"Maîşet için tarik-ı tabiî ve meşru ve zîhayat, san'attır, ziraattir, ticarettir. Gayr-ı tabiî ise, memuriyet ve her nev'iyle imarettir." İzah eder misiniz, burada "imaret" ile anlatılmak istenen nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Osmanlı gayri müslim vatandaşlarına güvenmediği için, hem ordu yönetimini hem de sivil bürokrasiyi genel anlamda Müslümanlara vermiştir. Osmanlının askerî ve sivil, "imâret"i, yani amirliği Müslümanlara tahsis etmesinin bir sonucu olarak gayri müslimler tabii zengin olma yolları olan sanat ve ticarete yönelmişler ve yüklü bir servet edinmişlerdir.

Buradaki imaret tabiri amirlik ve üst düzey yöneticilik anlamına geliyor. Hatta atasözlerimizde bile "Benim çocuğum büyüyünce bey, paşa olacak." tabiri bu sosyal realiteye işaret eder niteliktedir.

Osmanlı döneminde gayri müslimlerin asker ve memur olup olmaması tartışılmış ve bunun dini açıdan durumu alimler tarafından değerlendirilmiştir. Üstad Hazretleri bu paragrafta konu hakkında fikrini beyan ediyor ve gayri müslimlerin de asker ve memur olmaları gerektiğini savunuyor.

Osmanlının en büyük yanlışlarından birisi, Müslümanları askerlik ve memurluk sahasında istihdam edip ticaret, sanat ve sanayi alanlarını ihmal ile gayri müslimlere bırakmıştır. Haliyle onlar zengin ve güçlü olurlarken, müslim teba memur ve askerlik gibi hizmet sahasında telef olmuşlar ve savaşların çokluğu yüzünden bitap düşüp yeterli gelişim ve terakki ivmesini sağlayamamışlar.

“İşte memuriyet filcümle ve askerlik bilcümle bizde olduğu için, servetimizi israf eline verip neslimizi etrafa saçıp zayi' ettik.”(1)

cümlesi bu inceliğe işaret ediyor.

“İşte onların asker olması, zarurete yakın bir maslahat-ı mürseledir. Hem de mecburuz. Mesalih-i mürsele ise, İmam-ı Mâlik mezhebinde bir illet-i şer'iye olabilir.”(2)

Bu cümlede ise, işin hukuki ve fıkhi boyutu ele alınıyor. Yani gayri müslimlerin İslam devletinde askerlik ve memurluk yapmalarının İslam hukuku açısından caiz olduğu izah ediliyor.

Maslahat-ı Mürsele; şeriat tarafından ne itibar ve ne de iptal ve ilga edildiği malum olmayan bir meselenin, maslahat üzere fakihler tarafından hükümlendirilmesi ve gerekli görülme haline deniyor ki, şeriatın bir delili olarak kabul edilmiştir.

Maliki mezhebi, şeriatın fikir beyan etmediği ve insanlığa da faydası zaruri olan bir durumu, dinin vecibesi gibi görüyor ve bunu İslami açıdan yasalaştırıyor. Gayri müslimlerin asker ve memur olma konusunda açık bir şer’i hükmün olmaması ve onların askerlik ve memurluğunun zaruri bir maslahat olması, onların asker ve memur olmasını hem gerekli hem de caiz yapar, denilmek isteniyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Münazarat, Sualler ve Cevaplar.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ilyas26125
Çok güzel bir izah olmuş. Allah razı olsun ancak yukarıdaki yazınızda cerrar tabirinin manasını ve çingenelik kelimesinin tercih edilmesinin sebebini anlayamadım? Çingenelerin hangi vasfı memuriyette görülür?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Hakkı ile görevini yapmayan Memurluk devlet kapısında dilencilik etmek anlamına geliyor. Cerrarda bu anlamda kullanılıyor.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...