"Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. Bu da hizmete ciddi devamla olur." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Demek ki, Risale-i Nur şakirtleri, bu açlık, ve zaruret musibetine karşı yine Nurla mukabele etmeli. Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddi devam ile olur." (Kastamonu Lâhikası, 124. Mektup)
Başkaların imanının kurtulması için mücadele etmek, çabalamak, çalışmak, gayret etmek zaten dinimizin de her Müslümanın üzerine yüklediği bir vazife bir sorumluluktur.
Özellikle Risale-i Nur'un tahkiki iman derslerini alan Nur talebelerinin bu zamanda başkaların imanının kurtulması için mücadele etmesi, çabalaması, çalışması ve gayret etmesi hayati bir öneme sahiptir. Çünkü bu zamanda küfür ve inkar fen ve felsefeden geliyor. Hükmen kapanmış medrese ve tekkeler, bu duruma tam bir merhem ve çare olamıyor. Oysa Risale-i Nur fen ve felsefeden gelen küfür ve inkâra tam ve mukni cevaplar vererek Müslümanların imanını kurtarıyor. İslam ve imanı, küfrün savlet ve hücumundan muhafaza ediyor.
Öyle ise bu zamanda, özellikle Risale-i Nur hizmeti ile imanı kurtarma vazifesi hayati bir öneme sahip oluyor. Yani bu zaman şartlarında imanı kurtarma, ancak Risale-i Nur hizmetine ciddi devam ile olabilir...
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü