"Melek ve beşer ve hayvânâtın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibarıyla çok muhteliftir." İzah eder misiniz?

"Melek ve beşer ve hayvânâtın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibarıyla çok muhteliftir." İzah eder misiniz?
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Melek ve beşer ve hayvânâtın ilhamları, külliyet ve hususiyet itibarıyla çok muhteliftir." (İşârâtü’l-İ’caz)

İlham; bir şeyi bir defada, bir lahzada yutturmak demektir.

İlham; Allah tarafından kulun kalbine bir takım mana, feyiz ve fikirlerin ilkâ edilmesidir. İlhamın sayısız çeşitleri ve mertebeleri vardır.

İlâhî ilhamda en büyük payı melâikeler alıyor. Sadece sonsuz demekle sayısına bir derece yanaştığımız bu bilinmezler âlemi, bütün vazifelerini ilhamla görüyorlar. Allah dört büyük meleğe vazifelerini ilham ile bildirir. Bu dört büyük meleklerin ilhamı insanların ilhamından üstündür. Ama meleklerin de avam olanları vardır ki, bunların ilhamı da insanların havas olanlarının ilhamının altındadır.

"Rabbin meleklere vahyediyordu ki: 'Muhakkak ben sizinle beraberim, haydi siz de mü’minlere sebat ve cesaret verin. Kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına!'” (Enfal Suresi, 8/12)

Meleklerin ilhamları farklı farklıdır. Mesela Hz. Azrail’e yapılan ilham ile Hz. Mikail’e yapılan ilham birbirinden farklıdır. Zira vazifeleri farklıdır

Yine bir kısım melekler kıyamda, bir kısmı rükûda, bir kısmı secdede, bir kısmı da farklı farklı ibadetlerdedir. Bütün bu meleklere yapılan ilhamlar farklı farklıdır. İlhamlarının farklı olması sebebiyle de zikir ve tesbihleri de farklı farklıdır.

Meleklerin ilhamı birbirinden farklı olduğu gibi, insanların ilhama mazhariyetleri de bir olmaz. Avam insanların da ilhama mazhariyeti vardır, ama veli zatların ilhamı gibi kuvvetli ve parlak değildir. Nasıl ilim noktasında insanlar arasında çok mertebeler ise, manevî kemalat bakımından da insanlar arasında çok mertebeler vardır.

İnsanlar içinde şair, edip, sanatkâr, ilim adamı gibi ilimlerde havas olan insanların da ilhama mazhariyeti avam insanlarından farklılık arz eder. Zira bir ilim ile meşgul olan birisi o ilimde meleke kesbettiği için, o sahada işler artık ona âdeta ilham kolaylığında tecelli etmeye başlar. İnsan Allah’ın ilham etmesi ile düşünür, yürür, elini kaldırır ve yazar.

Yine şu kâinatın tedbirinde vazifeli olan meleklere yapılan ilhamat farklı farklıdır. Kimi izn-i İlahî ile yağmuru indirir, kimi şimşeği çaktırır; kimi Arş’ı taşır, kimi bulutları sevk eder. Ve hakeza...

Meleklerin ilhamları farklı farklı olduğu gibi, hayvanatın ilhamları da farklı farklıdır.

Hayvanların hayatını tahkik ettiğimizde onların ne denli hikmetli ve ahenkli bir davranış içinde olduklarını görürüz. Bu hikmetli ve ölçülü işleri aklı olmayan bir hayvanın yapması muhal olduğuna göre, bu harika fiilleri onlara ilham ile bildiren ve yaptıran Allah’tır. İşte hayvanatın ilhamı onlara hem şuur ve akıl hem de rehber hükmündedir.

Bir ayette mealen şöyle buyurulur: "Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: 'Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler edin. Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarına gir.' Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibret vardır." (Nahl Suresi, 16/68, 69)

Başta arı olmak üzere hayvanatın ilham ve sevk-i İlahi ile bazı sırlı ve gaybî hallere muttali oldukları çok açık bir şekilde ifade ediliyor.

Hava karardığında bir ağacın dalları arasına saklanan serçelerden, bir kaya parçasının kuytuluklarında gizlenen balıklara kadar her canlı, ilham ile ve bir sevk-i ilahî ile hareket ediyor. Ertesi gün, güneşin ilk ışıklarıyla birlikte her bir hayvan bir tarafa yönelip, uçuyor, koşuyor, yürüyor ya da yüzüyor. Hiçbiri nereye gittiğini, yuvasına ne zaman döneceğini bilmiyor ama hepsinin işi ilham ile mükemmel görülüyor.

İnsana hizmet için yaratılan hayvanat ilhama mazhar olacak, ama kâinata halife olmuş insan ilham gibi bir şerefe layık olmayacak. Bu, akla ziyan bir tenakuz olur. Allah, arıya ilham edecek, ama arının efendisi olan insandan yüz çevirecek.

Güneşe ışık veren, arıya bal yapmayı ilham eden, ağacı bir meyve fabrikası yapan Allah, kâinat ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi, arzın halifesi, en istidatlı yarattığı insana neden ilham etmesin ve bu niçin akıldan uzak görünsün.

Hayvan ilhamının bir benzerini insanların bebeklik döneminde görebiliriz. Bir bebek, henüz kundakta iken, annesini ilhamla tanır; onun kendisine karşı şefkatli ve merhametli olduğunu yine ilhamen bilir. Hâlbuki bu devrede henüz kendisini tanımaktan, bebek olduğunu bilmekten, kucağında bulunduğu şahsın annesi olduğunu idrakten çok uzaktır.

- Bal arısına bal yapma sanatı, ipek böceğine ipeği dokuma sanatı ilham edilir.

- Kuşa uçması, balığa yüzmesi ilham edilir.

- Sivrisineğe vur-kaç tekniği, koyuna süt vermesi ilham edilir. Ve hakeza...

İnsanların ilhamları da farklı farklıdır:

- Kimine aşıyı bulma, kimine ışığı bulma,

- Kimine hakkı söyleme, kimine zikri söyleme,

- Kimine sağa koşma, kimine sola koşma,

- Kimine aşk ile yanma, kimine dünya ile dolma,

- Kimine hakkı bulma, kimine batıla dalma ilham edilir. Ve hakeza...

İnsanların bütün keşifleri, terakkiyat-ı medeniyesi ve bütün ilimleri hep bu ilhamatın meyvesi ve neticesidir.

Cansız varlıklar da tıpkı hayvanat gibi mükemmel bir hikmet ile hareket ediyorlar. Bir hava zerresinin yüzlerce hikmetli ve faydalı hizmetleri yapmasını kör ve sağır tabiata havale edilemeyeceğine göre, demek ki sevk-i İlahi iledir. Sevk-i İlahi de bir çeşit Allah’ın cansız mahlûkatına ne yapacaklarını ilham ile bildirmesidir.

Allah’ın ilim, irade, kudret, sem’, basar, kelam gibi subutî sıfatları her şeyi kuşatmıştır. Ayetlerde "yıldızlara, arıya vahyettik" ifadesi Kelam sıfatının mevcudatta nasıl tecelli ettiğine bir işarettir. Yıldızlara ne şekilde ve hangi sür’atle döneceğinin ifa ettirilmesi de bir nevi ilhamdır, onunla konuşmaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yazar:
Okunma sayısı : 1.447
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...