"Meşreben ve fikren, müsavat-ı hukuk mesleğini kabul edenlerdenim... Nev-i beşerin fıtratı ve sırr-ı hikmeti, müsavat-ı mutlaka kanununa zıttır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Müsavat-ı hukuk, hukuk önünde herkesin eşit olması demektir. Bugünkü ifadesi ile "hukukun üstünlüğü" esasıdır. Hukukun üstün olduğu yerde haksızlık ve zulüm olmaz, güçlü zayıfı ezemez. Hukuk huzurunda güçlüler zayıf, zayıflar güçlüdür. Üstadımız bu manadaki eşitliği savunuyor.

Müsavat-ı mutlak ise, insanların her bakımdan eşit olması gerektiğini hayali ve ideolojik bir fikirdir. Komünizm, sosyalizm bu düşünceyi savunur.

Bir tarağın dişleri gibi insanların mutlak manada eşit olması hem yaratılışa hem de hakikate aykırıdır. Çünkü insanların kabiliyetleri, anlayışları, zekâları, simaları ve mizaçları birbirine denk ve eşit değil ki, mutlak bir şekilde eşit olabilsinler.

İnsanlar eşit doğmaz, farklı doğarlar. Kimisi erkektir, kimisi kadın, kimisinin vücut yapısı diğerinden daha güçlüdür. Kimisi daha zekidir, kimisi sakin, kimisi asabi. Kimisi engelli, kimisi sağlıklıdır. Eşit doğmayan insanların eşit yaşaması da mümkün değildir.

Mesela, herkes Bediüzzaman gibi bir zekâya ve hafızaya sahip olmuş olsa idi, o zaman ilim ve anlayış bakımından herkes eşit bir seviyede olabilirdi. Lakin insanların kabiliyet, anlayış, zekâ ve mizac açısından birbirine eşit olmaması, birbirlerini ezmesi, birbirlerini hakir görmesini gerektirmez. İman ve güzel ahlak sahibi insanlar üstün vasıflarını, mümtaz sıfatlarını tahakküm etmek için değil, hizmet etmek için kullanıyorlar.

Ama bencil, kibirli ve zalimler, üstün vasıflarını insanları ezmekte ve sömürmekte kullanıyorlar. İşte din, devlet ve hukuk düzeni, bu haksızlıkları gidermek ve insanların huzurlu bir hayat yaşamasını temin etmek için vardırlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...