Medresede kalmak için alınan talebeler neye göre seçilmeli veya hangi sebeplere göre çıkarılmalı?
- Tesbihat yapmayan, okumaları aksatan, sigara içen, küfürlü konuşanlara nasıl yaklaşmalıyız?
Değerli Kardeşimiz;
Bazen medreseye alınmak istenen talebelerin; amel noktasında mükemmeli, iman konusunda sağlam, ödemelerini aksatmayan vs birçok yönden eksiksiz insanlar aranıyor ki; bize göre bu tutum yanlıştır.
Asgari şartları taşıyan bir müminin medresede kalmasına engel olmak bizce doğru değil. Eğer bir talebe sigara içiyor diye medreselere alınmazsa, yurtta da yer bulamayınca, mecburen birkaç kişi ev tutuyorlar. Şimdi bu kardeş kaybedilmiş olmadı mı? Birkaç kişinin bir araya gelerek kurdukları öğrenci evlerinin hâli ortada...
Tesbihatı, okumayı aksatan, medresenin kaidelerine uymayanlar elbette uyarılmalı; medresenin ahengine zarar verdiği güzel bir üslupla anlatılmalı, fakat medreseden çıkartmak için bunlar tek başına yetmez. En az üç ciddi uyarı aldıktan sonra, herhangi bir düzelme görülmüyor ve o kişi tutumunda ısrarcı davranıyorsa, o zaman medreseden göndermek düşünülebilir.
Yine ağzı küfürlü ise, ona daha çok alaka gösterilmeli, onunla daha fazla zaman geçirilmeli; çünkü ağız birden bozulmadığı gibi birden düzelmez de. Biraz zaman da vermek gerekir diye düşünüyoruz.
Problemli bir talebe hakkında verilecek karar adımları şu şekilde olabilir:
- Problemli talebe ikaz edilirken, "Seni çıkarırız, atılırsın!.." gibi ifadelerden içtinap edip, bu hâliyle burada kalınamayacağı, eksikliklerini tamamlaması icap ettiği ısrarla hatırlatılmalıdır. Kalamayacaksa kendiliğinden ayrılması temin edilmelidir.
- Dershaneden ayrılan talebeye bütün bütün kapılar kapatılıp, gidip gelmesine mâni olunmamalı, dışarıdan gidip gelmesi tavsiye edilmeli, hatta bazen ziyaretine de gidilmelidir.
- Talebenin, kaldığı medreseden başka bir medreseye nakledilmesinde fayda görünüyorsa, bu da denenmelidir.
- Hizmeti tanıyıp gelen talebelerin problem olmamaları için farklı farklı medreselere yerleştirilip, takipleri sağlanmalıdır.
Bir de bizim uzaktan "şöyle yapın, böyle edin" dememiz doğru olmaz. Çünkü her yerde aynı kaideler ve prensipler geçerli olmayabilir; kültüre ve örfe göre bazı konularda farklı uygulamalar olabilir. Mesela, bazı yerlerde halı saha maçlarına bile izin verilmezken, bazı yerlerde medresede internet de olabiliyor...
Kanaatlerimizi muşahhas olarak ifade etmeye çalıştık. Alakalı medresenin vakfı veya müdebbiri, bu gibi hususları oranın meşveret ekibi ile muhakkak görüşmeli, tek başlarına hareket etmemeliler. Bir yerde şahısçılık yok ise, meşveret hâkimse, Allah'ın izniyle problemler çok kolay çözülür.
Allah cümlemizi "İhsan-ı İlahi tarafından omzumuza konulmuş olan" iman ve Kur'an hizmetinde muvaffak eylesin...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar