaret edilerek müfessirlerin istinbatları tenkide tabi tutulup yanlış veya hatalı çıkarımlar sahihlerinden tefrik edilmiştir. Bu kaideler Yiirmi Beşinci Söz’de şöyle ifade edilir:

Ulûm-u Arabiyece sahih

ve usûl-i diniyece hak olmak şartıyla

ve Fenn-i Maânîce makbul

ve İlm-i Beyanca münasib

ve belâgatça müstahsen olan

bütün vücuh ve maânî,

ehl-i içtihad ve ehl-i tefsir ve ehl-i usûl-üd din ve ehl-i usûl-ül fıkhın icmaıyla ve ihtilaflarının şehadetiyle Kur'anın manalarındandırlar.

O manalara, derecelerine göre birer emare vazetmiştir. Ya lafziyedir, ya maneviyedir. O maneviye ise, ya siyak veya sibak-ı kelâmdan veya başka ayetten birer emare o manaya işaret eder.

Mesela, çıkarılan mana Arapça kaidelere muhalif ise o mana kabul görmez, naslara muhalif ise reddedilir. Belagat ilminde anlatılan birçok edebi sanat ilmi ile Kur’an istihraçlarının tetabuk etmesi gereklidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yazar:
Okunma sayısı : 2.454
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...