"Kur’ân’ın tafsilâtla, izahatla, tekrarla beyan ve ispat ettiği hakikat-i haşriyeyi asırlarına ve zamanlarına göre o hakikatı kat’î kabul ile beraber,.." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hem, birer zamana ve birer devre hükmeden bütün semavî suhuflar ve mukaddes kitaplar dahi, bütün istikbale ve umum zamanlara hükümran olan Kur’ân’ın tafsilâtla, izahatla, tekrarla beyan ve ispat ettiği hakikat-i haşriyeyi asırlarına ve zamanlarına göre o hakikatı kat’î kabul ile beraber, tafsilâtsız ve perdeli ve muhtasar birer surette beyan, fakat kuvvetli bir tarzda iddia ve ispatları, Kur’ân’ın dâvâsını binler imza ile tasdik ederler.

Kâinatta Allah’ın koymuş olduğu bir tekâmül kanunu vardır. Bu tekâmül kanunu icabı her şey basitten mükemmele doğru ilerler ve gelişir. Kâinatta tekâmül kanunu hükmettiği için, her şey basitten mükemmele doğru tedricen ilerliyor. İnsan bedeni ilk tohumu da tıpkı bir bitkinin toprağa ekilmesi gibi, ana rahmine düşüyor, orada rahim duvarına yapışarak büyümeye başlıyor. Dokuz ay sürecek olan bu terakki yolculuğunun ardından bebek olarak dünyaya adım atıyor. Bebeklikle başlayan bu yolculuğu, gençlik ve ihtiyarlık ile ölüme doğru gidiyor. Bebeklik döneminde insan çat pat konuşur, ancak basit şeyleri anlayabilir, ama yaşı ilerledikçe idrak ve anlayışı tekâmül eder.

Kâinatta da sünnetulllah kanunları hükmettiği için, her şey basitten mükemmele doğru tedricen ilerliyor ve tekâmül ediyor. Nasıl ki insan hayatında bebeklikten başlayıp ihtiyarlığa kadar birçok safhalardan geçiyor ise, insanlık da benzer merhalelerden geçiyor. Allah insanlığa her dönemin şartlarına uygun hitaplarla insanlığı terbiye ve talim ediyor. Mesela Hz. Âdem (as)’in dönemindeki bir insan ile günümüzdeki bir insan arasında ciddi anlayış ve idrak farkları vardır. O dönem insanına tafsilat ve aklî delil yerine basit, sade ve tesirli bir üslup kullanılır. Eski dönemdeki mukaddes metinlerin basit olmasını anlamak için bu kanun kâfidir.

Ayrıca Kur’an-ı Kerim, eski metinlerin muhtevası hakkında ciddi ipuçları vermektedir. Hatta her peygambere ait mahsus dualara kadar birçok husus, model olarak bu zaman insanına takdim edilmiştir. Bu takdim edilen misal ve modellerden hareket ederek, o zamanlar hakkında fikir edinilir.

Müfessirler bu hususta şunları söylüyorlar: İlk semavî kitaplar; suhuf, peygamberlere verilen sahifenin çoğulu. Sahife, yazılı veya yazılacak kâğıttan, kırtastan bir parçadır. Bu da bizim sahife dediğimiz, safhadan daha umumî olarak yaprak ve varak adı verilen parçadan ibarettir. Çoğulu "sahaif" ve "suhuf"tur. Bu sûretle sahife ve suhuf, mektuba, risâle ve kitaba da denir (Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili, VIII, 5578). Peygamberlere verilen bu suhuflardan 10 sahife (Suhuf) Hz. Âdem'e, 50 sahife Hz. Şit'e, 30 sahife Hz. İdris'e ve 10 sahife de Hz. İbrahim'e verilmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de "Suhuf-u Ûla (ilk sahifeler)"den bahsedilmektedir. Bunların yukarıda bildirilen sahifeler olduğu anlaşılmaktadır (Taha, 20/133). Ayrıca A'lâ Suresi'nin 18. ve Necm Suresi'nin 36. ayetlerinde Suhuf-u İbrahim'den ve Suhuf-u Musâ'dan bahsedilmektedir. Bu iki suhufun ihtiva ettiği hükümlerle alâkalı olarak Necm Suresi 38. ayet ve devamında bilgi verilmektedir. Musâ'nın sahifeleri ifadesiyle Tevrat kastedilmekle beraber, İbrahim'in sahifeleri hakkında Kur'an'ın dışında, her hangi bir yerde yeterli bilgi yoktur. Hattâ Yahudilerin ve Hristiyanların kutsal metinlerinde bile bunlardan söz edilmez. Sadece Kur'an-ı Kerim'de birisi Necm Suresi 36. ayetinin devamında, birisi de A'lâ Suresi'nde olmak üzere iki yerde Hz. İbrahim'in getirdiği talimattan bazı bölümler zikredilmiştir. (Mevdûdî, Tefhimül-Kur'an, terc, heyet, VI, 32).

Hz. İbrahim (a.s)'e indirilen sahifelerin mübarek Ramazan ayının ilk gecesi indirildiğine dair Vâsıle b. el-Eska' (r.a)'den gelen bir rivayet vardır. (Ahmed İbn Hanbel, IV, 107).

Bu sahifelerin ihtiva ettiği hakikatlerin tevhid, ibadet, ahlâk, muamelât ve ahkâm esasları olduğunu anlamak için herhangi bir vesikaya gerek yoktur. Çünkü Cenab-ı Hakk’ın risâlet ve nübüvvetle ilgili koyduğu şartlardan ve Kur'ân-ı Kerim'den bunu anlamak kolaydır. Nitekim Necm Suresi 38-49. âyetlerinde ilk sahifelerin yani Hz. İbrahim ve Hz. Müsâ sahifelerinin ihtiva ettiği gerçekler şöyle maddelendirilebilir. Bunlar her peygamberin getirdiği şeriatta temel esasların aynı olduğunu ve değişmediğini göstermesi bakımından da mühimdir.

- Herkes yaptıklarından mesuldür. Bir şahsın yaptıklarından ancak kendisi sorumludur.
- Hiç kimse başkasının cezasıyla cezalandırılmaz.
- Her şahıs yaptığının karşılığını görecektir.
- Başkasının yaptığı amellere kimse ortak olamaz.
- Hiç kimse yapmadığı amelin karşılığını alamaz (Mevdûdî, Tefhimül-Kur'ân, VI/32).

"Dönüş Allah'adır. Güldüren ve ağlatan, dirilten ve öldüren; çiftleri, erkek ve dişiyi, döl yatağına düşen meniden yaratan O'dur. Öldükten sonra dirilten O'dur. İhtiyaçları veren ve zenginleştiren O'dur. Gökte ve yerde olanların Rabbı O'dur." (Necm Suresi, 53/38-49).

Kur'ân'da peygamberlerin sözlerini ve mücâdelelerini incelediğimiz zaman, kendilerine indirilen sahifelerin muhtevası ile ilgili misalleri çoğaltmak mümkün olur. Taberi'de Hz. Şit'e verilen sahifelerden şöyle bir cümle nakledilmektedir:

"Âdemoğullarına söyle ki, bir şart koştuklarında ona şâhid tutsunlar, ta ki inkâr edemesinler. Nitekim Âdem, benim ahdimi unuttu, İblis de onu aldattı ve cennetten çıkmasına sebep oldu." (Taberi, Tarih, I/93).

Hem bu sahifelerin, hem de diğer semavi kitapların; kitap gönderilmeyen peygamberlerin tebliğ vazifesinde hükümlerine tabi oldukları metinler olduğunu ifade bakımından da şöyle denilmektedir:

"İdris (a.s) Şît aleyhisselâmın suhufunu okurdu ve ahaliyi o kitabın hükmüne davet ederdi. Hak Teâlâ ona da otuz sahife gönderdi. O bu sahifeleri kendi eliyle yazdı. Âdem (a.s)'dan sonra ilk kalem tutup yazı yazan İdris (a.s)'dır."

İdris (a.s) şöyle dedi: "Ya Rıdvân, ben Hak Teâlâ’nın peygamberiyim. Benim makamımın cennet olacağını suhufta gördüm." (Taberî, Tarih, I/95, 97).

(Bu cevap www.sorularlaislamiyet.com web sayfasından alınmıştır.)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 3.870
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...