Block title
Block content

"Levh-i Mahv ve İsbat", tabiat mıdır, tabiatçıları yanıltan nokta neresidir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Levh-i Mahv-ı İsbata direkt tabiat demek yanlış olur. Tabiat, Levh-i Mahv-ı İsbatın insan zihninde bir iz düşümüdür. Yani maddeci felsefe levh-i mahv-ı ispatın varlığını ve özünü hissetmiş, ona kendince tabiat ismini koymuş. Yalnız onlar tabiatı Allah’ı inkar etmekte bir vasıta olarak kullanıyorlar. Halbuki Levh-i Mahv-ı İsbat Allah’ın ilmine ve varlığına işaret eden kati bir delildir.

Tabiat kavramı  kainatta ki kanunların toplamından hasıl olan insanın hayali bir kurgusu ve zihni bir tasarımdır. Allah kainatta işlerini ve icraatlarını sebepler eli ile yaptığı için ve kanunlar eşliğinde icraatlarını tatbik ettiği için, sebepler zahiren insanların yüzeysel nazarında icraat ve işlerin hakiki sahibi ve mucidi gibi duruyor. Üstad Hazretleri bu manaya iktiran diyor; yani iki şeyin sürekli beraberce bulunması demektir.

Mesela, bulut ile yağmurun iktiranı yani beraberce istihdam edilmesi buna örnek olabilir. İşte insanlar bu kanunlara ve sebeplere ve beraberce bulunmalarına ünsiyet ve ülfet ettikleri için, zamanla neticeyi sebepten bilmeye başlıyorlar.

Allah’ın her bir sebep arkasındaki Rububiyetini ve Uluhiyetini göremiyorlar. Bu da zamanla insanın akıl ve kalp dünyasında Allah’ın unutulmasına ve gafletine sebebiyet veriyor. İnsanların bu kısır bakışı ve bir takım günahları insanın kalbinde ve manevi aleminde bir takım kirlenmelere ve paslanmalara yol açıyor. Bu gibi arızalar ve yüzeysel bakış açıları, zamanla tabiatın hakiki mucit ve yaratıcı olduğu fikrini insan zihnine empoze ediyor ve tabiat bataklığına yuvarlatıyor.

Diğer bir husus, Allah insan fıtratını hakkı ve doğruyu aramak için elverişli yaratıp ona göre cihazlar ile donatmıştır. İnsan fıtratının gereği olarak bütün dikkat ve gücüyle hakkı ve doğruyu ararken bazen batıl önüne çıkar. Zira bu alem de hayır ile şer, hak ile batıl, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin beraber bulunuyor. Hatta bazen yan yana iç içe bulunabiliyor. İnsan da dikkatini hakka odakladığı için batıl dikkatten kaçıp insanın fikir ve gönül alemine sızabiliyor. Artık fikir ve gönül alemine girdiği için onu hak zannedip sıkı sıkıya sarılıyor. Şayet fikir ve gönül aleminden çıkarıp tarafsız ve objektif baksa, onun hak değil batıl olduğunu görecek.

Ramazan hilaline dikkat kesilmiş ihtiyar bir zat, saçından eğilmiş hilale benzeyen kılı hilal zannedip, "hilali gördüm" diye yemin etmiş. Halbuki gördüğü saçından eğilmiş hilali andıran bir kıl. Demek insan bazen tebei bir bakışla koca ayı saç teli ile karıştırabiliyor. İnsan da hakka odaklanmışken bazen batıl dikkatten kaçıp hak suretinde gönül dünyasına sızabiliyor.

İnsan bu gibi batılları ayıklamak için gönül ve fikir dünyasını İslam mizanına Şeriat mihengine vurmalıdır. Zira yanılmaz ve yanıltmaz yegane hak mizanı şeriattır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

şura80437
30.sözde zerre bahsinin haşiyesinde de levh-i mahv-ı ıspat ve levh-imahfuzu çok güzel anlatıyo beni çok istifade ettim .herkesin okumasını tavsiye ediyorum....şura
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...