"Mekândan münezzehiyetiyle her yerde hazır bulunması" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneş maddî-nuranî olduğu için, maddesi itibariyle bir mekânı vardır. Sıfatlarıyla her çiçeğin, her damlanın, her aynanın yanında olmakla birlkte zâtıyla bu varlıkların yanında değildir. Tam nuranîler ise Cebrail aleyhisselam misalinde olduğu gibi her şeyin yanında hazır olup, Allah’ın izniyle kendilerine verilen vazifeyi yerine getirirler.

Bunun en güzel bir misali de ruhumuzun bedenimizde icra ettiği faaliyetlerdir. Ruh bedenin herhangi bir yerinde mekân tutmadığı için sıfatlarıyla bütün organların ve hücrelerin yanında sayılır. Mesela, hayat sıfatıyla bütün bedeni kuşatmıştır, ilim sıfatıyla bütün organlarını bilir ve tanır.

Bütün bunlar, Üstadımızın tabiriyle birer “mirsad-ı tefekkür”dür (rasat etme, müşahede aleti, dürbün). Cenâb-ı Hakk’ın zât ve sıfatlarına aynen tatbik edilemez.

Mekândan münezzeh olan bir zâtın nasıl olup da her mekânda hazır bulunduğu meselesi de aklın anlamakta zorlandığı bir konudur. Burada da yine aynı aldanma ile karşılaşıyoruz. Allah’ın bir isminin Nur ve bütün isim ve sıfatlarının da nuranî olduğunu düşünmeyen insan, bu konuda da kendini ölçü alıyor; maddî olan bedeniyle bir anda iki mekânda bulanmaktan âciz olduğu için, bu hakikati anlamakta zorlanıyor.

Üstad Hazretleri mekândan münezzeh olmakla her mekânda hazır bulunma arasında yakın bir münasebet bulunduğunu şöyle ifade ediyor:

“Madem Sani'-i Kadîr mekândan münezzehtir, elbette kudretiyle her mekânda hazır sayılır. Ve madem tecezzî ve inkısam yoktur; elbette herşeye karşı bütün esmâsıyla müteveccih olabilir.” (Mektûbat, Yirminci Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...