Block title
Block content

"Maânînin tasavvurlarından sonra elfâzın arkasına gitmekle fikirleri çatallaşmıştır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Zira acemîler su-i ihtiyar veya sevk-i ihtiyaçla lâfzın tertip ve tahsinine ve maâni-i lüğaviyenin tahsiline daha ziyade muhtaç olduklarından ve elfâz, mecrâ olmak cihetiyle daha âsân ve daha zahir ve nazar-ı sathîye daha mûnis ve hevâm gibi avamın nazarlarını daha cazibedar ve avamperestâne nümayişlere daha müstaid bir zemin olduğundan, elfâza daha ziyade sarf-ı himmet etmişlerdir. Yani, ne kadar bir mesafe kat ederse, önlerine çok muşa’şa’ sahralar kendilerini göstermek şanında olan tertib-i maânide olan tegalgulden zihinlerini çevirip, elfâz arkasına koşup, dolaşıyorlar. Maânînin tasavvurlarından sonra elfâzın arkasına gitmekle fikirleri çatallaşmıştır."(1)

Arapçaya doğal olarak hakim olmayan acemiler / yabancılar için kelime ve lafızları öğrenmek manaları öğrenmekten daha öncelikli bir iş oluyor; bu sebeple acemiler bütün dikkat ve güçlerini lafzın öğrenilmesine veriyorlar. Bu durum acemileri Arapçayı doğal olarak bilenler yanında fikirlerini çatallaştırıyor. Yani acemilerin zihinleri hem mana hem de lafızla uğraşmak zorunda kaldığı için, Arapçayı doğal bilenlerin yanında dezavantajlı bir duruma düşürüyor.  

Arapçayı doğal olarak bilenlerin zihni ise, sadece manaya odaklandığı için mana zenginliği anlama yeteneği, onlarda daha kuvvetli daha derin ve daha verimli oluyor. Lafzın peşine düşmek zorunda kalmadıkları için, bütün dikkat ve enerjilerini manayı anlamaya tahsis ediyorlar.

Dile hakim olan birisi ile dili yeni öğrenen birisinin durumu acemi bir şoför ile usta bir şoförün araba yarışına girmesi gibi oluyor.

(1) bk. Münazarat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makale, Birinci Mesele | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 48 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...