Muhakemat’ın sonunda “Küçük biraderim Abdülmecid’in takrizidir.” başlıklı Arabî ifadenin mealini verebilir misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Küçük Biraderim Abdülmecid’in Takrizidir

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

أحمده تعالى حمدًا بلا حدّ، وأصلي على رسوله سيدنا محمد وعلى اٰله وصحبه سالكي الطريق الأسدّ.

وبعد: فاعلم أنه من يَرُمْ أن يعرج إلى سماء الحقائق، ويسم أن يسرح فكره فى رياض الدقائق، ويطلب ميزانًا لتمييز الكاذب عن الصادق، ومكنسة لتكنيس غبار الأوهام عن وجوه الشقائق، وجنة يروض فيها جياد الأفكار، وجُنة يدافع بها نضال السقيمة من الأخيار، ومضمارًا يبارز فيه الأبطال من الأجبار: فعليه بتدرس وتدريس هذا الكتاب.. لأنه قد بني على أساسي تهديم الخطأ وتعمير الصواب، وأصلى تصقيل الإسلامية عن الوهميات التى بها تعاب، وتصفية العقائد عن الخرافات التى بها تشاب.. كيف لا، وقد أخرج تلك الحقائق الموؤدة في أخاديد الخبالات، وفض أفواه الأوهام عن مكنونات هاتيك النكات فحل الأذهان، وأذهن الفحول، وسمح به ثاقب الأفكار، وأفكر العقول وخاطر كل ما يوصف به فهو فوقه ولو بذل الواصف في أطرائه طوقه.

وإن شككت فيما أقول فيه، انظر إلى الفرائد الساقطة من فيه...

ويحق أن يقال في تأليفه:

بديع النسج والاسداء إنشا § من التعييب والتّعْيير حاشا

كتابًا باللاٰلي قد توشا § أناسي النصوص قد تحشّا

مرىء الصدق والحق المبين § ويومي للكنوز تحت غين

ولذي الدين والأحباب زين § كما للقالي والحساد شين

يمزق عن وجوه الحق مينا § يعمّى لذوي الالحاد عينًا

محك للنحول من نقول § وقيد للعقول من فحول

جدير بالتقلّد في نحور § محافظة الحدود والثغور

خليق بالتقلد في العناق § لضرب الفرق في رأس النفاق

على الطرف متى يُسطر سُطُر § ه لا يغشاه طول الدهر عور

على القلب بان تكتب أحرى § وأن تجعل مكان الحبر تبرًا

صغير الجرم تبرى المثال § كمرقاةٍ الى أوج الكمال

كثير الرموز والمعنى دقيق § وعن دركه ذو الطعن سحيق

هلال الشكّ معناه فحدد § بكحل ضدّه العين فراود

وإني لا يكون ذا كذا كا § ويختصم بكتفيه السماكا

وقد أنشاه رازيّ الأوان § مجيد للبديع في الزمان

وذا العصر به يعلو وسام § لذا التأليف تاريخ تمام

Yakînin kâşifi olmakla miftah-ı belâgattır.
Hakikat olduğu şeye menar-ı ihtida odur.
Hakk’ın keşşafı olmakla belâgatça misalsizdir.
Belâgatta olan esrara bir misbah-ı vehhacdır.
Mesailden ne şey müşkül olursa onda zahirdir.
Bütün esdaf-ı elfazda esrar-ı belâgattır.
Hakk’ın cevher-i âlîsiyle elmas-ı hakikatten,
Şükûke karşı yapılmış olan bir seyf-i kātı’dır.
Müzehheb basamaklı şu semavat-ı kemalâta,
Urûc etmek için hakkıyla bir nurani mirkattır.

Abdülmecid

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Allah Teâlâ’ya hadsiz derecede hamd eder ve O’nun elçisi Efendimiz Muhammed (asm)’e ve doğru yolda O’nu takip eden âl ve ashabına da salât ederim.

Bundan sonra imdi:

Şunu bilesin ki, her kim; hakikatlerin semasına yükselmek, fikirlerini ince mânâlar ve derin bilgiler bahçesinde beslemek, doğru ve gerçek olanı yalan ve sahte olandan ayırt etmek, ihtilaflı meselelerden vehim tozlarını süpürüp temizlemek, içinde fikir küheylanının beslenip geliştiği bir bahçeye sahip olmak, istikametli fikirleri sakat düşünce ve fikirlere karşı bir kalkan bulmak, içinde önde gelen büyük âlimlerin yarışacağı bir meydan isterse bu onun kitabı okuması ve okutması gerekir. Çünkü bu kitap, iki temel ve iki esas üzerine bina edilmiştir.

a) Yanlışı yıkıp ortadan kaldırmak ve doğruyu tamir etmek.

b) İslamiyet’i leke ve utanç verici vehmiyattan temizlemek ve inanç esaslarını (akideyi) de ona bulaşan hurafelerden arındırmak, tasfiye etmek.

Nasıl böyle olmasın ki:

Bu kitap, örtülü ve gizli hakikatleri gün yüzüne çıkardı ve bu gizli nükteleri vehimlerin hücumundan kurtardı. Akıllara nüfuz edip, daha önce haberdar olmadıkları mânâları büyük âlimlerin fikirlerine, zihinlerine yerleştirdi. Keskin ve ince fikirlerin önünü açtı. Akılları fikirlerle donattı ve hakkında dile getirilen bütün vasıfları ve medhiyeleri gölgede bırakmıştır. Zira o bütün bu vasıfların, medhiyelerin üstündedir.

Eğer, bütün söylediklerimde bir şüphen varsa, müellifin ağzından çıkan inci-misal şu sözlere bak. Bu kitap hakkında şöyle söylenmeyi hak etmiştir:

1. Bu kitap, dokuması ve örgüsü, eşi benzeri olmayan bir inşadır. Ayıplanma ve kusurlu olma ihtimalinden uzaktır.

2. İncilerle süslü, en iyi metinlerle dolu, noksanlardan arınmış bir kitaptır.

3. O, doğru olanları, hakikatleri açıkça gösterir. Ve sık ağaçlar atında gizli hazinelere işaret eder.

4. Dindarların ve dostların süsü, koğuculuk yapanların (lâf taşıyanların) ve hased edenlerin (çekememezlik yapan, kıskananların) da ayıbıdır.

5. Hakikatlerin yüzündeki tüm yalan ve iftiraları parçalar, mülhidlerin (dinsizlerin, kâfirlerin) gözlerini kör eder.

6. Doğru bilgileri uydurma hikâyelerden ayıran bir mihenk, yüksek âlimlerin akıllarını hataya düşmekten koruyan bağdır.

7. Gerdanlık gibi boyna takılmaya layıktır. Hudutları ve düşmanların giriş yerlerinin muhafızıdır.

8. Nifakının başının ortasına vurup yarmak için kuşanmaya, gerdanlık gibi boyna takılmaya layıktır.

9. Onun satırları bir defa göze göründü mü, o göze ebediyen körlük gelmez.

10. O, senin onu kalbinin üzerine mürekkep yerine altınla yazana layıktır.

11. Hacmi küçük ama eşsizdir. Kemalin zirvesine ulaştıran bir merdivendir.

12. Remizleri çok, mânâları pek ince ve derindir. Ona dil uzatan, onu anlamaktan pek uzaktır.

13. Onun manası “şek günü”nün hilali gibidir. Keskin ve derin nazarla ona bak! Sürme ile gözünü keskinleştir de öyle mânâlara dal!

14. Bu, nasıl böyle olmasın ki, çünkü çıkıp herkese meydan okuyor.

15. En güzel biçimde zamanın Râzi’si onu inşâ etti, yazdı. Zamanın şereflisi Bediüzzaman yazdı, te’lif etti.

16. Bu asrın rütbesi onunla yükselir. Bunun te’lifinin tam tarihi budur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...