"Lozan’ın İçyüzü" makalesinin Risalelere girmesinin sebebi nedir? Lahikalar Üstad zamanında kitap haline getirilmiyor? Makalenin doğruluğu hususunda tereddüt olabilir mi?
Değerli Kardeşimiz;
Aşağıdaki noktalar nazara alınırsa, mesele anlaşılır kanaatindeyiz:
1. O zamanlarda dergi veya gazetelerde neşredilen bazı yazılar Üstadımız tarafından Risale-i Nur’a dâhil edilmiştir. Yani sadece bu yazıya has değil. Misal verecek olursak: Şualar’daki "Bediüzzaman’ın akıllara hayret veren seciyesi" başlıklı yazı. Tarihçe-i Hayat’da "Tahliller" bölümündeki yazılar. Pakistan’da ve Irak’ta çıkan bazı gazetelerin yazıları. Nur Çeşmesi ve İşaratü'l-İ’caz’ın sonuna ilave edilen; "Ecnebî Filozofların Kur’ân’ı Tasdiklerine Dair Şehadetleri." İsa Abdülkadir’in makaleleri, Adnan Menderes’in Konya nutku gibi...
2. Burada ikinci mühim husus da şudur: Risalelerin aslı Hatt-ı Kur’an yazısıyla olduğu için, Risalelerde veya Lahikalarda olan her şeyi Üstadımız Latin harfleriyle olan kitaplara koydurtmamıştır. Onun için her kitabın neşredilecek ve neşredilmeyecek kısımlarını işaretleyip Latin harfiyle basılacak kitabı tesbit etmiştir.
3. Latin harfleriyle matbaada tanzim edilen her kitap, basılmadan evvel mutlaka Üstadımıza gönderilmiş ve Üstadımız talebelerine okutup dinledikten sonra tashih ve tasvibi üzere basılmıştır.
4. "Lozan’ın içyüzü” başlıklı bu yazı, Üstadımız tarafından Lahikalara dâhil edilmiş ve talebeleri tarafından el yazısıyla (hatt-ı Kur’an olarak) yazılmıştır. Bu el yazısı defter Üstadımız tarafından Latin harfi Emirdağ Lahikası’nın neşri için hazırlanırken, Üstadımız bu kısmı Latin harfiyle neşredilecek şekilde işaretlemiştir. Yeni yazıyla neşredilecek kısımların başında parantez açıyor, sonunda kapatıyor. Sayfa kenarında kelebek şeklindeki “he” harfleri, ehemmiyet derecesini gösteriyor. Burada 4 tane var. Birden yediye kadar olabiliyor. Bazısında da hiç yok. Bu kısmın aslını dikkatinize sunuyoruz:

“Lahikalar Üstadımız zamanında kitap haline getirilmiyor” denmesinin hakikati şudur:
Lahikalar hariç Külliyatın tamamı Üstadımız hayatta iken neşredilebilmiş. Fakat Lahikaların baskısı Üstadımızın vefatından sonra yapılabilmiştir. Çalışanlar, matbaa işinde tecrübesiz birkaç üniversite talebesi ve maddî imkânlar çok az iken, o dört senede Lahikalar haricindeki 10 büyük kitabın Latin harfleriyle ilk defa neşri bizce bir harikadır.
Hülasa edersek:
“Lozan’ın içyüzü” diğer bazı makaleler gibi, Üstadımız tarafından Lahika’ya dâhil edilmiş ve el yazısıyla yazılmıştır.
Latin harfli Emirdağ Lahikası Üstadımız tarafından hazırlanırken neşir işareti konulmuş.
Yine Emirdağ Lahikası’nda “Lozan’ın içyüzü” makalesiyle alakalı olarak Üstadımızın; “Mahkeme-i Kübraya bir şekva ve müdafaatın bir haşiyesidir” başlıklı başka bir yazısı da bu makaleyi te’yiden hem Lahika’ya alınmış hem de Latin harfleriyle neşri için Üstadımız tarafından işaretlenmiştir.
Bu makalenin doğruluğu ve yanlışlığı hususunda Üstadımızın en ufak bir tereddüdü yokmuş ki, Lahikaya almıştır. Her ne kadar ispatı yapılamazsa da bu hâdiselerin şahidi olan kişilerin, bütün faaliyetleri bunu en bariz bir şekilde te’yid ediyor.
Netice olarak; 1960’tan en son hizmetkâr olan Hüsnü BAYRAMOĞLU Ağabey'in vefat yılı olan 2021 tarihine kadar da ağabeylerin sahabeti ve nezareti altında neşredilegelmiştir.
Daha başka bir delile ihtiyaç olmadığı kanaatindeyiz...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Detaylı cevabınız için teşekkür ederim. Allah razı olsun.