"Muarızlara adavetle mukabele etmeyiniz. Mümkün olduğu kadar, ehl-i takvâ, ehl-i ilme karşı dostane vaziyet alınız..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Size yazmıştık ki, muarızlara adavetle mukabele etmeyiniz. Mümkün olduğu kadar, ehl-i takvâ, ehl-i ilme karşı dostane vaziyet alınız."(1)

Risale-i Nur mesleğine karşı olanlara düşmanca bir tavır sergilemeyiniz. Hasseten itiraz ve tenkid âlimlerden ve takva sahiplerinden geliyorsa; mümkün olduğu kadar onlara dostça ve kardeşçe tavır alın, onları düşman bellemeyin.

Bu tavsiye Risale-i Nur'un kavl-i leyyin ve müsbet hareket prensiplerinin bir icabıdır. Nur talebeleri kimseye karşı kaba, sert ve kırıcı davranmaz, davranmamalı.

"Fakat bu noktaya dikkat ediniz ki, Risale-i Nur’un zararına ve şakirtlerinin salâbet ve metanetlerine ilişecek bir tarzda daireniz içine sokmayınız. Öyleler, niyet-i hâliseyle girmese, belki fütur verirler."(2)

Lakin Risale-i Nur mesleğine yabanî ve muteriz olan âlimleri ve takva sahiplerini, öyle cemaatin mahrem dairelerine, mesela meşveret heyetine de almayınız. Bu tarz insanlar hem Risale-i Nur'a tam ünsiyet etmemiş hem de Risale-i Nur'un en mühim esası olan halis niyeti taşımadığı için, sizin de şevkinizi kırıp gayretinizi köreltebilir.

İhlası ve samimiyeti olmayan insanlar, cemaatin ittihad ve tesanüdünü bozar, huzuru kaçırırlar.

"Eğer enâniyetli ve hodfuruş ise, Risale-i Nur şakirtlerinin metanetlerini kırarlar, nazarlarını Risale-i Nur’un haricine çekip dağıtırlar. Şimdi çok dikkat ve metanet ve ihtiyat lâzımdır."(3)

Şayet o âlim ve takva sahibi kimseler, kendini beğenmiş enaniyetli ise, sizin sadakatinize menfi yönde tesir edip, sizin Risale-i Nur hizmetine tahsis ettiğiniz nazar-ı dikkatinizi başka şeylere dağıtırlar. Halbuki bütün dikkatler Risale-i Nur'un telif ve neşrine çevrilmek gerekiyor.

Hususan o dönemin ilcaatı olarak Üstadımız talebelerine, bu hususta ihtiyatlı ve tedbirli olmalarını tavsiye ediliyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Kastamonu Lahikası, (124. Mektup)
(2) bk. age.
(3) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.756
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin
Aslında burada bir usul var kanaatimce.Risale-i Nurun zararına çalışan bir takva ehlinden gelen zararı önlemek adına içine dahil etmemek var.Yoksa onları düşman bellemek değil.imanı gereği kardeşimizdir.Ben böyle anladım.Açaba böyle mi
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Aynen anladığınız gibi.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yozgati

1- ehl-i takva, ehl-i ilme karşı dostane vaziyet

2- Risale-i Nur'un zararına ve şakirdlerinin salabet ve metanetlerine ilişecek bir tarzda daireniz içine sokmak

Bu iki başlık önde olarak biraz daha açar mısınız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Burada ehl-i takva ve ehl-i ilim Risale-i Nur mesleğine yabancı ve onu kabullenmemiş kişilerdir. Takva ve ilim sahibi de olsa Risale-i Nur mesleğinin prensip ve kurallarını bilmeyen ve tanımayan insanları nazik ve mahrem olan dairenize almayın deniliyor. Risale-i Nur'un zararına ve şakirdlerinin salabet ve metanetlerine ilişecek bir tarzda ifadesi ile bu inceliğe işaret ediyor.

Her meslek ve meşrebin kendine özel bir yapısı bir hizmet şekli ve prensipleri vardır bu özel yapı ve prensipleri bilmeyen ve kabullenmeyen birisi takva ve ilim sahibi de olsa o yapının merkezinde yer alması sakıncalı olacaktır. Mesela Nakşi mesleğinde olan bir alimi sırf alim diye alıp Nur mesleğinin meşveret heyetine dahil etmek uygun olmaz bu durum Nakşilik içinde geçerlidir.

Ama Müslümanlar farklı meslek ve meşrep içinde olmuş olsalarda dostane vaziyet almak onlara hürmet etmek saygı ve sevgide kusur etmemek gerekiyor. Takva ve ilim sahibine hürmet etmek ona dostane vaziyet almak farklı o mübarek zatı kendi mesleğinin en hassas ve mahrem dairenin içine almak farklıdır.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...