Kurdun konuşması mu’cizesinin neticesinde neden "Bu kıssayı kimseye söylemeyelim. Korkarım, Mekke boşalıp onlara iltihak edecekler." deniliyor? Halbuki daha büyük mu’cizeler gördükleri halde imana gelmemişler!

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Burada müşriklerin ruh halleri "kabul-u adem" tarzında değil, "adem-i kabul" tarzındadır. Adem-i kabul ise bir şeyin doğruluğunu bildiği ve gördüğü halde, inat ve gurur yüzünden inkâr etmektir. Yani adem-i kabulcüler akılları, vicdanları, mantıkları onun (asm) peygamber olduğunu gördükleri ve bildikleri halde, sırf inat ve gururları yüzünden iman etmiyorlar.

Kabul-ü ademciler ise, kendi gittikleri yolun doğru ve sadık olduğunu tevehhüm ediyor ve ona bir delil ve bakış açısı getirmeye çalışıyorlar. Dolayısı ile bu tarzda inkâr edenler mu’cizeyi idrak edemiyorlar ki akıl ve mantıkları doğruyu görsün. Mesela, Marksizm felsefesi kendi ideolojisini hak ve doğru görüyor ve her şeyi determinist ve materyalist bir mantıkla izah etmeye çalışıyor.

Olur ya adem-i kabulcülerin bir an insafa gelip gururu bırakıp iman etmesi an meselesidir. İşte müşriklerin reislerinin her mu’cizeden ayrıca korkmalarının nedeni budur. Hatta zaman zaman mu’cizeleri görüp iman eden azılı müşrikler de bulunuyordu.

Sırf inat ve gurur yüzünden iman etmeyenlerin durumunda bir istikrar bulunmuyor, iyi bir zamanına denk gelirse iman etmesi an meselesidir. Ama kabul-ü ademcileri ikna edip imana getirmek sistemli ve fikrî bir alt yapı ister.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...